“Sahi, Kültür Sarayı’nı kim yaktı!..”

feza kürkçüoğlu

atatürk kültür merkezi’nin yıkımına karşı çıkan sanatçıları eleştirirken akm’nin 1970’te yandığını anımsatan kültür ve turizm bakanı atilla koç; “ancak maalesef o günün anarşist komünistleri, (bunu da söylüyorum, sanatın dostu kim, sanatın içine tüküren kim, sanatı yakan kim, sanatı yapan kim bilsinler diye) burada ‘burjuvalar eğleniyor’ diye sabote ettiler ve yaktılar” demiş… bu demeci verirken yanında da “ben böyle sanatın içine tükürürüm” sözüyle geçmişte sanata yaklaşımını kendine has yorumuyla özetleyen ankara büyükşehir belediye başkanı melih gökçek bulunuyor! ancak konumuz gökçek değil, akm ve yangını kimin çıkardığı…

atatürk kültür merkezi’nin tarihi aslında 1930’lu yıllara kadar dayanıyor. istanbul belediyesi, istanbul’a yaraşır bir tiyatro ve opera binası yapmak üzere çalışmalara başlar. ancak çalışmalara ikinci dünya savaşı nedeniyle ara verilir. savaştan sonra, proje tekrar canlandı.

projesi mimar feridun kip ile mimar rükneddin güney tarafından çizilen “istanbul opera binasının temeli 29 mayıs 1946 tarihinde istanbul valisi ve belediye başkanı dr. lütfı kırdar tarafından atıldı. inşaat başlar ancak daha seyirci kısmı tamamlanmadan “ödenek yokluğu”ndan yarım kalır. bina o haliyle 1953 yılında bayındırlık bakanlığı’na devredilir. 1956 yılında yeniden gündeme gelen opera binası inşaatı, mimar dr. hayati tabanlıoğ-lu’nun projesi ile yeniden başladı.

binanın yapımı bittiğinde tarih 12 nisan 1969’dur. “istanbul kültür sarayı” adıyla hizmete açılan binanın inşası rekor sayılabilecek bir sürede bitirildi, tam 23 yıl!..

istanbul kültür sarayı’nın açılışı büyük bir törenle yapıdı. ferit tüzün’ün çeşmebaşı balesi ile verdi’nin ünlü operası “aida”nın sahnelendiği açılışa cumhurbaşkanı sunay, başbakan demirel ve seçkin davetliler katıldı.

istanbul’un bu bir türlü bitmeyen opera binasının ömrü ne yazık ki çok kısa sürer: 585 gün… 27 kasım 1970 tarihinde arthur miller’in “cadı kazanı” isimli oyunu oynanırken çıkan yangında 23 yılda inşa edilen bina 45 dakikada yandı.

28 kasım 1970 tarihli hürriyet gazetesi “opera kül oldu! sürmanşeti ile çıktı. “hürriyet diyor ki:” isimli köşede “hürriyet” imzalı yazıdan bir bölümü birlikte okuyalım ve bakalım akm’yi kim yakmış: “otomatik alarm tertibatı işlememiştir, sahne ile salonu ayıracak çelik perde indirilememiştir ve nihayet muhtemel yangınlara karşı kullanılacak söndürme mekanizması çalıştırılamamıştır.

demek ki yerden göğe kadar haklıymış projeyi yapan mimar tabanlıoğlu, 1969’daki uyarısında.

‘açmayınız…’ diyordu. ‘hemen açılmaz bu saray. teknik ekip yetersizdir, yarın tehlikelerle karşılaşabiliriz.’

ama dinlemediler, dinletemedi.

alelacele kurdelesi kesildi ve açıldı.

bugün onu yaşlı gözlerle seyrediyoruz.

istanbul kültür sarayı yanıyor…

yıllarını binanın inşasına adamış mimar hayati tabanlıoğlu, “istanbul kültür sarayı”nın henüz açılışa hazır olmadığını, teknik alt yapının tam olarak bitmediğini, yeteri kadar deneyimli teknisyenlerin bulunmadığını defalarca yetkililere iletti ancak kendisini dinleyen olmadı. “istanbul kültür sarayı” 23 yıl sonra yangından mal kaçırır gibi açılır ancak ne yazık ki çıkan yangından mal bile kaçıramaz tabalıoğlu’nu dinlemeyenler. yangında can kaybı olmadı ama bina harap oldu. bir de ıv. murat oyununun galası için topkapı sarayı’ndan getirilerek sergilenen eşyanın bir kısmı yandı: ıv. murad’ın kaftanı, entarisi, onu resmeden bir tablo ve değerli bir kur’an… yangından hemen sonra sabotaj ihtimalinden, ihmale kadar çeşidi iddialar araştırıldı ancak yangının kaynağı tespit edilemedi.

yangından kısa bir süre geçtikten sonra olay unutuldu, yangının nedeni ise karanlıkta kaldı. 12 mart darbesiyle “istanbul kültür sarayı” yangını yeniden gündeme geldi. nasıl mı?.. hep uygulanan yöntemle, düzmece davalar ile. “istanbul kültür sarayı” yangını, 6 mart’ta marmara yolcu gemisi ve 28 haziran’da eminönü araba vapuru’nun batırılması gibi eylemlerden suçlanan solcular 1972 yılında yargılanmaya başladı. istanbul sıkıyönetim komutanı faik türün’ün ziverbey köşkü’nde ağır işkencelerden geçirilen emekli kurmay yarbay talat turhan’ında aralarında bulunduğu 84 sanıklı “bomba davası”, 1975 yılına dek sürdü. savcı sanıkların beraatını istedi ve davada yargılanan bütün sanıklar beraat etti. üstelik açtıkları tazminat davalarını da kazandılar.

bina 8 sene içinde yine tabanlıoğlu tarafından onarıldı ve 6 ekim 1978 tarihinde ikinci kez açıldı. şimdi yıkılmak istenen binanın tarihinde yaptığımız kısa yolculuğun sonu…

dönelim yangına… düzmece davada beraat ettiklerini bile bile neden hâlâ o “sanıkları” suçlarlar?

sabotaj suçlamasıyla “sanık” olanlar beraat ettiğine göre…

sahi, akm’yi kim yaktı!.

sabahattin ali cinayeti hâlâ sır…

2 nisan 1948, sabahattin ali öldürüldü… ertesi günkü gazeteler haberi şöyle verdiler: “tanınmış solcu muharrir kırklareli hududunda cinayete kurban gitti.”

bulgaristan’a kaçarken öldürülen türk edebiyatında öykü ve romanlarıyla önemli bir yeri olan sabahattin ali gazetecilik yaptığı yıllarda yazıları nedeniyle mahkum olmuş, hapis yatmıştı.

ordudan silah kaçakçılığı suçlamasıyla atılmış bir sabıkalı olan katil ali ertekin yakalandıktan sonra mahkemede cinayeti neden işlediğini şu sözlerle açıklar: “sabahattin ali’nin türklükle alakası olmayan ve türk milletine fenalık için harice kaçmak isteyen bir canavar olduğunu anladım.” cinayeti “milli hislerin tesiriyle” işlediğini söyleyen ertekin’in avukatları sanığın uzun süre milli emniyet teşkilatına hizmet verdiğini ileri sürerler. şahitler dinlenir…

cinayet chp iktidarında işlenir ancak dava dp iktidarında sonuçlanır. toplam 4 yıl ağır hapis cezası alan ertekin 1950 affıyla 21 ay hapis yattıktan sonra serbest kalır.

teşhis için ailesinin aranmadığı, eşyalarının teslim edilmediği, ailesi ve avukatlarının resmi makamlar tarafından davanın üzerine gidilmemesi yolunda “uyarıldığı” sabahattin ali’nin mezarı hâlâ bilinmiyor. hem chp, hem dp iktidarları aynı konuda hem fikir olurlar: dosyayı kapayın!

bu olay size de fazlaca tanıdık gelmiyor mu? hrant dink’i öldüren katil de cinayeti “milli duyguları” ağır bastığından işlemedi mi? katil ve arkasındakiler tıpkı sabahattin ali cinayetinde olduğu gibi “devlet” ile bir şekilde ilişkili değil mi?..

birgün, 31 mart 2007

““Sahi, Kültür Sarayı’nı kim yaktı!..”” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.