DİSK’in Kurucuları Konuşuyor

Dört sendika ortak toplantıda tarihi bir karar alarak DİSK’i kurdu

Onbeş yıldan beri Türkiye’de işçi hareketini tek başına temsil eden Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun son zamanlarda işçi sınıfına ihanet durumuna düşmesi üzerine, 12 Şubat 1967 tarihinden itibaren devrimci sendikalar bir araya gelerek yeni bir konfederasyon kurmuşlardır.

Maden İş, Lastik İş, Basın İş ve Gıda İş sendikalarının Çemberlitaş Şafak Sineması’nda geçen Pazar günü yapılan ortak kongresinde Türk İş’ten ayrılarak Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)’i kurma kararı toplantıya katılan binlerce işçinin büyük tezahüratı arasında kabul edilmiştir.

Türk işçi harekeleri tarihinde bir dönem noktası teşkil eden bu tarihi karar üzerine dört kurucu sendikanın başkanları, Maden İş Sendikası Başkanı Kemal Türkler, Lastik İş Sendikası Başkanı Rıza Kuas, Gıda İş Sendikası Başkanı Kemal Nebioğlu ve Basın İş Sendikası Başkanı İbrahim Güzelce derhal örgütlenme çalışmalarına başlayacaklardır.

Şimdiki halde 100 Bin’e yakın işçiyi temsil eden DİSK’e katılmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından bir çok sendika kuruculara başvurmuştur.

DİSK’e ilk katılacak olan sendikalar, daha önce hazırlık çalışmalarında yer almış bulunan Bank İş, Ankara Basın İş, Deniz İş, Zonguldak Maden İş, Kimya İş, Pancar İş, Tekstil İş, Türkiye Genel İş, Toprak Su, Türkiye Taşıt İş, İstanbul Yapı İş ve Ankara Yapı İş sendikalarıdır.

DİSK’i kuran dört sendikanın genel başkanları, konfederasyonun kuruluş nedenleri, gelişme imkanları ve Türk İş karşısındaki durumu ile ilgili olarak ANT adına sorduğumuz soruları şöyle cevaplandırmışlardır: Okumaya devam et DİSK’in Kurucuları Konuşuyor

DİSK Kuruluş Bildirgesi, Kuruluş Tüzüğü ve Belgeler

DİSK KURULUŞ BİLDİRGESİ, KURULUŞ TÜZÜĞÜ VE BELGELER

“Biz devrimciliği; bugünkü tutucu, gerici, ekonomik, sosyal ve politik ilişkilerin Anayasa uyarınca değiştirilmesi ve Anayasa ilkelerinin hayata uygulaması anlamına alıyoruz” DİSK Kuruluş Bildirisi Ana Tüzüğü

Genel Merkez Adresi: Yeniçeriler Cad. Güzel Apt. 23/6 Çemberlitaş-İstanbul İstanbul-1968

BU YAYININ NİTELİĞİ

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonunun (kısa adı DİSK) ikinci yayınını sunuyoruz.

Bu yayında DİSK’in kuruluşunu sağlayan ve DİSK’in işleyişini düzenleyen belgeleri bir araya getirmiş bulunuyoruz.

Bilindiği gibi, 12 Şubat 1967 gün İstanbul’da Şafak Sinemasında kongrelerini yapan 3 sendika (Türkiye Maden-İş, Türkiye Lastik-İş, Türkiye Basın-İş) önce Türk-İş Konfederasyonundan ayrılma kararı almış, sonra da DİSK’i kurmayı ittifakla ve alkışlar arasında kabul etmiştir. Bir sendika da (Türkiye Gıda-İş) Türk-İş’in üyesi olmadığı için yalnız DİSK’i kurma kararı almıştır.

Bu dört sendika, DİSK’i niçin kurmak istediklerini, Türk-İş’in eski üyeleri olan üç sendika da aynı zamanda niçin Türk-İş’ten ayrılmak istediklerini açıklayan birer gerekçe raporunu Kongrelerine sunmuş ve raporlar ittifakla kabul edilmiştir. Sonra da kongresini yapan 4 sendika DİSK’in Kuruluş Bildirisini ve Ana tüzüğünü aynen kabul etmiştir.

Daha önce toplanan ve merkezi Zonguldak’ta bulunan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (bu sendika yeraltından maden çıkarılması işkolunda çalışanların sendikasıdır) Genel Yönetim Kurulu da Kurucu Heyet olan DİSK’i kurma ve DİSK Kuruluş Bildirisi ve Ana tüzüğünü aynen kabul etmeye ittifakla karar vermiştir.

Böylece beş sendika, önce yapılan toplantılara katılan bir çok sendikaların aldıkları ilke kararına uygun olarak DİSK’in kurucuları olmuş ve 13 Şubat 1967 Pazartesi günü DİSK Tüzüğü ve Kuruluş Bildirisi İstanbul Valiliğine verilerek Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) hükmi şahsiyet kazanarak çalışmalara başlamıştır.

Bu yayınımız, işte bu gelişmenin dört belgesini bir arada kamu oyuna sunmak için hazırlanmıştır.

Saygılarımızla,

Okumaya devam et DİSK Kuruluş Bildirgesi, Kuruluş Tüzüğü ve Belgeler

Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Cumhurbaşkanı Seçilmesi Üzerine Yaptığı Konuşma

T. B. M. M.
ZABIT CERİDESİ
Kırküçüncü İçtima
29 Teşrinievvel 1339 Pazartesi

(…)

REİS – Türkiye Cumhuriyeti için yapılan intihapta reye iştirak eden âzanın adedi 158 dir. Yüz elli sekiz âza müttefikan Ankara Mebusu Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerini Cumhuriyet Riyasetine intihabetmişlerdir. (Sürekli alkışlar ve yaşasın sadaları)

GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA (Ankara) – (Alkışlar arasında kürsiye gelerek) – Muhterem arkadaşlar, mühim ve cihan şumul hadisatı fevkalâde karşısında muhterem milletimizin teyakkuz ve intibahı hakikisine bir vesikai kıymettar olan, Teşkilâtı Esasiye Kanunumuzun bâzı maddelerini tavzih için encümeni mahsus tarafından Heyeti Celilenize teklif olunan kanun lâyihasının kabulü münasebetiyle yeni Türkiye Devletinin zaten cihanda malûm olan, malûm olması lâzımgelen mahiyeti beynelmilel mâruf unvanı ile yadedildi. Bunun icabı tabiisi olmak üzere, bugüne kadar doğrudan doğruya Meclisinizin Riyasetinde bulundurduğunuz arkadaşınıza ifa ettirdiğiniz vazifeyi Reisicumhur unvanı ile yine aynı arkadaşınıza, bu âciz arkadaşınıza (Estağfurullah, hakkınızdır sesleri) tevcih buyurdunuz.

TUNALI HiLMi B. (Zonguldak) – Gazi arkadaşım…

GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA (Devamla) – Bu münasebetle şimdiye kadar mükerreren hakkımda izhar buyurmuş olduğunuz muhabbet ve samimiyet ve itimadı bir defa daha göstermekle yüksek kadirşinaslığınızı ispat etmiş oluyorsunuz. Bundan dolayı Heyeti Celilenize bütün samimiyeti ruhiyemle arzı teşekkürat ederim. (Estağfurullah, Allah muvaffakıyet versin sesleri)

Efendiler! Asırlardan beri Şarkta mağdur ve mazlum olan milletimiz, Türk Milleti, hakikatte meftur olduğu hasailden muarra telâkki ediliyordu. Son senelerde milletimizin fiilen gösterdiği kabiliyet, istidat, idrak kendi hakkında suizanda bulunanların ne kadar gafil ve ne kadar tetkikten uzak, zevahir perest insanlar olduğunu pek güzel ispat etti. Milletimiz, haiz olduğu evsaf ve liyakatini Hükümetinin yeni ismiyle cihanı medeniyete daha çok suhuletle izhara muvaffak olacaktır. (İnşallah sesleri) Türkiye Cumhuriyeti cihanda işgal ettiği mevkie lâyık olduğunu âsariyle ispat edecektir. (İnşallah sesleri) Arkadaşlar bu müessesei âliyeyi vücuda getiren Türk Milletinin son dört sene zarfında ihraz ettiği zafer, bundan sonra da birkaç misli olmak üzere, tecelliyatını gösterecektir. (İnşallah sesleri) Âcizleri mazhar olduğum bu emniyet ve itimada kesbi liyakat etmek için pek mühim gördüğüm bir noktadaki ihtiyacımı arz etmek mecburiyetindeyim. O ihtiyaç, Heyeti Aliyenizin şahsım hakkındaki teveccüh ve itimadının, müzaheretinin devamıdır. (Hiç şüphe yok, daima sesleri) Ancak bu sayede ve Allah’ın inayetiyle, şahsıma tevcih buyurduğunuz ve buyuracağınız vazaifi hüsnü ifaya muvaffak olabileceğimi ümidederiın. (Allah muvaffak etsin sesleri) Daima muhterem arkadaşlarımın ellerine, çok samimî ve sıkı bir surette yapışarak onların şahıslarından kendimi biran bile müstağni görmiyerek çalışacağım. Milletin teveccühünü daima noktayı istinat telâkki ederek, hep beraber ileriye gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır. (Şiddetli ve sürekli alkışlar)

REiS – Efendim yarın öğleden sonra saat bir buçukta içtima etmek üzere Celsei tatil ediyorum.

AVNi B. (Bozak) – Bir dua yapılsın. (Dua edilsin sesleri)

(Karahisar Mebusu Kâmil Efendi tarafından kürsüde bir dua kıraat edilmiştir.)

Hitamı müzakerat: Saat 9,00

Yeşil Kitap – Referandum

Orhan Yalçın Gültekin

Arap milliyetçiliği, yani bedeni Arap, ruhu Müslüman milliyetçilik, Soğuk Savaş dönemi denilen iki kutuplu dünyadaki yükselme döneminde kendini bir yandan ABD emperyalizmine karşı konumlandırırken, diğer yandan da kendini iki kutbun değerlerinden ayrı bir yerde tanımlamaya da çalışıyordu.

Nasır milliyetçiliğiyle birlikte Kaddaficilik de dünya siyasetinin aktörlerinden biri olarak kendini ortaya koyuyordu.

Bu koşullarda Muammer Kaddafi (Arapça: معمر القذافي‎ ; English: Muammar Abu Minyar al-Gaddafi), 1975 yılında, sınırlı bir etki yaratan “Yeşil Kitap”ını (Arapça: الكتاب الأخضر / English: The Green Book) yayınladı.

Elimde o yıllardan kalma, kötü bir Türkçesi var. İnternet bir sürü kaynağa ulaşma fırsatı veriyor. Netekim “Yeşil Kitap”ın İngilizcesini de buldum. Okumaya devam et Yeşil Kitap – Referandum

ABD Diplomatik Yazışmalarında Türkiye Sendikal Hareketi (1973-1976)

Aziz Çelik
Doç. Dr., Kocaeli Üniversitesi İİBF ÇEEİ Bölümü

ABD yönetimi ve sendikacılığının Türkiye sendikal hareketine yönelik ilgisi ve etkisi çalışma ilişkileri yazınının çok tartışılan ancak ayrıntıları az bilinen bir alanıdır. Özellikle Türk-İş’in kuruluşunda ABD etkisi ve 1960’lı yıllarda sendikacıların ABD destekli eğitim programlarına yoğun katılımı çokça tartışılan konulardır. Ancak bu konudaki değerlendirmelerin genellikle ikincil kaynaklara dayalı olduğu bilinmektedir.

Bu çalışmada ABD’nin Türkiye’deki diplomatik misyonları (Ankara Büyükelçiliği, İstanbul, Başkonsolosluğu, İzmir ve Adana Konsoloslukları) ile ABD Dışişleri Bakanlığı arasında 1973-1976 dönemini kapsayan Türkiye’deki sendikal gelişmelere ilişkin yazışmalar irdelenecektir. Belgeler ABD Ulusal Arşivler ve Kayıtlar İdaresi (The National Archives and Records Administration-NARA) tarafından kullanıma açılan diplomatik yazışmalardan derlenmiştir.

İncelenen diplomatik yazışmalar işçi eylemleri ve grevlerden, sendikal faaliyetlere, Türk-İş ve DİSK’te yaşanan gelişmelere, sendika-siyaset ilişkisinden, kişisel değerlendirmelere kadar geniş bir alana yayılmaktadır. Yazışmalar Türkiye sendikal hareketinin ABD hükümeti tarafından nasıl algılandığı ve değerlendirildiği konusunda dikkate değer ipuçları içermektedir.

Anahtar Kelimeler: Sendikacılık, ABD Sendikacılığı, 12 Mart, Sendikacılık ve Siyaset, İşçi Eylemleri, Türk-İş, DİSK
Okumaya devam et ABD Diplomatik Yazışmalarında Türkiye Sendikal Hareketi (1973-1976)

12 Mart Muhtırası

12 Mart 1971 tarihinde saat 13:00’da TRT radyolarından okunan muhtıra

12-mart-cuntasiParlamento ve hükümet, süregelen tutum, görüş ve icraatıyla yurdumuzu anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokmuş, Atatürk’ün bize hedef verdiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak ümidini kamuoyunda yitirmiş ve anayasasının öngördüğü reformları tahakkuk ettirememiş olup, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği ağır bir tehlike içine düşürülmüştür.

Meclis ve hükümet, süregelen tutum, görüş ve icraatlarıyla yurdumuzu anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokmuş, Atatürk’ün bize hedef verdiği uygarlık seviyesine ulaşmak ümidini kamuoyunda yitirmiş ve anayasanın öngördüğü reformları tahakkuk ettirememiş olup, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği ağır bir tehlike içine düşürülmüştür.

Türk milletinin ve sinesinden çıkan Silahlı Kuvvetleri’nin bu vahim ortam hakkında duyduğu üzüntü ve ümitsizliğini giderecek çarelerin, partiler üstü bir anlayışla meclislerimizce değerlendirilerek mevcut anarşik durumu giderecek anayasanın öngördüğü reformları Atatürkçü bir görüşle ele alacak ve inkılap kanunlarını uygulayacak kuvvetli ve inandırıcı bir hükümetin demokratik kurallar içinde teşkili zaruri görülmektedir.

Bu husus süratle tahakkuk ettirilemediği takdirde, Türk Silahlı Kuvvetleri kanunların kendisine vermiş olduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni korumak ve kollamak görevini yerine getirerek, idareyi doğrudan doğruya üzerine almaya kararlıdır.

Bilgilerinize…

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Gürler
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhsin Batur
Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Celal Eyiceoğlu

Komünizm ve Aile

Alexandra Kollontai

* Önsöz
* Komünizm ve aile

ÖNSÖZ

L. Karadeniz

Alexandra Kollantai ‘Komünizm ve Aile’ broşürünü bundan 68 yıl önce yazmış. Dünyanın ilk işçi devletinin ilk günlerinde, hem bu devletin hükümetinin üyesi olarak hem de tarihteki bilinen ilk kadın hükümet üyesi olarak.

Kollantai’in Sosyal Yardım Bakanlığı son derece geniş bir alanı kapsıyor. Yoksullar için hastaneler; savaş malûllerinin bakımı, kimsesiz çocuklar, öksüz çocuklar ve yaşlılar yurtları; eğitim işierkkadm klinikleri. Okumaya devam et Komünizm ve Aile