Pivot

Hülya Key

Ceren çocukken, özellikle de ilkokul çağında iken bir köpek almamızı çok isterdi. Ben/biz yıllarca bu isteğine kendimizce usta bir şekilde karşı çıktık. Yavrum okuldan gelir, köpek sahibi olan arkadaşlarından öğrendikleriyle bizim öne sürdüğümüz gerekçeleri ortadan kaldırmaya çalışırdı. Aramızda şöyle konuşmalar geçerdi:

-Anne, biliyor musun bir kere çiş yaptıklarında oraya bir sprey sıkıyormuşsun, bir daha oraya işemiyorlarmış.
-Öyle mi?
– Evet. Bak arkadaşımın ev telefonunu aldım. İstersen annesini ara sor.
– Baban gelsin ararız.

Baba gelir, yemek telaşı, sonra yatma. Telefon edilmez.

-Anne, köpek etraftaki süslere (bibloları kastediyor) zarar verecek, kıracak diye istemiyorsun ama sen anlatıyorsun ya, bir kere ben de bir tabla kırmışım. Sen kızmışsın, bir daha kırmamışım, o da öğrenir.
– Ceren sen ödevini yapmış mıydın? Haydi, bak baban gelecek şimdi.

Bir akşam daha böyle atlatılır. Okumaya devam et Pivot