bühtan

can dündar

star genel yayın yönetmeni mustafa karaalioğlu, dün ntv’de “ergenekon davası ile ak parti’ye kapatma davasını ilişkilendirmek bühtandır” diyordu.

“bühtan” yani iftira…

kime?

“anayasa mahkemesi’ne” diyor karaalioğlu:

“ergenekon davası ondan evvel başladı. eğer bir rövanş varsa, kapatma davası rövanş sayılır.”

takvimler onu doğruluyor.

ümraniye’de el bombalarının yakalanışı haziran 2007’dir.

kapatma davası: mart 2008…

o halde neden “akp intikam peşinde” görüntüsü oluştu?

* * *

yine takvimle cevaplamaya çalışalım:

ergenekon’da “ilk dalga” gözaltılar, bombalar ele geçtikten hemen sonra yapıldı. bombaları evinde saklayan astsubay ve hem onunla hem danıştay saldırganıyla ilişkisi saptanan bir yüzbaşı gözaltına alındı.

ama onlar “küçük rütbeliler”di.

yüzbaşının elini öptüğü paşa ne olacaktı?

birçok faili meçhul cinayette adı geçen, yeşil’le, çatlı’yla ilişkisi bilinen “paşa”, dokunulmazlığıyla meşhurdu.

savcılık yılbaşındaki “ikinci dalga”da onu da aldı. paşa’nın dokunulmazlık zırhı delindi. soruşturma biraz daha “derin”e indi. paşa’yla birlikte, dink cinayeti, malatya suikastı dahil birçok karanlık işte parmağı hissedilen bazı isimler de tutuklandı.

çetenin çitilenmesini isteyen herkes buna destek verdi.

o dönem biz de savcıyı cesaretlendiren yazılar yazdık.

* * *

şimdi tarihlere dikkat:

14 mart’ta akp’ye kapatma davası açıldı.

21 mart’ta yani bir hafta sonra “üçüncü dalga” geldi.

bu kez gözaltına alınanların “tipoloji”si değişmişti:

bir parti lideri, bir üniversite rektörü, bir başyazar…

üçü de hükümete sert muhalefetiyle öne çıkmış isimlerdi. başyazar, kendi gazetesini bombaladığı söylenen örgüte üye olmakla suçlanıyordu.

ergenekon davasının siyasallaştığı kuşkuları ve “bu bir rövanş davası” iddiaları o zaman başladı.

ondan sonraki her gözaltı dalgası, çeteyi biraz daha açığa çıkarmak yerine, bir itirazı daha susturmak amaçlı göründü.

* * *

“altıncı dalga”ya gelindiğinde, bunun devlet içindeki rakip güçlerin bir iç hesaplaşması, ordunun komuta kademesinde ağustos terfileri öncesi bir temizlik kampanyası olduğu tahminleri ayyuka çıktı.

sızdırılan yalan haberler, yayımlatılan gizli belgeler, aleni hedef göstermelerle bir enformasyon savaşı başlatılmıştı.

alenen darbe planı içeren ve gerçek olduğu mahkemece tescillenen bir günlük soruşturulmuyor, birileri yargılanmadan kollanırken, başkaları yargılanmadan mahkûm ediliyordu.

öyle ki “1 numara” arayışı içinde eski cumhurbaşkanı sezer bile “7. dalga”nın adaylarından biri haline sokuldu.

ve dün başsavcı, alışılmadık basın toplantısında “bilgi kirliliği”nden yakınırken bu yayınların çok büyük bölümünün gerçekdışı olduğunu söyledi.

* * *

biz, pozisyonumuzu tekrar özetleyelim:

varlığına neredeyse tanıklık edebileceğimiz bu çetenin, tüm derinliğiyle ortaya çıkarılmasını ve mahkûm edilmesini istiyoruz.

ama bu davanın, “elimiz değmişken tüm muhaliflerimizi bu işe katalım” niyetli bir sindirmenin aracı haline gelmesinden, bazı isimlere “sıra size de gelebilir” diye aba altından gösterilen bir sopaya dönüşmesinden de endişe ediyoruz.

dava edelim, bühtan etmeyelim!

kaynak: milliyet, 15 temmuz 2008

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.