Osmanlıca 

Orhan Yalçın Gültekin

Osmanlıca, Arap alfabesiyle yazılan ırzına geçilmiş Türkçedir. Ama öyle ağır bir tecavüze maruz kalmıştır ki Türkçe olduğunu kanıtlamaya bin tanık yetmez…

Sorun alfabede değil… Şu an Arap alfabesini kullanıyor olsaydık ‘Osmanlıca, ırzına geçilmiş Türkçedir’ derdim.

Amerika, Dünya ve Biz

Necip Fazıl Kısakürek

Bugün dünya, milletlerin oluş istikameti ve tekevvün hakkı bakımından iki vâhide ayrılmıştır. Sonunda kaba ve basit iki vâhid… Ya Amerikayı tutacaksınız, ya Sovyet Rusyayı; ya demokrasiyi, ya komünizmayı… Bunlardan birine temayül derhal ve kat’i olarak öbürüne aykırılık mânasına gelir. Onun için, en küçük Amerikan aleyhtarlığı, hangi zaviyeden olursa olsun, Sovyetleri desteklemek diye anlaşılır. Bu yüzden komünizmaya zıt bir dünya görüşü kerhen de olsa, Amerikan politikasını korumakla mükelleftir.

İkinci Dünya Harbinden sonra Avrupa medeniyetinin büyük mümessilleri, bir nevi iktisadi ve teknik tabiiyet yüzünden dünya görüşlerindeki istiklâllerini kaybetmişler ve mecburî olarak Amerikan hegemonyası altına girmişlerdir. Okumaya devam et Amerika, Dünya ve Biz

Yıldırıya Karşı

Orhan Yalçın Gültekin

Karınca kararınca günün tarihinden örnekler vermeye çalışıyorum yıllardır. Bazıları çok ilgisiz ya da gündem dışı gelebiliyor, bazılarıysa gündemdeki bir konuya denk geliyor, ekmek kadayıfının üstündeki kaymak gibi oluyor.

Canımı en çok acıtanlar pogrom, katliam ve soykırımlar oluyor hâliyle…

Son Kayseri saldırısı üzerine bir yılın Yıldırı Tarihçesi oluşturulmuş, paylaşılıyor.

Hiç bir ayı boş geçirmemişiz, birinin acısı küllenmeden diğeri girmiş yaşamımıza.

Her birini şiddetle kınamış, hattâ nefretle lanetlemişiz…

Biz kınamış ve lanetlemişiz (hem de şiddetle ve nefretle), yıldırı katlanarak sürmüş… Sürecek de…

Biz, yıldırının bir kaç haleti-i ruhiyesi bozuk insanın ürünü değil, siyasi bağlamı olan bir olgu olduğunu kabullenene kadar…

Siyasete karşı siyasetle karşı çıkılır.

Var mı yıldırıyı göğüsleyip püskürtecek bir tarz-ı siyasetiniz?

Rasih Nuri İleri

Cemal Süreya

Dilekçe davasında, suç konusu kendisine açıklanan sanık şöyle diyor: “Çok hafif buldum.” Sonra da, o ara duralamış olan zabıt kâtibine dönüyor: “Niçin yazmıyorsunuz?”

Yukarıdaki olay gerçek midir, bilmiyorum. Bir dostundan dinledim. Ama hayatına, gösterdiği etkinliklere, yaptığına bakınca, Rasih Nuri İleri’yi çok iyi açıkladığı kanısı uyanıyor kişide.

Türk solunun sofistike adamı. İnce polemikler yaratığı. Polemik onda parçalı bilginin zırhıdır. Ve şehvet duygusunun uzantısı.
Okumaya devam et Rasih Nuri İleri

‘Kriz gelirse Erdoğan gider’ algısı yanlış

Korkut Boratav

Prof. Dr. Korkut Boratav, Türkiye’nin bağımlı olduğu yabancı sermayedeki kaçışın 2017’de de sürmesi halinde ekonomik küçülmenin sert bir krize dönüşebileceği uyarısında bulundu. Boratav, başkanlığa karşı kolektif bir muhalefet ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Korkut Boratav: ‘Kriz gelirse Erdoğan gider’ algısı yanlış
Cumhuriyet’ten Kemal Göktaş’a konuşan Prof. Dr. Korkut Boratav, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında başlayan OHAL süreciyle birlikte yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Boratav, başkanlığa geçiş ile birlikte faşizme geçişin tamamlanmış olacağını söyleyerek, başkanlığa giden her adımın bütün yöntemlerle önlenmeye çalışılması gerektiğini belirtti ve Türkiye’de kolektif bir muhalefete ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Korkut Boratav’ın açıklamaları şöyle:
Okumaya devam et ‘Kriz gelirse Erdoğan gider’ algısı yanlış

Mehmet Cantekin

Mahmut Cantekin

17.05.1948 tarihinde, Kâhta’nın cami mahallesinde, Demirciler sokağında (pbu sokağın adı o kadar çok değiştirildi ki bugün hangi ad verilmiş bilmiyorum), toprak bir damda demirci Mustafa ile ev hanımı Adile’nin ilk çocuğu olarak Dünya’ya geldi.

Kâhta’da, Kubilay İlkokulunu ve Kâhta ortaokulunu bitirdi. Kâhta’da lise olmadığı için öğrenimine Adıyaman Lisesinde devam etti. Liseyi bitirdi ve İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesine girdi. Okumaya devam et Mehmet Cantekin

Meşru Müdafaa

Orhan Yalçın Gültekin

image

mesela diyorum…
bi köşede kıstırıldım…
önümde bir çöp konteyneri var…
adam bana saydırıyor…
ben de karşılık veriyorum…
aradan saatler geçiyor…
karnım acıkmış…
acımdan öleceğim…
susamışım…
dilim damağım yapışmış…
adam üstelik bir de adana yiyor göstere göstere…
lıkır lıkır şalgam suyu…
“ya sattar, ya allah” deyip
konteynerin ardından fırlayıp
ateş ederek adamın üstüne koşuyorum.
adamı vuruyorum.
meşru müdafaa?
üstelik ağır tahrik de var
(şalgam suyu, adana…)
adamın adanasını yeyip
şalgam suyunu içsem
yazarlar mı ceza?

Facebook, 21 Mart 2013