‘Women’s Day’

Alexandra Kollontai

The article ‘Women’s Day’ by Alexandra Kollontai was published in the newspaper Pravda one week before the first-ever celebration in Russia of the Day of International Solidarity among the Female Proletariat on 23 February (8 March), 1913. In St Petersburg this day was marked by a call for a campaign against women workers’ lack of economic and political rights, for the unity of the working class, and for the awakening of self-consciousness among women workers.

What is ‘Women’s Day’? Is it really necessary? Is it not a concession to the women of the bourgeois class, to the feminists and suffragettes? Is it not harmful to the unity of the workers’ movement?

Such questions can still be heard in Russia, though they are no longer heard abroad. Life itself has already supplied a clear and eloquent answer.

Okumaya devam et ‘Women’s Day’

Doğu Kadınlarının Kurtuluşu

“Kadınlar katılmaksızın gerçek kitle hareketi olamaz.”
8 Mart Uluslararası Çalışan Kadınlar Günü’nde Naciye Hanım’ı sevgi, saygı ve minnet duygularımızla anıyoruz.

Naciye (Hanım) Yoldaş

Doğu’nun kadınlarının şu anda başlattıkları hareket, toplumsal hayat içinde kadının rolünün narin bir bitkinin veya nazik bir taş bebeğin rolünden öteye gidemeyeceğini savunan düşüncesiz feministlerin baktığı gözle dikkate alınmamalıdır; bu hareket şu anda tüm dünyayı boydan boya aşan genel devrimci hareketin önemli ve zorunlu bir sonucu olarak görülmelidir. Doğu’nun kadınları yalnızca bazılarının çoğunlukla sandığı gibi peçesiz sokağa çıkmak hakkını elde etmek için mücadele etmiyorlar. Doğu’nun kadını için, onun bunca yüksek ahlaki ülküsü ile peçe sorunu, en son plandadır. İnsanlığın yarı nüfusunu oluşturan kadınlar eğer erkeklerin rakibi olarak kalırlarsa, eğer onlara hakların eşitliği uygulanmazsa insan toplumunun ilerlemesi elbette ki olanaksızdır; Doğu toplumlarının geri kalmış durumu bunun söz götürmez bir kanıtıdır.

Okumaya devam et Doğu Kadınlarının Kurtuluşu

Ekmek ve Güller

Orhan Yalçın Gültekin

Amerika Birleşik Devletleri’nin New York şehrinde, 8 Mart 1857’de tekstil ve giyim işçisi kadınlar, bir protesto düzenlediler. İnsanlık dışı çalışma koşulları ile düşük ücretlere karşı savaşıyorlardı. Saldırıya geçen polis protestocuları dağıttı. Kadınlar, bu polis saldırısına iki yıl sonra, yine Mart’ta, ilk işçi sendikalarını kurarak yanıt verdiler. Kendilerini korumak ve işyerlerinde kimi temel hakları elde etmek istiyorlardı.

New York’ta 8 Mart 1908’de yürüyüşe geçen 15,000 kadın ise çalışma saatlerinin azaltılmasını, daha iyi ücret, oy hakkı ve çocuk emeğinin kullanılmasına son verilmesini istiyorlardı. “Ekmek ve güller” diyorlardı… “ekmek”, ekonomik güvenceyi; “güller” ise daha iyi bir yaşamı simgeliyordu.

Amerika Sosyalist Partisi, aynı yılın Mayıs ayında aldığı bir kararla her yılın Şubat ayının son pazar gününün “Ulusal Kadınlar Günü” olarak kutlanmasını öneriyordu. Amerika Sosyalist Partisi’nin duyurusunu izleyen ilk kutlama 28 Şubat 1909’da yapılacaktı.

Kopenhag, Danimarka’da 1910 yılında yapılan Sosyalist Enternasyonal konferansında Alman sosyalisti Clara Zetkin Amerika Birleşik Devletleri’ndeki tekstil işçileri grevini simgeleştirecek bir uluslararası kadınlar günü belirlenmesini önerdi. Finlandiya meclisinin çiçeği burnunda üç kadın vekilinin de içinde yer aldığı 17 ülkeden 100 kadın, Zetkin’in önerisini büyük bir memnuniyetle sahiplendi. Kadınlar günü, oy kullanma hakkını da içeren kadın hakları hareketini onurlandırmak üzere karara bağlandı.

“In agreement with the class conscious, political and trade union organisations of the proletariat of their respective countries, the socialist women of all countries will hold each year a women’s day, whose foremost purpose must be to aid the attainment of women’s suffrage.”

“Bütün ülkelerin sosyalist kadınları, ilgili ülkelerdeki proleteryanın sınıf bilinçli, siyasal ve sendikal örgütleriyle anlaşma içinde, her yıl, önde gelen amacı kadınların oy hakkına ulaşmasına yardım etmek olan bir kadınlar günü düzenleyecektir.”

Henüz değişken olmayan bir tarih belirlenmemişti. İlk uluslararası kutlama 1911 yılının 19 Martında Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre’de yapıldı. O gün, bir milyonu aşkın kadın ve erkek, oy kullanma hakkı ve devlet memuru olma hakkı talebiyle birlikte çalışma hakkı ve iş yaşamında ayrımcılığa karşı sokakları doldurdu.

Bir haftadan daha kısa bir süre sonra ise o meşum “olay” oldu. Yine ABD’de, bu kez Mart ayının 25’inde, çoğu İtalyan ve Yahudi göçmeni 140 genç işçi kız, güvenlik önlemleri bulunmayan Triangle Shirtwaist Company’de çıkan bir yangında yaşamlarını yitirdi. İki kadın sendikasının olaya gösterdiği tepki 100.000’in üzerinde insanı bir araya getirdi. Bu acı olay kadınlar gününün canlı tutulmasının itici güçlerinden biri oldu.

1. Dünya Savaşında Rus kadınları, genel barış hareketinin bir parçası olarak ilk uluslararası kadınlar gününü kutladıklarında 1913 yılı Şubat ayının son pazar günüydü. Bir yıl sonra ise Avrupa’nın her yerinde kadınlar, ya savaş karşıtı gösterilerle ya da kız kardeşleriyle dayanışmalarını belirtmek için kutladılar kadınlar gününü.

Yine Rus kadınları, bu kez iki milyon Rus askerinin ölümü üzerine, yine Şubat ayının son pazar günü ama 4 yıl sonra greve gittiler. Siyasi önderlerin karşı çıkmasına karşın kadınlar geri adım atmadı. Sonunda Çar, 8 Mart 1917’de kadınlara oy hakkını tanımak zorunda kaldı.

O günlerle birlikte Uluslararası Kadınlar Günü, gelişmiş ve gelişmekte olan ülke kadınlarını küresel düzeyde yeni bir yönelime soktu.

Uluslararası Kadınlar Günü bağlamında kararlaştırıcı adım Kasım 1977’de atıldı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, bir Birleşmiş Milletler Kadın Hakları ve Uluslararası Barış Günü kararı aldı. O günden bugüne Kadınlar Günü “yasaksız” olarak kutlanır oldu.

08 Mart 2008