Vurdumduymazlık

prof. dr. yakup kepenek

yakupkepenekdemokrasinin en önemli özelliği toplumsal duyarlılıktır.

demokratik duyarlılık iki sayfadan oluşur.

birinci sayfada, adı herhangi bir “yolsuzluğa” karışan yöneticinin görevinden ayrılmasının zorunlu olduğu yazılıdır. demokrasilerde adı yolsuzluğa karışan yönetici, görevinden ya kendiliğinden uzaklaşır ya da bu onurlu davranışı gösteremezse, “uzaklaştırılır”. yolsuzluğun “yasalara” mı yoksa “ahlaka” mı uygun olduğu gibi saçmalıklar konuşulmaz.

ikinci sayfada demokratik yönetimlerin toplumun sorunlarına çözüm bulma sorumluluğu vardır.

günümüzde daha fazla duyarlılık gerekiyor. ekonomik bunalım giderek ağırlaşıyor. işyerleri kapanıyor; üretim düşüyor; işsizlerin sayısı hızla artıyor. bugün, iktidarı ve muhalefetiyle, siyasetin ekonomiye eğilmesinin günüdür.

üstelik seçimlere gidiliyor. seçim, demokrasilerde, kural olarak siyasetçilerin, toplumsal duyarlılıklarını artırır.

***

‘güvenilirlik” sorunu ve işsizlerin çoğunun kadın ya da genç olması bir tarafa, ortada çırılçıplak bir gerçek var.

toplam işsiz sayısı, 15 ocak 2009’da iki milyon 687 bin kişi olarak açıklanmıştı; 16 şubat’ta açıklanan toplam işsiz sayısı iki milyon 995 bindir. aradaki fark 308 bin kişidir; bu sayı, ekim’den kasım’a, yani bir aylık bir zamanda oluşmuş bulunuyor. sayılar, tatil günleri dahil, “bir günde” 10 270 insanımızın işsiz kaldığını kanıtlıyor.

yakın aylarda da işten çıkarmalar artan bir hızla devam ediyor.

***

hükümet, ekonomi politikası konusunda tam anlamıyla bocalıyor.

çünkü günün gereklerine uygun bir esneklik göstererek “devletçilik” yapamıyor. devletin ekonomiden elini tümüyle çekmesini isteyen bir dünya görüşüyle işbaşına geldiği için, kurtuluşu, yine kesinkes özel girişimde arıyor. gelişmiş ülkelerde aylardır süregelen “devletçi” uygulamaları görmezlikten geliyor. kapitalist düzenin gereklerini yerine getiremiyor. düzenin kendi iç işleyişi yönünden de çok yanlış yapıyor. oysa özel girişimcilikle gelişen ekonomiler, abd, ab ülkeleri ve diğerleri, özel girişimin başarısızlığını görüyor ve kamu kaynaklarını –hem de çok büyük tutarlarda—“işsizliği önlemeyi” esas alarak işletmeleri kurtarmak amacıyla kullanıyor.

bizde ise, hükümetin ekonomik yangın konusundaki duyarsızlığı, muhalefetin vurdumduymazlığıyla tamamlanıyor.

muhalefet, ekonomik bunalımdan çıkış için somut öneriler geliştiremiyor. ekonominin hangi ürün ve hizmet üreten sektörlerinin desteklenmesi gerektiği; yerel yönetimlerle de bağlantılı olarak işsizliğe somut “çözüm önerileri” geliştirilmesi; devletin ekonomideki yerinin yeni gelişmelere göre yeniden tanımlanması; ulusal ve uluslararası kurumların, örneğin, ımf’nin yeniden yapılanması konularında türkiye’nin geliştirmesi gereken öneriler muhalefetin aklına gelmiyor!

böyle olunca da muhalefet, iktidarın karşısında, halkın gönül rahatlığıyla oy vereceği bir “seçenek” olamıyor; kendisi için bu en uygun koşullarda bile çıkış yolu oluşturamıyor.

***

ülkemizde yolsuzluklar konusunda yaşananlar, siyasetin tek sözcükle “yüzkarasıdır”. siyaset, iktidarı ve muhalefetiyle adı yolsuzluğa karışanları “ayıklama” işlemini yapamıyor. bu “bozuk yapıdan” ekonominin ağırlaşan sorunlarına çözüm üretilmiyor.

hem kendisini “eleştirenleri”, “sapık” ya da “hain” olarak görenlerden “demokratik duyarlılık” nasıl beklenir?

türkiye demokrasisi, vurdumduymaz değildir; “duymazdır”. bunun “vurdum” kısmı yok. ve o kısım olmadığı için geriye “duymaz” kalıyor. bu sağır siyaset, işsizliğin yıkıcı çığlığını bile duymuyor.

yolsuzluğu duymayan işsizliği duyar mı?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s