can dündar
taylan özgür cinayetinin faillerini bilen talat turhan konuştu: “katillerin ismini sadece mit başkanı’na söylerim.”
“taylan özgür dosyası”nın kapağını geçen hafta açmıştık.
“1968 hareketinin ilk faili meçhul cinayeti” sayılan bu saldırı, taylan özgür’ün kız kardeşi hale yazıcı’nın chp kurultayında hasan fehmi güneş’e kardeşinin katillerini sormasıyla 31 yıl sonra yeniden gündeme gelmişti.
yazıcı, katillerin adını emekli yarbay talat turhan’ın bildiğini ve içişleri bakanı olduğu dönemde hasan fehmi güneş’e ilettiğini söylüyordu.
talat turhan’la yazı yayımlandıktan sonra konuşabildim.
onun anlattıkları, hale yazıcı’nınkinden değişik, ama en az o kadar ilginçti.
* * *
şöyle anlatıyor talat turhan:
“1976 yılı başlarıydı. chp’li süleyman genç’in evine bir bomba kondu. tipik bir kontrgerilla eylemiydi. olayı aydınlatabilmeleri için chp’ye yardımcı olmak istedim. bu amaçla ankara’ya gidip başbakan ecevit’in özel kalem müdürü galip uzun’la gece evinde buluşup elimdeki kontrgerillaya dair bazı resmi belgeleri gösterdim. bu belgelerde kanuni statüye tabi olmayan bu örgütün yeraltı şeması, operasyon talimnamesi, ayaklanmaları bastırma ya da darbeleri kışkırtma yöntemi vs. vardı.
galip uzun, belgeleri başbakan’a göstermek üzere aldı, sonra fotokopilerini çektirip verdi. verirken de ‘başbakan konuyu bir de deniz baykal’a anlatmanızı rica ediyor’ dedi. ‘memnuniyetle’ dedim. baykal’la da buluşup 3-4 saat ona da anlattım. baykal, ‘bize bu konuda bir rapor hazırlar mısınız’ diye sordu. hemen 9 sayfalık bir rapor hazırlayıp 1 mayıs 1976 günü teslim ettim. o raporda ülkenin nasıl 1980 darbesine sürüklendiğini haber veriyordum. dikkate alsalar belki darbe olmazdı. almadılar.
“aradan bir yıl geçti. hasan fehmi güneş içişleri bakanı olunca baykal’ın önerisiyle benimle görüşmek istedi. makam odasında, uğur mumcu’nun da bulunduğu bir toplantı yaptık. baykal toplantıda yoktu. ertuğrul günay ise bir dakika girip çıktı. ben o toplantıda güneş’e terörün boyutlarını anlatırken, bir örnek olarak taylan özgür cinayetinden söz ettim: ‘bakın, ilk siyasi cinayet budur. benim saptadığım iki failinden biri asker, diğeri polistir. bunlar ilmeğin ucu, çekerseniz düğümü çözersiniz’ dedim. isimleri de bakan’a verdim.
“bu isimleri saptamam tamamen tesadüftür: cinayetin işlendiği yerde f.a. adlı bir tanıdığım oturuyordu. o, cinayete tanık olmuş. üstelik tetiği çeken üsteğmeni daha önceden tanıyormuş. bir süre sonra ona bu cinayeti itiraf ettirmiş. daha sonra da cinayetteki ikinci ismi söyletmiş. ben f.a.’yı mahkemede tanıklığa ikna etmiştim. iktidar bastırsa belki çözmek mümkün olacak, hatta ‘devlet içindeki devlet’ o aşamada açığa çıkarılabilecekti. olmadı.
“hasan fehmi güneş, isimleri benden aldıktan üç – dört ay sonra faillerden polis olanın izini trabzon’da bulduklarını söyledi: ‘pol-der’li bir komiser çıktı’ dedi. sonra da kendisi bakanlıktan, partisi iktidardan ayrıldı zaten…”
* * *
talat turhan, chp’nin olayın üstüne gitmeye gücünün yetmediği kanısında… ecevit’in, -tıpkı özal gibi- kendisine kurşun sıkanların bile üzerine gidemediğini anımsatıyor.
taylan özgür’ün katillerinin ismini neden açıklamadığını sorduğumda da “bu konuda iktidar duyarlılık göstermiyor, basın ve kamuoyu duyarlılık göstermiyor, benim gibi yıllardır bu konuyla uğraşan 76 yaşında bir adamdan ispatlayamayacağı bir iddiayı ortaya atması bekleniyor” diye sitem etti. sonra da “türkiye’de bu ismi bir tek kişiye açıklarım” dedi:
“mit başkanı’na… başbaşa bir görüşmede… sırf kayıtlara girsin diye… yoksa sonuç çıkması zaten mümkün değil…”
turhan’a “peki üsteğmeni daha sonra izlediniz mi” diye sordum:
“izledim tabii” dedi; “yükseleceği kadar yükseldi…“
kaynak: milliyet, 12 ekim 2000




Yorum bırakın