Yıldırıya Karşı

Orhan Yalçın Gültekin

Karınca kararınca günün tarihinden örnekler vermeye çalışıyorum yıllardır. Bazıları çok ilgisiz ya da gündem dışı gelebiliyor, bazılarıysa gündemdeki bir konuya denk geliyor, ekmek kadayıfının üstündeki kaymak gibi oluyor.

Canımı en çok acıtanlar pogrom, katliam ve soykırımlar oluyor hâliyle…

Son Kayseri saldırısı üzerine bir yılın Yıldırı Tarihçesi oluşturulmuş, paylaşılıyor.

Hiç bir ayı boş geçirmemişiz, birinin acısı küllenmeden diğeri girmiş yaşamımıza.

Her birini şiddetle kınamış, hattâ nefretle lanetlemişiz…

Biz kınamış ve lanetlemişiz (hem de şiddetle ve nefretle), yıldırı katlanarak sürmüş… Sürecek de…

Biz, yıldırının bir kaç haleti-i ruhiyesi bozuk insanın ürünü değil, siyasi bağlamı olan bir olgu olduğunu kabullenene kadar…

Siyasete karşı siyasetle karşı çıkılır.

Var mı yıldırıyı göğüsleyip püskürtecek bir tarz-ı siyasetiniz?

Sözcüklerin Suçu

Orhan Yalçın Gültekin

Kimi sözcükler vardır, kökenleri bile farklılaşmıştır ama önce hangisi gelir, hangisi sonra… bilebilmek için dil uzmanı olmak gerekir.

Birbirine yakın iki sözcük var: şâkî ve şakî… şâkî (hem a hem de i harfinin üzerinde inceltme işareti olan), şikâyetten gelmiş, müştekî karşılığı olarak şikâyetçi, şikâyet eden anlamına geliyor. bir de şakî var; a harfinin üzerinde inceltme işareti yok. “Her çeşit kötülüğü içinde barındırmak” ve “bela ve zillete düşmek” anlamındaki “şekavet”ten türeyen şakî, her çeşit günahı işleyebilen, haydut vb anlamına geliyor. Eşkıya da çoğulu…

Okumaya devam et Sözcüklerin Suçu