Küçücüktün ama öylesine doldurdun ki yüreğimi çoğu insan dolduramamıştır.Yalnızca bedenimde değil ruhumda da gezindin. Bedenimde kokun, ruhumda yerin halâ sıcak.Bir sonraki kare yok. Asla öptürmedin kendini, dokundurmadın kendine. Sevmenin dokunmayla ilgisi yokmuş, senden öğrendim. Sen dokundun, ben öğrendim.Arada bir yine kaldırıyorum kolumu yine böyle. Sen gelecek, konacak ve gaganla didikleyecekmişsin gibi…Her telefon çalışında çığlık çığlığa telefona uçar, tuşları gagalar ve gelmemizi beklemeden cevap yetiştirmeye uğraşırdın. Sen yoksun, hüznü çalıyor telefonlar.Ara ara işte böyle profilden poz verirdin dijital olmayan fotoğraf makinamıza. Sen gittin, artık kullanmıyoruz onu.
Yorum bırakın