Sultan-ı Yegâh

şiir: attila ilhan
beste: ergüder yoldaş
yorumcu: nur yoldaş

şamdanları donanınca eski zaman sevdalarının
başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegâhın
nemli yumuşaklığı tende denizden gelen âhın
gizemli kanatları ruhta ölüm karanlığının
başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegâhın
Okumaya devam et Sultan-ı Yegâh

Sultan-ı Yegâh

Orhan Yalçın Gültekin

Sultan-ı Yegâh, 12 Eylül ve Darüşşafaka

Oturmuşum Nur Yoldas dinliyorum. Biraz nostalji işte. Mihrimah, Saki, Kömür Gözlüm, Disko Segâh, Nagehan Bustan Faslı; devamında Sa’d-abad, Mahur, Defter-i Divanımız, Nedir Yarabbi Derdim, ve (illâ ki) Sultan-i Yegâh…

Deniz Kulüp’te çay-sigara eşliğinde hararetli tartışmalar; başımızın üstünde uçuşan kara bulutlar; polis baskınları; 12 Eylül karanlığı; 2. Şube 1. Kısım; Hasdal; televizyon’da 12 Eylül’ün başbakanı, Darüşşafaka’nın pilav günü vesilesiyle Darüşşafaka’yı anlatıyor, “memlekete hayırlı zevat yetiştirmiş …” diyor; “bizden”, diyoruz, “bizden bahsediyor.”; elimde daha önce aynı yeri ziyaret etmiş bir dönemdaşımdan kalan bir yabancı dergi; yan koğuşta bir başka dönemdaş; mevcutta karşılaşıyoruz, o içeri girerken ben çıkıyorum koğuştan, bir an duraklıyoruz, “bir kızım oldu” diyor; “benim oğlum da yolda, altı ayı var” diyorum. Erler önce teyakkuzda… Huzursuzlar başlangıçta; bir saniye içinde gözleri nemleniyor, çeviriyorlar başlarını… Bir an bakışıyoruz dönemdaşımla… O bir an bir ömür sanki… Fonda Sultan-i Yegâh… Okumaya devam et Sultan-ı Yegâh