hilmi köksal alişanoğlu
16 şubat 2009 tarihinde nevşehir’de halka hitaben yaptığı konuşmada başbakanın dili sürçtü, “eşek ölür, kalır eseri,” dedi. sonra bunu düzeltmeye çalıştı. konuşmasının geri kalan bölümü televizyonlarda gösterilmedi. biz uğraştık, mitingi cep telefonuna kaydeden bir vatandaşı bulduk, parayı bayıldık ve konuşmayı çözümledik:
başbakan: eşek ölür, patlar tekeri…
yardımcısı semavi: başbakanım, yanlış kullanıyorsunuz…
başbakan: pardon! eşek ölür, çıkar şekeri…
yrd. semavi: başbakanım, eşekte şeker olmaz ki! eşek hoşaftan ne anlar!
başbakan: bir pardon daha! eşek ölür, yanar feneri…
yrd. semavi: başbakanım, o fener deniz feneri… eşekle ne alakası var fenerin.
başbakan: gene dilim sürçtü sayın nevşehirliler! eşek ölür, sıkar kemeri…
yrd. semavi: ilahi başbakanım!… ölenin kemeri nasıl sıkar? kemeri sıkılan vatandaş.
başbakan: düzeltiyorum: eşek ölür, kazar siperi…
yrd. semavi: ölenin mezarı kazılır sayın başbakanım, siperi değil.
başbakan: gene olmadı. eşek ölür, zıplar kükeri!
yrd. semavi: küker de ne ki başbakanım?
başbakan: ne bileyim ulan! sen itiraz etme diye uydurdum! her nota maydanoz olmandan da bıktım.
yrd. semavi: medya tefe koyar bizi sayın başbakanım. lütfen düzeltin. hem maydanoz olunan şey not değil, şeydir…
başbakan: has sektir be semavi!
yrd. semavi: gene yanlış kullandınız sayın başbakanım. sektir değil o, doğrusu…
başbakan: kes, uzatma semavi!… sayın vatandaşlarım, kafamı karıştıran hep bu semavi! eşek düşmanı mısın be adam? eşek ölmez sayın nevşehirliler! hep baykal’ın uydurması. bunlar eşek düşmanı. eşeğinki dimdik ayakta… pardon, gene yanlış söyledim! dimdik ayakta olan eşeğin ta kendisi…




Yorum bırakın