orhan yalçın gültekin

oyg009‘kürsü’ ile ‘miting ahalisi’

add öncülüğünde ve adı hiç açıklanmamış üçyüzü aşkın ‘sivil toplum kurumu’nun katılımıyla düzenlenen tandoğan mitingi, ‘darbe’ yanlılığı suçlamasını göğüslemek durumundaydı.

mitingi düzenleyenler değil ama miting meydanına gelenler ‘darbe’ yanlılığı suçlamasını göğüslediler.

bekir coşkun yazmıştı:

“darbeli mi olacak, darbesiz mi?..”

“hangisi?..

“siviller her zaman gaflete düştükleri için, darbeler her seferinde türkiye’yi beterin beterine sürükledi.

“o zaman laik cumhuriyetin çocukları yükseltin sesinizi…”

lâik cumhuriyetin çocukları seslerini yükselttiler, hem tandoğan’da hem çağlayan’da…

‘şeriat’a karşı ‘darbe’siz çözüm istediklerini öyle açık, seçik ve net biçimde dile getirdiler ki, tandoğan’ın düzenleyicisi atatürkçü düşünce derneği’nin adı darbeciye çıkmış başkanı emekli orgeneral şener eruygur’un yerini “darbelerin çözüm olmadığı çok ama çok açıktır” diyen prof. türkân saylan aldı çağlayan’da.

düzenleme kurulları arasındaki fark hemen belli oldu: çağlayan’a katılma beyanında bulunan bütün ‘sivil toplum kuruluşları’ ilân edildi.

tandoğan’da kürsüye ‘demokratik teamülleri’ çok da güçlü olmayanlar egemendi ve ‘kürsü’ ile ‘miting ahalisi’ arasındaki fark daha açık biçimde görülebiliyordu.

çağlayan’da ise ‘miting ahalisi’ ile ‘kürsü’ arasında çok da yadırgatıcı olmayan bir ‘temsiliyet’ ilişkisi vardı.

‘daha çok cumhuriyetçi’, ‘daha az demokrat’

türkiye’de ‘cumhuriyet’ ile ‘demokrasi’ arasındaki fark yeterince irdelenmemiştir. ‘cumhur’un ‘demos’ olup olmadığı; olsa bile ‘cumhuriyet’ ve ‘demokrasi’ kavramlarının aynı içerikte olup olmadığı pek de tartışılmamıştır.

genelde söylenen ‘demokrasi’nin ‘cumhuriyet’in gelişmesi sonucunda ortaya çıkan bir ‘rejim’ olduğudur.

öyle olduğu varsayıldığında gerek tandoğan, gerek çağlayan’da ‘demokrasi’ vurgusunun yeterince güçlü olmadığı söylenebilir. yalnızca ‘darbe’ karşıtı olarak konumlanmak ve ‘sivil’ bir girişim geliştirmek ‘demokrat’ olmak için yeterli olmuyor.

tandoğan ve çağlayan’daki ‘miting ahalisi’nin ‘daha az demokrat’, ‘daha çok cumhuriyetçi’ olduğu ve/ama cumhuriyetçiliğin demokratlıkla taçlandırılmasında ciddi bir adım olduğu da söylenebilir.