Ergenekon’da Son Perde

nuray mert
radikal, 03 temmuz 2008

‘ergenekon davası’ denilen, ama ‘ergenekon efsanesi’ diye anılmayı daha çok hak eden tuhaf vakanın son perdesinde yaşanan gözaltılar konusunda, ‘bu kişiler isnat edilen suçları işlemişlerse hukuk gereğini yapmalı’ diyen, her makul insanın söyleyebileceği ve söylemesi gereken şeyi, bir duayı ezberden okumak gibi söyleyip geçelim. bunun ötesinde, türkiye’de olanları, demokrasinin geçmişle hesaplaşarak ilerlemesi, hukukun öne çıkması gibi bir çerçevede değerlendirmek için aşırı iyimser olmak lazım.

öyle olup, rahat uyumak isterdim, ama itiraf edeyim, ben o kadar ‘iyimser’ değilim.

dahası, cumhuriyet başsavcısı’nın akp’yi kapatma davasının, ‘laikliği tehdit eden güçlere karşı’ yerinde bir adım ve dava kapatma ile sonuçlanırsa, laikliğin kurtulacağına inananlarla, ergenekon davasının, darbeci anlayışla hesaplaşma ve demokrasinin gelişmesi açısından büyük bir adım olduğuna inananlar arasında, fazla bir fark göremiyorum.

bu ülkede, aklı darbeye yatan birçok insan olduğu konusunda kimsenin kuşkusu yok, bunların ordu mensubu olanı da, basın mensubu olanı da, akademisyeni de olduğu belli. ancak, bir konuda anlaşalım, burası, erken kalkanın darbe yapabileceği bir ülke değil. dahası, askeri darbe dediğimiz şey, hele türkiye gibi önemli, uluslararası aktör olan bir ülkede, uluslararası ortamın uygun olmadığı durumda, artık ciddi bir ihtimal değil. hükümet destekçisi basında da, sık sık işin bu yanını vurgulayan yorumlar çıkmıyor mu?

peki, şu anda uluslararası ortam, türkiye gibi bir ülkede, darbe olmasına göz yumacak kıvamda mı? hayır. tüm bu koşullar altında dahi, aklı darbeye yatanların varlığı, faaliyetleri ayrı bir suç unsuru olmanın ötesinde, bir politik kültür meselesi olarak sorun mu? sorun olmaya sorun da, ikisini birbirinden ayırt etmekte fayda var. yani, ergenekon soruşturması, her koşul altında karanlık faaliyetler yürütmeye azmetmiş çevreler, çeteler, oluşumlar veya her neyse ona karşı yapılması gerekenlerin icra edilmesi midir, yoksa ciddi bir darbe ihtimalinin zamanında fark edilip, sivil siyasetin inisiyatifi ele alması mıdır?
bu koşullar altında birincisi gibi gözüktüğü halde, neden sanki darbe ciddi bir ihtimalmiş de, önlenmeye çalışılıyormuş gibi davranılmaktadır? daha fiyakalı durduğu için mi? kapatma davasına karşı, hükümet çevrelerine siyasi gövde gösterisi imkânı sunduğu için mi? darbelerden çok çekmiş siyasi geçmişe sahip aydınlara gecikmiş bir yürek soğutması yaşatabildiği için mi? belli ki, hepsi. ama bu hepsini, ‘demokrasinin zaferi’ olarak paketlemek mümkün değil.

hele, hükümet yanlısı medyanın bazı kalemlerinin, uluslararası koşullar ile darbe gündemini uyuşturma çabaları anlaşılır gibi değil. ‘akp, abd için tehdit oluşturuyormuş da, abd türkiye’de içten içe darbeci çevreleri destekliyor veya tezgâhlıyormuş’ görüşü kadar mantıktan yoksun bir bağ nasıl kuruluyor, anlamak zor. bu olsa olsa, bu çevrenin kendi kendine veya seçmenine, ‘yine batı ve onların türkiye’deki işbirlikçileri müslümanları püskürtmeye çalışıyor, işte bu son olaylar da bunun uzantısı’ gibi bir tablo oluşturmak gayretinin ürünü olabilir. tuhaf olan, onlar olayları bu tuhaf tezle açıklarken, liberal demokrat müttefiklerinin bu anlayışla hiç tartışmaya girmeden, onlarla kol kola yola devam edebilmeleri.

kim ne kadar yadırgarsa yadırgasın, ben türkiye’de bir darbe ihtimalinin, ortamının hemen hiç olmadığını düşünenlerdenim. aklı darbeye yatan, bu yönde veya benzer karanlık işler adına örgütlenmeye çalışanların varlığı, yaptıkları ve söylediklerinden son derece rahatsız olmam bu kanaatimi değiştirmiyor. bu yönde faaliyetler demokratik alanın dışına taştığı anda gereğinin yapılmasından hoşnut olmak başka, gözaltına alınan isimlerin ciddi ciddi darbe yapma ihtimalinin zamanında önlenmiş olduğu havasında yazıp çizmek başka. dahası, ben ‘darağacında üç fidan’ neslinden geliyorum, hâlâ ipe giden gencecik boyunlar benim için kâbus olmaya devam ediyor, ama son gidişatı, hakkıyla hesaplaşma olarak görüp, yüreğimi soğutamıyorum. daha kolay ikna olmak mı iyidir, kuşkuları taze tutmak mı bilemiyorum, ama ben o kadar kolay ikna olamıyorum.

radikal, 03 temmuz 2008

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.