Fuat Fegan nasıl kayboldu?

6

Ulus İrkad

Google’dan elde ettiğim bilgiler arasında Fegan’ın biyografisi de vardı. Bu bilgiye göre Fegan 1937 yılında Larnaka’da doğmuş ve 1983 yılında kaybolmuştu. İstanbul Üniversitesi’nde Sosyoloji eğitimi gören Fegan, Hikmet Kıvılcımlı’nın da yakın arkadaşıydı. Kıvılcımlı 1971 yılında baskılardan dolayı Türkiye’yi terk edince arşivini Fuat Fegan Türkiye’de korumuştu. Bu bilgilere göre Fegan bu arşivin bibliyografyasını çıkarmış. İşte ben bu sınırlı bilgiler içerisinde kalsaydım, muhakkak bir kesin sonuca gidemeyecektim. İnanın mücadelenin içinde değilseniz, bazı detaylarda da yanılabiliyorsunuz. Elimdeki kıt bilgilerle detaylarda yanlışlar yapma durumum da olmuştur. Bu yönde Fuat Fegan’ın yakınlarından ve en başta onun eşi ve Yoldaşı Latife Hanım (Latife Fegan) bana çeşitli kaynaklardan bile ulaşamayacağım çok değerli bilgiler verdi. Kendisine bana gösterdiği incelik ve verdiği bilgilerden ötürü teşekkür ederim. Latife Fegan Hanımla, 10 Haziran 2011, Cuma günü bana aşağıdaki bilgileri vermesi için buluştum ve kendisi benim buluşma teklifimi kırmayarak bana aşağıdaki bilgileri verdi:

“Kıvılcımlı arşivini Fuat Fegan kaçırmadı, ailesinden bazı kişiler, kardeşleri, üniversiteli Kıbrıslı öğrenciler kaçırdı. Bazen bu arşivin kaçırılmasında lokum kutuları bile kullanıldı. Fuat Fegan, 1983 Mayıs’ında Almanya’da kayboldu. Sarp Kuray’ın “Partizan Yolu” adlı örgütünün “Sosyalist” Dergisini çıkarmaktaydı. Türkiyeli işçilere hitap eden ve Kıvılcımlı geleneğini devam ettiren bir dergiydi bu. Mayıs ayı sayısı için o yıl Türkiyeli işçilere ve Kürtlere hitap eden yazılar için Köln’e gittik. Ben oradan oğlumla geriye döndüm. “Partizan Yolu” oralarda örgütlüydü. Bundan önce Burhan Şahin İsveç’e gelmişti. Fuat da bu sıralarda kendine bir alan seçmişti. Kıvılcımlı’nın eserlerini yeni Türkçeye kazandırmaya çalışıyordu. Burhan Şahin’e göre Teori ve Pratiğin birleşmesi durumu vardı. Ona göre Sarp Kuray daha fazla pratikten geliyordu. Fuat’a da “Sen teorisin” dendi. İsviçre’ye gittiler. Biz de bu örgüte girdik. Oradakiler teori pratiği buldu diye sevinmiştiler. Ama “Partizan Yolu” örgütü bizim düşündüğümüz gibi çıkmadı. Fuat, AKEL geleneğinden geliyordu. “Partizan Yolu” içerisindeki şartlar ve durumlar ona son derece ters geldi. Bu Fuat Fegan için kötü oldu. Onun kaybolmasına sebep de bu örgütle içerisine girdiği çelişkiler oldu. Örgüt Sosyalist bir örgüt gibi değil adeta bir lümpen çete gibi çalışmaktaydı. Fakat Fuat Fegan, kendisini yanlışa yönlendirenler tarafından Kıvılcımlı geleneğinden gelen birçok çevreyi o örgüte sokmuştu. Fuat, esasında o günkü koşullarda Stalinist sistemi ve Sovyet sistemini, oradaki bürokrasinin Marksist olmayan çalışma şeklini anlamamıştı. TKP’nin de içine düştüğü durum esasında temeldeki bu yanlışlardı. Olayı sadece Laz İsmail’e bağlamak da yanlıştır. “Partizan Yolu”ndan önce İsveç’te küçük bir örgütümüz vardı. Bütün kadroları Fuat TKP’ye yönlendirdi ama bu kadrolar da orada sersefil oldular. Kendisinin “Partizan Yolu”nda da umutsuzluğu belirmeye başlamıştı. Kendisi Sarp’la açık bir polemiğe girmedi. Gerçek olan Sarp’ın örgütü bir çete gibi çalışmaktaydı. Bunları gözlemleyen Fuat, büyük bir umutsuzluğa ve kötümserliğe düştü. Fuat, örgüt içerisinde birçok olumsuz olayı da gün ışığına çıkardı. Bu sırada bir gazete çıkarılacaktı ve kendisi Almanya’ya gitti. Sarp Kuray’ın nerede olduğu konusunda telefon etti. Onun kaybolmasından sonra benim kendisine bıraktığım bilet bir postahaneden zarf içerisine konularak bana geri geldi. O günden sonra Fuat’ı bir daha görmedik. Yani Fuat’ın kaybolması bir bakıma direk olarak “Derin Devlet” işi değildir… Sarp Kuray ve örgütünün onun kaybolmasında önemli bir rolü bulunmaktadır.

Fuat Kıvılcımlı’yla tanıştıktan sonra enternasyonal bir sosyalist olmuştur. Brejnev’e yazı meselesi şudur: Kıvılcımlı TKP konusunu da içerisine alan Brejnev’e uzun bir mektup yazmıştır. Kıvılcımlı gerek partisinin ve gerekse Sovyetlerin bazı konularda yanlış yaptıklarını fark etmeye başlamıştı. Bu konuda Sovyet Sistemi’ni de anlamak gerekmektedir. Doktor Kıbrıs’a bir motorlu sandalla çıkıyor ve tabi ki o sırada Fuat’ın da Kıbrıs’ta olduğunu bildiği için telefon ediyor. Fuat’ın babası Kıvılcımlı’dan gelen telefonu yanıtlamaya çalışırken bu sırada Doktor Hikmet Kıvılcımlı “Ben babasıyım” deyince telefonu alan Fegan’ın babası da korkup karşıda polis var sanıyor. Ama daha sonra durum anlaşılıyor. Fuat Fegan’la Özker Özgür, Brejnev’e yazılan mektubu İngilizceye çevirmiş olabilirler. Bildiğim kadarıyla mektup İngilizceye Fuat çevirmiştir ama Özker Özgür de yardımcı olmuş olabilir. Kıvılcımlı Kıbrıs’tan sonra Yugoslavya’ya geçince AKEL aracılığıyla Fuat’a haber ediliyor. O mektup ölüm döşeğinde yazılıyor. Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın kafasında TKP meselesi ve TKP’nin reorganizasyonu vardı. Fegan, bir aralık yurt dışına yaklaşık iki ay sürgün olmuştu. Kıvılcımlı’nın arşivi çuvallar içinde bende kalmıştı. O sıralarda polis evimizin karşısında devamlı nöbet tutmaktaydı. Bu zor şartlar altında bile bize beklemediğimiz insanlar yardım etti. İki ay sonra Fuat’a af çıkarılarak tekrar Türkiye’ye geldi. Bu konuda ben büyük bir mücadele vermiştim. Arşivin bazı bölümlerini de yurt dışına ben çıkardım. Birçok Kıbrıslı bilerek veya bilmeyerek o arşivin çıkarılmasında bize yardımcı oldu. Burada Ali Fegan’ın ve kardeşlerinin emeği azımsanamaz.

Fuat son derece inançlı, kararlı, hayatını Sosyalist mücadeleye adamış Türkiye ölçülerinde bile gelişmiş bir insandı. Türkiye ölçülerine göre ileri bir insandı. Hoşgörülü olduğunu söylemek zor ama iyi bir eşti. İyi bir babaydı. Oğlumuz Ali’ye üç aylıktan itibaren hep o baktı. Ev işlerine pek karışmazdı. Ama verdiği sözleri yerine getirirdi. Bir de size “Fegan” soyadının açılımını yapmak isterim Bu soyadı şu cümlenin kelime baş harflerinden oluşmuştur: “Fuat Ebediyen Gidecektir Arkasından Nazım’ın”…”

Her başarılı erkeğin yanında güçlü bir kadın vardır. Latife Fegan güçlü hafızası ve sahip olduğu devrimci duruş ve sosyalist ideolojisi ile bende bu izlenimi yaratmıştır. Fuat Fegan’ın yanında hep o vardı ve eşinin anılarını bir miras olarak geleceğe, işçi sınıfı mücadelesine ve de tarihe şu anda o taşımaktadır. Latife Fegan Hanım’ın eşiyle birlikte Sosyalist mücadeleye ve dünya işçi sınıfının mücadelesine Kıvılcımlı arşivini korumakla yaptığı büyük evrensel hizmet unutulamaz. Ben bu dizi yazıyı hazırlarken Fuat Fegan’ı ve yanındakileri de gelecek nesillere tanıtmak, sol mücadelenin geçirdiği zor dönemleri anımsatıp o mirasa sahip çıkmaları amacını taşıdım. Fuat Fegan’ın, eşinin ve de davalarına sahip çıkanların yüklendiği misyon oldukça önemlidir ve saygı duyulması gerekmektedir. Fuat Fegan’ın onurlu kavgasını bu dizi yazıda biraz da olsa yansıtmışsam ne mutlu bana. Bir de Fuat Fegan gibi devrimci kişilerin bu halkın bağrından çıkarak dünya sosyalist enternasyonal mücadelesine nasıl evrensel katkıları olduğunu yansıtmak ve bunu hem gelecek nesillere hem de halkına tanıtmak istedim.

Hikmet Kıvılcımlı’nın, Fuat Fegan’ın ve Sosyalist mücadelede hayatlarını da feda ederek katkı koymuş tüm devrimcilerin ve tüm insanların anıları önünde saygı ile eğiliyorum.

-BİTTİ-

One thought on “Fuat Fegan nasıl kayboldu?”

  1. Ulus İrkat’a çalışmasından dolayı teşekkür etmek gerekir.

    Fuat Fegan gibi Dev- Genç MK üyesi Nurettin Öztürk de kayıplara karıştırılmıştır. Aynı ekipten yani Kıvılcımlı’ya bağlı ekipten iki insandır. Aynı Avrupa serüvenini, aynı konakları birlikte yaşamış insanlardır. İkisinin kaybolması da hala bilinemiyenler arasındadır. Nurettin Türkiye’ye döndükten sonra kaybolmuş ve Sarp’ın ekibi tarafından bazı yakın arkadaşlar haksız olarak suçlanmıştır. Bu suçlamalar aynı kuşak insanlarınca kabul edilmemiş ve suçlananlar itibarlarından hiç bir şey kaybetmemiştir. Latife Fegan’ın Sarp ekibiyle ilgili söyledikleri bu bakımdan da değerlendirilmelidir.

    Kıvılcımlı denince ben hep Türk Solu Dergisinde Bora Gözen’e yardım için neredeyse tam kadro bulunurken ve bazılarımız fosur sigara içerken, bir kuru sandalyede oturan uzun boylu, bembeyaz saçlı bir eski tüfeğin “Bu hayat sizin mi sanıyorsunuz!” sözünü anımsarım. Davaya adanmışlığı betimleyen bu söz hiç aklımdan çıkmadı. Çok yerde de Kıvılcımlı adı geçtiğinde anımsattığım bir söz oldu.

    Sayın İrkat’a tekrar tekrar teşekkür ederim.

    Mustafa Lütfi Kıyıcı

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.