Orhan Veli Kanık | Kömür Karası

Orhan Veli Kanık

Masmavi göreceğiz Karadeniz’i
Balkaya’dan Bapuz’a kadar,
Karış karış biliriz bu şehri;
EKİ’nin çiçekli bahçeleri,
Rıhtıma kömür taşıyan vagonlarıyla;
Paydos saatlerinde yollara dökülen,
Soluk benizli insanlarıyla…
Siyah akar Zonguldak’ın deresi
Yüz karası değil, kömür karası
Böyle kazanılır ekmek parası

Orhan Veli Kanık | Sokak Kedisi ve Ciğercinin Kedisi

Orhan Veli Kanık

Kuyruklu Şiir

Uyuşamayız, yollarımız ayrı;
Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;
Senin yiyeceğin kalaylı kapta;
Benimki aslan ağzında
Sen aşk rüyası görürsün, ben kemik.

Ama seninki de kolay değil kardeşim;
Kolay değil hani,
Böyle kuyruk sallamak tanrının günü.

Cevap

(Ciğercinin kedisinden sokak kedisine)

Açlıktan bahsediyorsun;
Demek ki sen komünistsin.
Demek ki bütün binaları yakan sensin.
İstanbul’dakileri sen,
Ankara’dakileri sen…

Sen ne domuzsun, sen!

Orhan Veli Kanık, Tüm Şiirleri, Sayfa 167

Orhan Veli Kanık | Sizin İçin

Orhan Veli Kanık

Sizin için insan kardeşlerim,
Her şey sizin için;
Gece de sizin için, gündüz de;
Gündüz gün ışığı, gece ay ışığı;
Ay ışığında yapraklar;
Yapraklarda merak;
Yapraklarda akıl;
Gün ışığında binbir yeşil;
Sarılar da sizin için, pembeler de; Okumaya devam et Orhan Veli Kanık | Sizin İçin

OYG | Orhan Veli Kanık

Orhan Yalçın Gültekin

“Bi acaip şair, bi dolu acaip şiir”…Onunla tanışmamız kısa, kısacık şiirleriyle oldu aslında…

“İstanbul’dan ayva da gelir, nar gelir”di, birilerinin “bir elinde cımbız, bir elinde ayna” olurdu, çok sonraları öğrendik ki “Süheyla’ya vurulmuş” ama “Eleni’yi de öpmüş”…

“Galata’dan bakmayı ondan öğrenmedik mi çoğumuz?

En çok niçin nefret ettim ondan, bilir misiniz? “Cep delik cepken delik” bu adam, her sabah “hepimiz uykudayken gökyüzünü boyarmış.”

O yok… Ondan mı gökyüzü artık “uyanıp baktığımızda mavi” değil?

OYG, Facebook, 7 Aralık 2013

Orhan Veli Kanık | Anlatamıyorum

Orhan Veli Kanık

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum

Orhan Veli Kanık | Açsam Rüzgara

Orhan Veli Kanık

Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş
Magillerde sefer etmek!
Bir sahilden çözülüp gitmek
Düşünceler gibi başıboş.

Açsam rüzgara yelkenimi;
Dolaşsam ben de deniz deniz
Ve bir sabah vakti, kimsesiz
Bir limanda bulsam kendimi.

Okumaya devam et Orhan Veli Kanık | Açsam Rüzgara

Paul Éluard | Hürriyet (Özgürlük)

PauPaul Éluard
Çeviri: Melih Cevdet Anday – Orhan Veli Kanık

Okul defterlerime
Sırama ağaçlara
Kumlar kar üstüne
Yazarım adını

Okunmuş yapraklara
Bembeyaz sayfalara
Taş, kan, kağıt veya kül
Yazarım adını

Yaldızlı tasvirlere
Toplara tüfeklere
Kralların tacına
Yazarım adını

Ormanlara ve çöle
Yuvalara çiğdeme
Çın çın çocuk sesime
Yazarım adını

En güzel gecelere
Günlerin ak ekmeğine
Nişanlı mevsimlere
Yazarım adını

Gök kırpıntılarıma
Güneş küfü havuza
Ay dirisi göllere
Yazarım adını

Tarlalara ve ufka
Kuşların kanadına
Gölge değirmenine
Yazarım adını

Fecrin her soluğuna
Denize vapurlara
Azgın dağın üstüne
Yazarım adını

Bulutun yosununa
Kasırganın terine
Tatsız kaba yağmura
Yazarım adını

Parlayan şekillere
Renklerin çanlarına
Fizik gerçek üstüne
Yazarım adını

Uyanmış patikaya
Serilip giden yola
Hınca hınç meydanlara
Yazarım adını

Yanan lamba üstüne
Sönen lamba üstüne
Birleşmiş evlerime
Yazarım adını

İki parça meyveye
Odama ve aynaya
Boş kabuk yatağıma
Yazarım adını

Obur köpekçiğime
Dimdik kulaklarına
Acemi pençesine
Yazarım adını

Kapımın eşiğine
Kabıma, kacağıma
İçimdeki aleve
Yazarım adını

Camların oyununa
Uyanık dudaklara
Sükutun ötesine
Yazarım adını

Yıkılmış evlerime
Sönmüş fenerlerime
Derdimin duvarına
Yazarım adını

Arzu duymaz yokluğa
Çırçıplak yalnızlığa
Ölüm basamağına
Yazarım adını

Geri gelen sağlığa
Kaybolan tehlikeye
Hatırasız ümide
Yazarım adını

Bir tek sözün şevkiyle
Dönüyorum hayata
Senin için doğmuşum
Seni haykırmaya

Hürriyet

Liberté