Yol nasıl açılmıştı?

Demir Küçükaydın

6 Mayıs vesilesiyle ilk 1 Mayıs kutlamasına ilişkin bir anı

Bu yıl, tam 41 yıl sonra ilk kez, Türkiye’de 1 Mayıs’a katıldım.

10 yıl hapis, 25 yıl sürgün, bir de 12 Mart dönemi. İşte 41 yıl geçmiş.

Bu 1 Mayıs’tan izlenimlerimi yazmak isterdim zamanım olsaydı. Belki bir gün zamanım olunca yazarım. Ama şimdi en azından birini yazmak istiyorum ve yazabilirim.
Okumaya devam et Yol nasıl açılmıştı?

İşçi Sınıfının Savaşımının Simgesi: 1 Mayıs

Orhan Yalçın Gültekin

1 Mayıs, işçi sınıfının kanla, yıldırıyla, düzenbazlıkla bastırılan ve her seferinde küllerinden yeniden doğan tarihsel savaşımının simgesidir. Ama aynı zamanda geleceğe ve zafere olan umudunun ete-kemiğe bürünüşüdür de. Bu tarih unutulduğunda da geriye bir şey kalmamaktadır.

Spies şöyle diyordu:

“Eğer bizi asarak … tahakküm altındaki milyonların, sefalet içinde çalışan ve kurtuluşu arzulayan, [kurtuluşu] bekleyen milyonların bu hareketini, işçi hareketini ezebileceğinizi umuyorsaniz -eğer düşünceniz buysa-, o zaman asın bizi! Burada bir kıvılcımı ezeceksiniz, ama şurda, burda veya orada, arkanızda, ve önünüzde, ve her yerde alevler yükseliyor. Bu gizli bir ateş. Bunu asla söndüremezsiniz”.

Okumaya devam et İşçi Sınıfının Savaşımının Simgesi: 1 Mayıs

1 Mayıs 2008 ve “Genç Siviller”

Orhan Yalçın Gültekin

oyg009Genç Sivillerin 1 Mayıs konusunda samimi olmadığına ilişkin kişisel yaklaşımımı bizzat Genç Siviller, Özgürlükçü Sol listeye 30 Nisan 2008 Çarşamba saat 20.16’da gönderdikleri emaille doğrulamışlardır. (Email başka bir e-grupa gönderilmiş mi onu da bilemeyeceğim.)

Emaillerinde kendi katılımlarını “sürpriz!” olarak tanımlayan Genç Siviller “Biz bile 1 Mayıs’ta Taksim’deyiz!” diyebilmek için o saate kadar beklemişlerdir. (Öncesinde web sitelerinde tek satır yoktur; koyamamışlar, koymaya fırsat bulamamışlardır.

“Genç Siviller”in 1 Mayıs’a katılma kararıyla yaptıkları “sürpriz!”, MFÖ’nün şarkılarından biri eşliğinde olmuştur diye düşünüyorum: “Mecburen, mecburen, mecburiyetten…”