Ertuğrul’a Ağıt

Gülten Akın

Gökte bulut yan yan gider
Yaralarından kan gider
Töresi batası dünya
Kahpe kalır şahan gider

Ortadoğu’nun dumanı
Jandarma bilmez amanı
Ertuğrul’a düğün ettik
Ot biçim orak zamanı

Osman seni Osman seni
Yoz eğitmiş ustan seni
Vururlar mı arkasından
Sizde arkadaş diyeni

Halkın bağrından biçtiler
Birer birer hepimizi
Başarmadan ölmek yoktu
Böyle m’ettik kavlimizi

Hasına canım hasına
Haber salın babasına
ODTÜ’de bir yiğit ölmüş
Kuşlar dönüyor yasına

Yavan yerdi yavan değil
Sabırlıydı, söven değil
Hayata tümüyle tutkun
Bir şey seçip seven değil

Kapılara faşist gelmiş
Var mı demiş, sor mu demiş
Ankara’nın kanlıları
Ertuğrul’u vur mu demiş

Salihli’den çağrılıyor
Kazma kürek deriliyor
Düğününe varacakken
Ölüsüne varılıyor

Yumasalar yumasalar
Yol üstüne komasalar
Bilen olur bilmez olur
Garip öldü demeseler

Doğru ya yiğit doğru ya
Canavar girdi sürüye
Ölür mü yiğit olanlar
Ertuğrul benzer diriye

Ayşe Anne’ye Dava!

Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencisi Ertuğrul Karakaya, 8 Haziran 1977 tarihinde ODTÜ’de jandarma kurşunuyla öldü. O gün bu gündür Türkiye’de ve dünyanın hemen her köşesinde anılır. Hiçbir yerde hiçbir zaman olmamış olan bu yıl oldu: 8 Haziran 2006 tarihinde Salihli’deki mezarı başında düzenlenen anma toplantısına katılanlar hakkında savcılık, “suçu ve suçluyu övme” savıyla dava açıldı. Oysa ne suçluydu Ertuğrul Karakaya ne de suç işlemişti; hakkında açılmış dava bile bulunmuyordu. Tek suçu ODTÜ-DER üyesi ve ODTÜ-ÖTK temsilcisi olmaktı. Oysa üyesi olduğu ODTÜ-DER, yasal bir dernek; yönetim kurulu üyesi olduğu ODTÜ-ÖTK (öğrenci temsilciliği konseyi) yasal bir kurumdu.
Okumaya devam et Ayşe Anne’ye Dava!