orhan yalçın gültekin

oyg009ne bir yerlerde karşılaştım onunla, ne de derslerine girme fırsatım oldu. bütün yaşantıma şöyle bir baktığımda, en çok mutlu olacağım entellektüel faaliyetin onun öğrencisi olmamla gerçekleşeceğini düşünüyorum.“o” dediğim, doksaniki yaşındaki dünyaca ünlü “sümerolog” muazzez ilmiye çığ’dır.

20 haziran 1914’te bursa’da doğmuş muazzez ilmiye çığ… kurtuluş savaşı sırasında başlayan öğrenimini bir cumhuriyet genci olarak 1940 yılında dil ve tarih-coğrafya fakültesi sümeroloji bölümünde tamamlamış. tamamlamış demek doğru değil aslında; bir ömür boyu sürdürdüğü ve sürdürmekte olduğu öğreniminin kilometre taşlarından biriydi bu “tamamlayış”.

sümer ve hitit kültürleri üzerine yaptığı çalışmalarla dünya çapında üne kavuştu; bu alanda onüç kitap, sayısız makale yazdı; ödüller aldı.

şimdi yargılanıyor, tck’nın 125 ve 126. maddelerinden. “vatandaşlık tepkilerim” adlı kitabında yer alan kimi satırlar için “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme ve aşağılama” suçundan dolayı dava açılmış, çığ’a ve yayıncısı ismet öğütücü’ye. her ikisinin de hapsi isteniyor 9 aydan bir yıla kadar.

yargılanmak için ne yapmış muazzez ilmiye çığ?

dava konusu ‘vatandaşlık tepkilerim’ kitabında şunları yazmış:

”çoktanrılı olan sümer dininde, özellikle büyük tanrıların mabetlerindeki isteyen kadınların kutsal görevlerinden biri de tanrının gelini olarak ‘genel kadın’ lık yapmak. diğer rahibelerden ayrılması için de başlarını örtmeleri gerekirdi…”

“başörtüsünün başlangıcı da sümerlere dayanıyor. çoktanrılı olan sümer dininde özellikle büyük tanrıların ve şehrin tanrısının evleri, daha doğrusu mabetleri var. bu mabetlere isteyen kadınlar tanrının gelini olarak giriyor. bunların çok çeşitli görevleri var. bu görevlerden biri de kutsal bir görev olarak genel kadınlık yapmak. bunların diğer rahibelerden ayrılması için başlarını örtmeleri gerek. daha çok sonra iö 1600 yıllarında bir asur kralının yaptığı kanunda evli ve dul kadınların da başlarını örtmesi şart koşulmuş. böylece bu kadınlar da yasal seks yapan mabet fahişeleri gibi kabul edilmiş olur. bu gelenek önce yahudi kadınlarına geçmiş, daha sonra islam kadınlarına uygulanmış”

oysa ki muazzez ilmiye çığ, bunları ilk kez söylemiyor, ilk kez yazmıyor.

davaya konu olan bilgiler ilk kez, çığ yayınevince 1995’te yayınlanan “kur’an, incil ve tevrat’ın sümer’deki kökeni” kitabında yer almış, tepki gelmemiş. dava konusu yazı 1997’de ütopya dergisi’nde yayınlanmış, yine tepki gelmemiş.

yani ancak şimdi uyanılmış!

bilimin, din ya da herhangi bir şey adına bastırılmasına karşı çıkmak bir uygar insan görevidir.

muazzez ilmiye çığ’ın yargılanması, 1 kasım 2006 çarşamba günü beyoğlu adliyesinde başlayacakmış.

bu büyük bilim insanının, kendini “savunmak” için bizim desteğimize gereksinimi yoktur.

ancak dosta da düşmana da onun yalnız olmadığını göstermek görevimizdir.


muazzez ilmiye çığ: ünlü türk kadın sümerolog.

özgeçmişi
muazzezilmiyecig1.jpg20 haziran 1914’te bursa’da doğdu. ilkokula kurtuluş savaşında göçmen olarak gittikleri çorum’da ikinci sınıfta başladı. ilkokul beşinci sınıfta ise öğretmen babasının tayini üzerine ailesiyle birlikte bursa’ya geldi. babası tarafından keman ve fransızca dersleri alması için özel bir okul olan bizim mektep’e verildi. bu okulda karikatürist cemal nadir, resim öğretmeni oldu. şehirde kızların devam edebileceği başka bir okul olmadığı için 1926 yılında bursa’da kız muallim mektebine sınavla girdi. 1931 yılında mezun oldu ve babasının da öğretmenlik yaptığı eskişehir’e tayin oldu.

1935 yılı başında ankara’da dil ve tarih-coğrafya fakültesi sumeroloji bölümüne girdi. bir defaya mahsus olarak bölüme ilkokul öğretmenleri de alınıyordu, okula girmek için öğretmen okulundan arkadaşı hatice kızılyay ile birlikte bu fırsatı değerlendirmişti. üniversiteyi 1940 yılında bitirdiler ve istanbul arkeoloji müzesine ilk üniversite mezunları olarak tayin oldular. burada çalıştığı dönem içerisinde çalışma arkadaşları ile birlikte batılı bilginlerin bugün “bir abide yarattınız” dedikleri çiviyazılı belgeler arşivini oluşturdu. ayrıca bilimsel çalışmalarda bulundu. 1972’de emekli oldu.

muazzez ilmiye çığ, arkadaşı hatice kızılyay, hocaları ve yabancı bilim adamları ile çalışarak 3000’den fazla tableti 8 kitap içinde ve makaleler halinde yayınlayıp bilim dünyasına sundu. philadelphia üniversitesi müzesi tabletler bölümü başkanı prof. kramer ile yapılan çalışmalar ile sumer edebiyatına yeni konular kazandırıldı, eksik olanlar tamamlandı.

1940 yılında aynı okulda okuduğu kemal çığ ile evlendi. aynı yıl ilk kızı yülmen, 1947’de ise ikinci kızı esin dünyaya geldi.

1957 yılında münih’teki oryantalistler kongresine katıldı. heidelberg üniversitesi’nden gelen davet üzerine 1960 yılında bu üniversitede altı ay çalışma yaptı. 1965’de roma’da sergilenen hitit sergisini bu şehirden alarak londra’ya götürdü ve bu sergiye başkanlık ettiği ingiltere’de iki ay kaldı. 1972 yılında arkeoloji müzesinden emekliye ayrıldı.

emekliye ayrıldıktan sonra da çalışmalarına devam etti. 1988 yılında philadelphia’daki asuroloji kongresine katıldı. prof. dr. s. n. kramer’in history begins at sumer adlı kitabını çevirdi ve kitap 1990 yılında “tarih sumerle başlar” adıyla türk tarih kurumu yayınlarından çıktı. 2000 yılında istanbul üniversitesi muazzez ilmiye çığ’a ‘fahri doktor’ unvanı verdi.

sumer ve hitit kültürlerini tanıtan onüç kitap yazdı. birçok ödül aldı. ayrıca bilimsel ve popüler makaleleri çeşitli dergi ve yayınlarda yayınlanmakta, ve şu anda da çalışmalarına devam etmektedir.

kitapları

kur’an incil ve tevrat’ın sumer’deki kökeni
kaynak yayınları, kasım 1997

yazar bu kitapta, sumer dini ve edebiyatından yahudilik, hristiyanlık ve müslümanlığa; bu dinlerin kutsal kitaplarına ulaşan etkileri ve konuları, belgeleriyle ve karşılaştırmalı olarak sunulmaktadır.

sumerliler, bu dinlerin çıkışından yüzlerce hatta binlerce yıl önce, siyasal yaşamlarını yitirmişlerdi. ancak, sumerliler, icat ettikleri ve istenileni yazacak biçimde geliştirdikleri yazılarıyla, ortadoğu kavimlerini etkileri altına almışlar ve bu etki batı dünyasına kadar uzanmıştır. (arka kapak)

sumerli ludingirra geçmişe dönük bilimkurgu
kaynak yayınları, mayıs 1996

sumerli ludingirra’nın ağzından, sumer kültürünü anlatıyor. her sözcüğü 56 yıllık birikimin içinden süzülerek gelen bu çalışmayı, konuyla ilgili sumer tabletleri, nippur şehri haritası ve öteki belgelerin fotoğraflarıyla birlikte okuyabilirsiniz.

sumerli ludingirra, sumerolog muazzez ilmiye çığ’ın bir ömür verdiği çalışmalarının özüdür. istanbul arkeoloji müzelerinde bulunan ve sumer, akad, hitit dillerinde yazılmış 74 000 çiviyazılı belge üzerinde 33 yıl çalışan, araştırmalarını bugün de sürdüren çığ’ı, sumerliler üzerine yayımlanmış çok sayıda kitap, makale ve çeviri eserinden tanıyoruz.

anlatılanların tümü, çiviyazılı belgelerdeki bilgilerdir. eser, bir “kurgu” değil; konuya 56 yılını vermiş bir uzmanın ulaştığı bilimsel düzeyin ve olgunluğun ürünüdür.

ibrahim peygamber
kaynak yayınları, kasım 1997

sumerolog muazzez ilmiye çığ, bu kitabında, tevrat, incil ve kur’an’da geçen “ibrahim peygamber” konusunu ele almaktadır. yazar, konuyu arkeolojik buluntular, çiviyazılı kaynaklar ve mısır-kumran metinleri ışığında ve birbiriyle karşılaştırarak incelemektedir. kitapta yanıt aranan sorulardan bazıları şunlardır: ibrahim peygamber kimdir? neden ve nasıl yahudilerin, hıristiyanların, sonra da müslümanların atası olmuştur? kendisi, çocukları ve torunları hakkında tevrat’tan önce ne gibi kaynaklar vardır? sumerlilerle bir ilgileri var mıdır?

muazzez ilmiye çığ, bu önemli çalışmasında, “ibrahim peygamber”in özellikle sumerlilerle ve onların etkilemiş oldukları kültürlerle bağını incelemektedir.
(arka kapak)

zaman tüneliyle sümer’e yolculuk
kaynak yayınları, yaz 1998, 1. hamur

muazzez ilmiye çığ’la birlikte, sumer uygarlığına doğru zaman tüneliyle yola çıkmaya ne dersiniz? sizleri sumer’de iki yaşıtınız karşılayacak. adları ludingirra ve dada. sizlerden tam 4 000 yıl önce yaşamışlar. ama yaşadıkları sorunlardan duygularına, düşüncelerine kadar sizlere öylesine benziyorlar ki… onlarla birlikte olarak sumer’deki toplumsal hayatı tanıyabilirsiniz.

“sumerlilerin asya topraklarından göç etmeleri nedeniyle türklerle ilişkileri olabileceğini düşünen büyük atatürk, sumer dili ve kültürünün ülkemizde tanınmasını istiyordu. bu nedenle sumeroloji eğitimini başlattı.

“bu küçük kitap, istanbul arkeoloji müzeleri çiviyazılı belgeler arşivi’nde on binlerce sumer tableti üzerinde uzun yıllar yaptığım çalışmalarımın çocuklarımıza ve halkımıza sunduğum birer küçük ürünüdür.” (arka kapak)

inanna’nın aşkı sumer’de inanç ve kutsal evlenme

kaynak yayınları, yaz 1998, 1. hamur

sumer şairlerine göre tanrıça inanna, toplumun süsü, sumer’in neşesidir. ay tanrısı nanna’nın kızıdır. akad’larda iştar, musevilerde astarte, yunan’da afrodit, roma’da venüs adını taşıyarak yüzyıllar boyu çeşitli toplumların efsanelerinde yaşamıştır. venüs yıldızını temsil etmektedir. o, güzelliğin, cinselliğin, çekiciliğin, şefkatin, hırsın, kavganın, önderliğin, kurnazlığın ve en önemlisi bereketin ve çoğalmanın sembolü olmuştur. sumer şairlerine, ozanlarına bitmez, tükenmez bir ilham kaynağı olan inanna için yazılan öyküler, çiviyazısıyla kilden tabletler üzerine yazılarak zamanımıza kadar ulaşmıştır. sumer şairlerine, ozanlarına bitmez, tükenmez bir ilham kaynağı olan inanna için yazılan öyküler, çiviyazısıyla kilden tabletler üzerine yazılarak zamanımıza kadar ulaşmışır. bu hikayelerden en önemlisi ve yaygın olanı, inanna ile çoban tanrısı dumuzi’nin, ülkeye bereket sağlayan evlenmesidir. elinizdeki kitabın konusunu, bu evlenme hikayesi oluşturmaktadır.

muazzez ilmiye çığ, bu hikayeyi üç perdelik bir oyun halinde düzenledi. birinci perde, tanrıça inanna’nın çoban tanrısı dumuzi ile evlenmesini; ikinci perde, tanrıça’nın yeraltına gidişini, oradan çıkabilmek için kocasını yerine göndermesini; üçüncü perde, kocasının birçok uğraştan sonra yeraltından çıkarak karısıyla birleşmesini, böylece bereket getirecek yeni yılın başlamasını konu etmektedir.
(arka kapak)

hititler ve hattuşa iştar’ın kaleminden
kaynak yayınları, haziran 2000

muazzez ilmiye çığ, bu kitabında okuyuculara yepyeni ufuklar açıyor; anadolu’nun ortasında en az 3500 yıl önce bir imparatorluk kurmuş olduğu halde çok az tanıdığımız hititleri, akıcı bir anlatımla gözler önüne seriyor.

kitapta, hititlerin başkenti hattuşa’da bulunan ünlü yazılıkaya, saray, tapınak ve şehir kapılarının kalıntıları gözler önünde canlandırılmakta, kazılarda çıkarılan kırık dökük çiviyazılı tabletlerin, binlerce yıl önceki insanların yaşamı hakkında nasıl yeni sayfalar açtığı ortaya konulmaktadır.

annesi sumerolog hatice kızılyay ile hattuşa’ya giden 14 yaşındaki iştar yazmış bunları; bulunan her yeni tabletten öğrendiklerini günlüğüne geçirmiş. iki ayı kapsayan bir günlükte, hititlerin saray entrikaları, cinayetleri, kralların yıllıkları, fermanları, kanunları, mahkemeleri, tanrıları, efsaneleri, fal ve sihirleri, çeşitli törenleri, aile yapıları, hastalık, doğum, evlenme ve boşanmaları, kitaplıkları, dil ve yazıların çözümü, müzik, dans ve içkileri hakkında bilgiler sunuluyor. bu arada hititlerden günümüze ulaşan gelenekler gösterilerek, o günlerle zamanımız karşılaştırılıyor.

bu kitapta, 3000 yıldan beri unutulmuş bir imparatorluğun kültürünü bütün yönleriyle bulacaksınız.
(arka kapak)

gilgameş tarihte ilk kral kahraman
kaynak yayınları, kasım 2000

sumerolog muazzez ilmiye çığ’ın kaleme aldığı bu kitap, sümerlilerin bundan binlerce yıl önce yaşamış olan kahraman kralı gilgameş’in serüvenlerini kapsayan bir öyküdür.

bu öyküde yer alan konular, gilgameş’in yaşadığı çağdaş itibaren yüzyıllar boyunca ağızdan ağıza geçtikten sonra çiviyazısıyla destan halinde tabletlere yazılmıştır. babilliler, sümerce yazılmış tek tek konuları, akad dilinde bir bütün destan haline getirmişler. çığ, sumerce yazılıp destana alınmamış öyküleri, xıı. tablette yazılanları ve destanda bulunmayan, fakat akadca şiir halinde yazılmış gilgameş’in doğumunu anlatan öyküyü de kitabına ekledi. böylece gilgameş destanının tümünü ve gilgameş’e ait yazılan bütün konuları bir araya toplamış oldu. tutkuları, sevinçleri, acıları, umutları ve hayal kırıklıklarıyla bugüne bağlanan tarihin ilk kahraman kralını, sumerolog çığ’ın akıcı anlatımıyla tanıyacaksınız.
(arka kapak)

ortadoğu uygarlık mirası
kaynak yayınları, haziran 2002, 2. hamur

bu kitap, muazzez ilmiye çığ’ın çeşitli dergilerde yayımlanan makaleleri ve bilimsel toplantılarda sunduğu bazı bildirileri kapsamaktadır.

çığ, sumerlilerden zamanımıza ulaşan kültür izlerini yazılarıyla bizlere taşıyor.

kitapta yer alan bazı konu başlıkları şunlardır:

* atatürk ve türkiye’de çiviyazıları biliminin başlaması
* anadolu’nun ortasında tarihin en eski ticaret merkezi
* ilk yazıyı allah, adem’e mi öğretti?
* sumer dini ve efsanelerinden tektanrılı dinler ve din kitaplarına gelen etkiler
* tarihte ilk cinayet ve sumer mahkemeleri
* dünyada ilk rüşvet olayı ve sumer okulları
* sumer’de cinsel yaşam
* çiftçilik hakkında yazılmış en eski el kitabı
* önemli bir anadolu uygarlığı: hititler
* hitit güneşi nereden geliyor?
* tarihte ilk vergi reformu
* tarihte en eski gümrük kaçakçılığı
* dünya halkları mitolojilerinde yaratılış efsaneleri
* sünnet geleneğinin kökeni
* tarihte ilk kadın şair
* tarihin en eski ninnisi!
* örtünmenin tarihçesi
* eski deniz krallarının haritaları
(arka kapak)

sumer hayvan masalları
kaynak yayınları, haziran 2003, 2. hamur

sumerliler, günümüzden tam 4000 yıl önce anlattıkları hayvan masallarını, şimdi de sizlere anlatıyorlar. bakın bakalım, günümüzdeki masallara benziyor mu?

ortadoğu uygarlık mirası 2
kaynak yayınları, kasım 2003, 2. hamur

ortadoğu uygarlık mirası kitabının devamı olan bu kitap, muazzez ilmiye çığ’ın çeşitli dergilerde yayımlanan makaleleri, bilimsel toplantılarda sunduğu bazı bildirileri ve daha önce yayımlanmamış kimi yazılarını kapsamaktadır.

çığ, sumerlilerden zamanımıza ulaşan kültür izlerini yazılarıyla bizlere taşıyor.

kitapta yer alan bazı konu başlıkları şunlardır:
* kilden tabletler
* binlerce yıl boyu anadolu
* eski babil çağına ait iki tüketim listesi
* kadın neden âdem’in kaburga kemiğinden yaratılmıştır
* bir rahibenin çeyizi ve evlenme kontratı
* babilliler kira meselesini 3 700 yıl önce halletmişlerdi
* tarihte ilk cezaevi ve oraya ilk giren yazar
* sümer edebiyatı
* “insan ve onun tanrısı” adlı bir sümer şiiri
* sumerlilerde adalet ve ahlak kavramısümer ilahileri
* sümer efsanelerinden inanna bilulu
* sümer ağıtları
* lut peygamber kızlarıyla neden yattı
* insanlık tarihinin en eski öğretmenleri
* sumerlilerde sanat
* sümer kutsal evlenme hikâyesinin kur’an ve tevrat’taki izleri
* sümer’de işçi sınıfının durumu
* saban ile kazma’nın tartışması.
* sumerlilerde ekonomi
* mezopotamya’da tıp
* mezopotamya’da sihir ve büyü
* mezopotamya’da astronomi.
* başörtüsünün arkasındaki gerçekler
* piri reis’in haritası ve bir bilimkurgu romanı
* insanlık tarihinde ilk şehir planı
* türk yazısı en eski yazı mıdır?..
* porto riko’yu kurtaran türk topu…
(arka kapak)

atatürk düşünüyor
epsilon yayınları, eylül 2005, 2. hamur

“… evlerde henüz radyo yoktu. bu marşın herkes tarafından öğrenilmesi isteniyordu. ben elimde keman, arkamda öğrenciler marşı çalarak söyleyerek sokak sokak dolaştım. bizi duyanlar kapılara çıkıyor, alkışlarla marşa katılıyorlardı. 19 yaşında bir kızdım. ne utanıp sıkılmak, ne kınamak, ne alay etmek vardı. çünkü vatan görevi yapıyordum.”

değerli sumerolog muazzez ilmiye çığ, atatürk düşünüyor kitabını yazmayı da bir vatan görevi bilmiş. yakın tarihimizin öyküsünü içeren bu kitapta, atatürk’ün insani yönü belki de ilk kez bu kadar açık bir dille anlatılıyor. cumhuriyetin kurucusunun büyük başarılara ulaşırken karşılaştığı güçlükler, kendisine karşı olanların da varlığı ve bunların yarattığı engeller, ilk kez böylesine içten bir anlatımla, anlattıklarını yürekten yaşamış gerçek bir aydının sözleriyle dile geliyor. “muazzez ilmiye çığ’ın söyleyecek sözü var. bize düşen bu sözleri duymak, duyurmaktır.”
(tanıtım yazısı’ndan)

vatandaşlık tepkilerim
kaynak yayınları, ekim 2005, 2. hamur

bu kitapta, yazarın cumhurbaşkanlarından başbakanlara, parti başkanlarından belediye başkanlarına, yazarlardan sanatçılara kadar toplumun çok çeşitli kesimlerine yazmış olduğu mektupları yer alıyor. bu mektuplar, mektup olmanın ötesinde, tarihe düşülmüş notlardır. bazı mektupların adresleri: celal bayar, hasan pulur, uğur dündar, süleyman demirel, erdal inönü, cem özer, barış manço, tayyip erdoğan, melih gökçek, mesut yılmaz, tansu çiller, ilhan arsel, müjdat gezen, bülent ecevit, erkan mumcu, recai kutan, hüseyin kıvrıkoğlu, emin çölaşan, ismail cem, hulki cevizoğlu, abdullah gül, mustafa sarıgül, mehmet ali birand, deniz baykal…

bereket kültü ve mabet fahişeliği
kaynak yayınları, ekim 2005, 2. hamur

muazzez ilmiye çığ, bu kitapta, sumer’in aşk ve bereket tanrıçası inanma, bereket kültü ve mabet fahişeliğinin tevrat’taki izlerini sürüyor.

* inanna’nın kutsal evlenme öyküsü, bereket kültü eğlenceleri ve sumer şiirleriyle tevrat’taki “neşideler neşidesi” adlı şiir arasındaki benzerlikler…
* sumer efsaneleriyle musevi efsaneleri arasındaki ortak noktalar. yeryüzünün ilk fahişeleri
* tanrıça inanna’yı “göğün fahişesi” diye adlandıran belgeler.
* kendilerini, tanrı namına bu işe gönüllü olarak adayan kadınlar; kutsal fahişeler…
* inanna’nın mabetlerinde rahibelerin bir görevi de kutsal fahişelik… tevrat’taki iki türlü fahişelik
* bir kurum ve meslek olarak görülen mabet fahişeliği…
* tevrat ayetlerinde ve tanrıça inanna’ya yazılan ilahilerde görülen “kutsal erkekler”…(arka kapak)