Portre / Metin Erksan

Eyüp Halit Türkyazıcı

O gün, Çanakkale Çimenlik kalesi Komutanı Ahmet Kazım Bey’in oğlu, 2003 Yılı Kültür ve Sanat Büyük Ödülünü Cumhurbaşkanının elinden alırken, kendisi bile hayretini gizleyememişti. Çünkü film yaptığı dönemde siyasi iktidarlar ona adeta düşmanca davranmış, meslektaşları arasında en çok sansüre uğrayan yönetmenlerden biri olmuştu. O ise yılmadan kalıcı eserler bırakmayı bildi. “Eğer bir oyuncu oynayamıyorsa bunun kabahati kesinlikle rejisördedir. Kötü oyuncu yoktur, kötü yönetmen vardır” diyen 1929 doğumlu İsmail Metin Karamanbey, nam-ı diğer Metin Erksan, Türk sinema ve kültür hayatına damgasını vuran nadir yönetmenlerden biridir.
Okumaya devam et Portre / Metin Erksan

Darüşşafaka ve Darüşşafakalılar

Orhan Yalçın Gültekin
Ayşe Çetintaş
Eyüp Halit Türkyazıcı

Osmanlı can çekişir ve ölüme direnirken

Üç kıtaya yayılmış bir imparatorluk hızla Batılı devletlerin yarı-sömürgesi oluyor ve bir kısmının bütünlüğü koruyarak egemenliğini kurma, diğerlerinin bölüp parçalayıp yönetme siyasalarının gelgitinde debelenip varolmaya çalışıyordu.

Bu karmaşık ilişkiler yumağı içinde Sadrazam Mustafa Reşit Paşa, 3 Kasım 1839’da Gülhane Parkı’nda Tanzimat Fermanını okuyor, kimine göre Batı’ya bütüncül teslimiyetin, kimine göre de modenleşme temelinde bir yapılanmanın kapısını aralıyordu.

Rus Çarı Nikola’nin 9 Ocak 1853’te İngiliz elçisiyle yaptığı bir görüşmede kullandığı “hasta adam” ifadesi, hemen her alanda kurumları bozulmuş, yönsüzleşmiş Osmanlı Devletinin üzerine yapışırken hem devlet hem de sivil toplum, “hasta adam” etiketini yırtacak arayışların peşinde koşuyor; hemen her alanda kurtuluş tasarımları ortaya atıyordu.

Kırım Savaşı’nın ardından imzalanan Paris Antlaşmasına uygun olarak 18 Şubat 1856’da Islahat Fermanı ilân ediliyor ve Osmanlı topraklarında Hıristiyanlarla Müslümanlar arasındaki farklar her alanda kaldırılıyordu.

Açılan kapıdan eğitim de nasibini alıyor, önce yabancıların açtığı okullara pıtrak gibi Osmanlı Gayrımüslim okulları eşlik ediyordu.

Osmanlı aydınlarının devletle bir barışık bir kavgalı uğraşıyla yeni öğretim kurumları ortaya çıkartırken yabancı ve gayrimüslim okullarına karşı rekabet de gelişiyordu.

Osmanlı toplumu direniyor ve kurtuluş yolları arıyordu.

Okumaya devam et Darüşşafaka ve Darüşşafakalılar