orhan yalçın gültekin

iki-üç yıl kadar önce yazdığım bir yazıda, at-ab bağlamında şunları yazmıştım:

“avrupa topluluğu, yeni tipte bir sömürge valiliği sistemi anlamiıa geliyor bizim için. öyle ya, onların arasına girersek “uygarlaşma” olanağımız var. biz bu işi kendimiz beceremiyoruz; bizi içinize alıp yönetmeyi öğretin.”

“neredeyse bütün türkiye, bizi aranıza alın ve uygarlaştırın, diye haykırıyor. tanzimatçılık, hiç bu kadar kitleselleşmemişti!

“ama en önemlisi, ulusun büyük bir çoğunluğu bu durumu kabulleniyor, dahası savunuyor. ulusumuzun bu durumu kabul edilemez ve hayra yorulamaz.”

zülfü livaneli’nin 22 ocak 2005 cumartesi günkü vatan’daki köşesinde yazdıklarını okuyunca, chp başkanlığına aday olan bir kişinin de bu kabul edemediğim durumun içinde, üstelik gizlisiz saklısız yeralmış olduğunu görünce ne diyeceğimi bilemedim.

şöyle yazmış livaneli, “biz kendimizi düzeltemiyorsak, ab durdursun bu vahşeti” başlıklı yazısında:

“türkiye karşıtı bir batılı politikacı olsam, tek yapacağım şey; vahşi kurban bayramı görüntülerini alıp internete koymak ve “bu ülkeyi mi ab’ye alıyorsunuz?” diye sormak olurdu.”

“eğer kendi kendimize bunu düzeltemiyorsak avrupa birliği’nin dayatmalarda bulunması gerekir.”

“ab liderlerini ve ab parlamentosundaki arkadaşlarımızı bu konuda uyarmak da bizim görevimiz.”

kıssadan hisse mi? o da ne ola ki?

23 ocak 2005 11:53

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Popüler