Akşamlar Hey Akşamlar

Cahit Külebi

Kim esir değildir
Kendi içerisinde?
Akşamlar hey akşamlar!

Doğmasaydım eğer
O küçük şehirde
Kim böyle boş gezer,
Yüzer gibi olur,
Bir koca nehirde?

Yorgunluk hey yorgunluk!
İnatçı yorgunluk!
Dalgın bir yüz kadar
Tozlu ayakkabılar.
Yorgunluk hey yorgunluk!

Cahit Külebi
Tokat, Zile, Çeltek Köyü, 10 Ocak 1917
Ankara, 20 Haziran 1997

28 Nisan

Cahit Külebi​

Turan Emeksiz’in Anısına

Gökyüzü öyle mavi,
Minareler öyle inceydi, öyle aktı.
Anne gibiydi ilkyaz güneşi
Nerdeyse insanları okşıyacaktı.
Anne gibiydi, ılıktı, ılımandı
Saçları uçurmıya hazır rüzgar.
Delikanlılar andızlara benziyordu,
Bahar laleleri gibiydi kızlar.
Kıpırdamaktaydı tohumlar toprakta,
Çimenler yeşermekte, çağlalar büyümekteydi yavaş yavaş
Erguvan kokuları geliyordu boğazdan
Vapur düdükleri, deniz yosunlarıyla sarmaş dolaş.
Öyleyi ama ne güneş okşar,
Ne rüzgar uçururdu saçları.
Siren sesleri deliceydi, umutsuzdu,
Umutsuzdu kent, umutsuzdu çocuklar.
Birşey düğümlenmişti gırtlaklarında
Nisan yağmuru gibi Kirpiklerinde damlalar vardı.

Okumaya devam et 28 Nisan