El Feth’e niye gittim?

Yusuf Aslan

Bugün Orta Doğu’da Amerikan emperyalizminin ileri karakolu olan İsrail’e karşı Arap halkları anti-emperyalist bir savaş yürütmektedir. Bu savaş, Asya’da, Afrika’da, Latin Amerika’da ve bütün dünyada emperyalizmin baskısı altında ezilen halkların yürüttüğü devrimci kavganın bir parçasıdır.

Emperyalizme karşı yürütülen savaş, bütün dünya halklarının ortak savaşıdır. Vietnam’da, Orta Doğu’da, Latin Amerika’da emperyalizme karşı sıkılan her kurşun, aynı zamanda Türkiye Halkının kurtuluşu için sıkılmaktadır.

Günümüz koşullarında, özellikle emperyalizmin bir sıcak savaş bölgesi haline getirdiği Orta Doğu’da da bütün halkların, Türkiye, İran, Arap, Kıbrıs, Kürt halklarının bir anti-emperyalist cephe kurmaları, Orta Doğu Devrimci Çemberi’ni oluşturmaları, emperyalizme karşı kahredici darbenin indirilmesinin başlıca şartlarından biridir.

Bu yüzden Orta Doğu’da senelerden beri verilmekte olan devrimci kavganın pratiğinden geçmek ve ezilen Arap halklarının kurtuluş mücadelesine bir nefer olarak katkıda bulunmak için El Feth’e gittim.

E Feth, Orta Doğu’da halk savaşını yürüten örgütlerin en güçlülerinden biridir. Bu örgüt, emperyalizme karşı verilen savaşta Arap halklarını silahlı mücadele içinde örgütleyip eğiten, Marksist-Leninist devrimcilerin yönetim organlarında bulunduğu birleşik cephe örgütüdür. Örgüt işçi-köylünün büyük ölçüde ittifakını gerçekleştirmiş, küçük burjuvazinin bütün kesimlerinin sıcak savaş içinde desteğini sağlamıştır. Ayrıca, Orta Doğu’daki diğer devrimci örgütlerle birlikte gerici Arap rejimlerini de Filistin halkının silahlı gücü karşısında, görünüşte de olsa, hareketi desteklemek zorunda bırakmıştır.

El Feth’te, diğer ülkelerden gelen ve Orta Doğu’daki halk savaşını emperyalizme karşı verilen savaşın bir parçası olarak gören, orada emperyalizme karşı sıkılan her kurşunun kendi halkının kurtuluşu için sıkıldığını bilen, devrimciler eğitim görür. 13 yaşındaki çocuğundan 80 yaşındaki ihtiyarına kadar halk savaşçılarıyla birlikte omuz omuza savaşa girer. Ve devrimciler, bu halk savaşında 13 yaşındaki devrimcinin, ezilen halkların kurtuluşu için mücadele ettiğinin bilincinde olduğunu görür. Halk savaşının kudretini ve emperyalistlerin halk savaşından korkmakta ne kadar haklı olduğunu görür. Halkın silahlı mücadele içinde nasıl örgütlendiğini, bilinçlendiğini ve emperyalizme karşı nasıl başarıyla savaştığını görür. Bir daha inanır ki, emperyalizmin barbarlıkları, üstün silahlı gücü karşısında dünya halklarının kararlı mücadeleleri sürecek ve mutlaka kalıcı zaferlerle neticelenecektir.

Emperyalizme karşı dövüşmek suç değildir!

Türkiye’de sırtını emperyalizme dayamış işbirlikçi iktidar, Arap halklarının kurtuluş mücadelesine saygı duyan Türkiye halklarına şirin gözükmek için Kahire’ye parlamento heyetleri yollarken Arap halklarının haklı mücadelesine bilfiil katılan Türkiye’li devrimcilere türlü işkenceler ve tertipler yapmaktadır. Arap halklarıyla birlikte emperyalizme karşı savaşmanın suçmuş gibi göstermek için yapılan tertipleri ve devrimcilere yapılan işkenceleri açıklamak isterim.

Memleketime döndüğümden birbuçuk ay sonra izinsiz yurt dışına çıktığım gerekçesiyle Kargamış istasyonunda, 1 Şubat’ta yakalandım. Önce jandarma karakolunda, sonra Gaziantep Emniyeti’nde olmak üzere, dört gün sabahlara kadar işkence altında sorgum yapıldı. İşkencelerin en hafifi, saatlerce süren falaka, gözlere ışık tutmak, saç yolmak idi…

Hakim sınıflar artık şunu anlamalıdır ki, ne tür işkenceler yapılırsa, ne tür tertipler hazırlanırsa hazırlansın, devrimciler yılmayacak ve haklı kavgalarını sonuna dek sürdürecektir. Türkiye’deki devrimcileri ve devrimci kavgayı türkiye halklarının gözlerinden düşürmek için yapılan son tertiplerden biri de Diyarbakır Olayı’dır. Memleketlerine dönen devrimciler, birbir Diyarbakır Tıp Fakültesi’ne sabotaj yapacakları gerekçesiyle tutuklanıyorlar. Maksat açıktır: devrimcileri maceracı, anarşist olarak tanıtmak ve Doğu’da zorlukla kurulan Tıp Fakültesi’ne sabotaj yapılacağı söylentisiyle Doğu halkını Arap halklarının haklı mücadelesine karşı kuşkuya düşürmek, Kürt ve Türk halklarının kardeşliğine nifak sokmaktır.

Bu oyunun düzenleyicileri hakim çevreler tarafından açıklıkla bilinmelidir ki:

Savaşımız, çağımızın yüzkarası emperyalizme ve onun işbirlikçilerine karşıdır; ezilen dünya halklarının direnişinin bir parçasıdır ve emperyalizm Orta Doğu’dan kovulana, dünyadan yokolana kadar sürecektir.

Ant, Nisan 1969

“El Feth’e niye gittim?” için 11 yorum

  1. ben bir sağ kökenli olarak devrimcilerin yapmış oldukları bu hareketler beni gururlandırmıştır. şunu unutmayalım ki her yapılan hareket türk halkının bağımsız özgürlüğü içindir. emperyalizmle mücadele herzaman sürmelidir ve şüphesiz ki sürecektir de…
    yaşasın türk ve kürt halklarının bağımsız özgürlüğü

    1. cahil dostun olacağına okumuş düşmanın olsun. tebrik ediyorum seni. (bu yorum sağcı olduğunu söyleyen arkadaş içindi.)

      yusufumun yazdıklarına katılmamak elde mi?

  2. yaşasın tam bağımsız türkiye! kahrolsun faşizm! kahrolsun emperyalizm! sağ sol demeen… şu lanet amerika’yı ülkeden atalım.tam bağımsız türkiye

  3. ben, yusufların, denizlerin, hüseyinlerin ve kahpece vurulan taylan’ın evlatları olarak şöyle diyorum:
    tam bağımsız türkiye için kahrolsun faşizm ve emperyalistler; yaşasın kürt ve türk kardeşliği.
    hepinizi devrimin en sıcak ateşiyle selamlarım

  4. bizler; deniz, hüseyin, yusuf, mahir, che, lenin ve daha nicelerinin çocuklarıyız. bu ülkede bağımsızlık yitirilmektedir. ama biz, devrimci komünist gençler olarak tam bağmszlığımızı vermeyeceğiz.

    kahrolsun abd emperyalizmi! yaşasın tam bağımsız türkiye!

    kahrolsun ne yaptığını bilmeyen abd ve akp (….)

    sağcılar ve polisler akdeniz’de… yanınıza bırakılmaz.

  5. önemli olan devrimcilerin ölmesi değildir; önemli olan bu düşüncelere sahip çıkmak ve bu düşünceleri ileriye götürmektir. yani bu bir bayrak yarışı… yusuf arslanlarla, denizlerle başlayan mücadele devam etmektedir ve şimdi bayrak bizim elimizdedir. bizim işimiz denizlerin işinden daha zor. onun için yas tutmayı bırakalım ve bir an önce emperyalist guclere karsı tepkimizi koymaya bakalım.

  6. bugün yaşadığımız bu ülkede demirel gibi adamlar yaşarken ve deniz gibi halkı, insanı ve halkının kurtuluşu için emek veren insanlar asılarak ölüyorsa bu büyük bir ayıptır.

    yaşasın denizler, hüseyinler, yusuflar! yaşasın türk ve kürt halkının kardeşliği!

  7. yaşasın tam bağımsız ve demokratik türkiye. kahrolsun emperyalizm. bugüne kadar türkiye üzerinde yapılan kara planlar devrim ateşiyle yanıp tutuşacak. yaşasın türk ve kürt kardeşliği. kürtler bizim kardeşimizdir ama bölücüler asla.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s