Arthur Penn

Orhan Yalçın Gültekin

Oyuncu odaklı bir sinema filmi izleyicisiyim. Bu çocukluğumdan bugüne değişmeden gelen bir özelliğim. Şu ya da bu yönetmenin diye bir filmi izlemek için kuyruğa girişim olmamıştır ama sırf oyuncuyu tuttuğum için kötü eleştiriler almış bir filmi izlemek için karda, yağmurda, çamurda yollara düşmüşlüğüm çok olmuştur.

Kadim dostum Harun Cantürk ise benim tam tersimdir. O, “Filanca yönetmenin feşmekân filmini izledin mi?” diye sorar ve ekler: “İzlemediysen mutlaka izle…” Benim karşılığım hiç değişmeden kalmıştır: “Kim oynuyor?”

Ne var ki körle yatan şaşı kalkarmış atasözünü haklı çıkarırcasına ben de yavaş yavaş –özellikle sevdiğim filmlerle ilgili- “Yönetmeni kim?” sorusunu sormaya başladım yakın zamanlarda.

Şimdilerde, beğendiğim filmlerin yönetmenlerinin aynı kişiler olduğunu görüp “yönetmende de keramet varmış” demişliğim olmaya başladı.
Okumaya devam et Arthur Penn