Sait Kozacıoğlu ve Taylan Özgür

hale özgür kıyıcı

haleozgurkiyicibir ölümün ardından konuşmak zordur. kültürümüz iyiliklerle anmayı öğretti bize. toprağımızdan, kültürümüzden bağımsız, aykırı olmayı kendimize yakıştıramayız.

bazen “ama”lı ve “ancaklı” cümlelere sığınırız. ben de üzülerek anne-babasının üzüntülerini, aynı acıları yirmili yaşların başında evlatlarını kaybetmiş bir anne-babanın korkunç ıstırabını yaşamış bir evlat olma adına söylemek ihtiyacını duyuyorum.

bu sait kozacıoğlu ile kavgamı, öfkemi engellemeyen halisane duygularımdır. sait yanlışlarıyla gitti. keşke, ”açıklayamam ben devletle iş yapıyorum!”(*) gerekçesine sığınmak yerine, hiç değilse, onun için ta gerilerde kalan geçmişteki arkadaşlıklar, yaşanmışlıklar adına bir yerlere anılarını yazsaydı. ne kaybederdi?

taylan’ın öldürülüşünün 39. yılında da sait kozacıoğlu basına konuştu.”… ben taylan’ın öldürüldüğünü emniyete alındığımın ertesi günü öğrendim. çenemden de yaralı idim” doğru, çenesinden yaralanmıştı. marmara sinemasının merdivenlerinde… marmara sinemasının üst katı kafeterya idi. oraya yönelmesinin tek nedeni o kafeteryaya çıkmak olabilirdi. ilk müdahalesi girdiği eczanede yapılmıştı. yakalandığı yer eczane idi. aynı günün akşamı babam savcılıkla görüşüp sait kozacıoğlu ile emniyette görüşmüştü. (deniz de o gün istanbul üniversitesi’nden ipe-sapa gelmez nedenlerle alınıp emniyette gözaltına alınmıştı. taylan’ın vurulduğunu sait kozacıoğlu’ndan öğrenmişti.) ve aynı gün savcılık sait kozacıoğlu’nun ifadesini aldı. üzerinden çıkan silah ise emanete alındı. 39 yıl boyunca verdiği ilk ve tek beyanda doğruları anlatmıyordu. kendini ve taylan’ı arabaya sokmaya çalışan polisleri teşhis etmeye teşebbüs bile etmedi. buradan hareketle somut delillere ulaşılabilirdi. yapmadı.

taylan odtü işgallerinden aranıyordu. hüseyin inan ve alpaslan özdoğan’ın gitmemesi gerektiğini söylemelerine rağmen deniz’le beraber istanbul’a doğru yola çıkıyorlar. ankara’dan başka bir grup da geliyor. istanbul’a geliyorlar. üç gün sonra istanbul üniversitesi öğrenci birliği seçimleri var. geldiklerinin akşamı mehmet cantekin vurulur. bu olayı enver avcı’dan dinlemek daha doğru olur. zira bire-bir tanığı…

seçimlerin yapılacağı günün sabahı sait kozacıoğlu istanbul üniversitesi’nde silahla havaya ateş açar. bu davranışı istanbul üniversitesinin devrimci öğrencileri tarafından provokasyon olarak nitelendirildiğinde yanlarına yaklaşan bir kişi taylan ve sait kozacıoğlu ile görüşür. bu kişiyi istanbullular tanımıyor. bu kişiyi tanıyan taylan ve sait. üniversitenin dışına çıkmanın tehlikeli olacağını söyleyen istanbulluların tüm ısrarları fayda etmez. taylan’ın üniversitenin dışına çıkması ise; ancak çok güvendiği bir arkadaşının çağırması ile mümkündür. sait kozacıoğlu’nun üniversitenin dışında polis olduğunu bildiği halde belindeki silahla dışarı çıkması ise her türlü yoruma açıktır. o gün hukuk dekanı orhan aldıkaçtı’nın davetiyle deniz’i yakalamak için zaten birinci şube polisleri üniversite bahçesindedir. deniz’in kaçma veya kaçırılma ihtimaline karşı dışarıda da siyasi polisin olduğunu bilmek durumundalar.

hal böyle iken özerk üniversite içinde silah atmak ve tedbirsiz dışarı çıkmak provokasyondan başka isimlendirilebilir mi?

üniversitenin dışında, caddede park eden siyah bir araçtan çıkan sivil giyimli iki kişi taylan ve sait kozacıoğlu’nu arabanın içine sokmaya çalışır. boğuşma başlar. bu boğuşma esnasında taylan’ın üzerindeki kazak parçalanır, gömlek parçalanır. taylan bir tek atletle kalır. bu arada sivil giyimli kişiler sait kozacıoğlu’nu arabanın içine sokarlar. taylan tek başına kalmıştır. bu boğuşma esnasında sait kozacıoğlu arabadan çıkar; kaçmaya çalışırken sivil giyimli kişilerin bu kaçıştan bir anlık duraksamasıyla taylan da caddenin karşı tarafına geçer. sait kozacıoğlu ise bir eczaneden içeri girer. taylan 2.95 cm vurulur, diğeri ise yakalanır.

yıllarca sait kozacıoğlu’na şu soruları sorduk:

1- istanbul üniversitesi bahçesinde yanınıza gelip sizi dışarıya çağıran kişi kimdi? sizi kim çağırmıştı? nereye gidiyordunuz?

2- mahkemelere niye gelmedin? 1975 yılında dava başladığında sivil toplum örgütlerinde yönetim kadrolarında idin. sizi yakalamaya çalışan sivil görevlileri yakinen gören kişiydin. niye teşhis edemedin? niye üzerindeki silahı deşifre etme ihtiyacı hissedip bahçede havaya ateş açtın?

3- üzerindeki silah savcılık emanetinde kayıp olduğunda, annemin ve babamın çığlıklarını niye duymadın/duyamadın? (1976)

4- taylan’la ilgili yazı yazan gazetecilere niye küfrederek cevap vermedin? korku da insanca bir duygu anlayabilirdik. (susma sustukça sıra sana gelecek. hasan maksut. birgün gazetesi)

basından okuduğumuz kadarıyla 60. yaşını paris’te kutlayamadan vefat etmesine çok üzülmüşler. taylan’ın en son 19. yaşını ailecek kutlamıştık. 20. yaş gününde komer davası ile başı belada olduğundan cezaevinde idi. 19. yaş gününde babam 20 yaş için motosiklet sözü vermişti. 21 yaşında ise öldürüldü.

oğlum sinan taylan da 20. yaşında motosiklet istediğini anneannesine söylediğinde anacığımın hıçkırıklarını anlatmak mümkün değil. geçmişteki bu anıdan haberi olmadan böyle bir talebi olmuştu sinan taylan’ın.

şayet anne-babası yaşıyor ise nasıl evlatlarının ölümüne üzülmüşlerdir. kimse evlat acısı tatmamalı. bu defter daha kapanmadı. tarihin derinliklerinde nice hikâyeler var. ölümünden üzgünüz; gönül isterdi ki binlerle ve devrimci sloganlarla evrene uğurlansın. bunu kendisi istemedi. üzgünüz sırları ile bir kişi daha gitti diye.

ergenekon davasını çok ciddiye alıyoruz. ve takip ediyoruz. kimin eli kimin cebinde göreceğiz. bu ülkede 15000’in üstünde faili bilinmeyen cinayetlerin bir gün mutlaka aydınlanacağı inancını hiçbir zaman yitirmedik. 39 yıldır bu cinayetin peşini biran bile bırakmadık. ortalık yerde ahkâm kesen “aydın”lara rağmen…

jose marti’nin dizeleri gencecik yaşında ölenler için olsun.

ben aydınlık ve özgürlük delisiyim
varsın hainleri gizlesinler,
soğuk bir taş altında
dürüstçe yaşadım ben
karşılığında
yüzüm doğan güneşe dönük öleceğim.

* bu cümle tamamen kendisine aittir. taylan’la ilgili ankara’daki arkadaşlara yaptığı bir itiraftır.

“Sait Kozacıoğlu ve Taylan Özgür” için 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s