hem 68’li hem ergenekoncu olmak mümkün mü?

mustafa lütfi kıyıcı

dinci bir tv kanalında program yapan “liberal” konuşmacılara yöneltilen, “deniz gezmiş yaşasaydı ergenekon’a karşı tavrı ne olurdu?“ şeklindeki bir izleyici sorusuna bir dönemin maocusu ve cuntacısı şahin alpay, ”kesin ergenekoncu olurdu!” diye cevap verdi.

ilginçti.

eski patronlarımdan oya baydar da 14 mart günlü taraf’taki yazısında, darbeciliğe meyilli 68’lilere sitemkâr ve duygusal bir makale yazdı. başlığı, “darbe kuşaklarına açık mektup”…

68’lileri belli fikri kalıpları benimseyen ve aynı kalan kişiler olarak kabul eden bu görüşleri kabul etmek mümkün mü? bir kuşağı, “darbe kuşağı” olarak isimlendirmek ne kadar doğru?

belli ki oya baydar hala 68’li yıllarda, 68’i yaratanlara yönelttiği eleştirilerin ötesine geçememiş bir fikri yapıdaki “dönemdaş”. o yıllarda yaşamış olmakla 68’li olunmuyor. 68’i 68 yapan hiçbir harekete katılmayan, hatta eleştiren/karşı duran, o zaman da sonrasında da eleştirenler de 68’li olmuyor. onlar sadece dönemdaştır. demokratik dayanışma veya tavır adına uğradığı akademik haksızlık nedeniyle “mini işgal“ denilen olayı gerçekleştirdiğimiz oya baydar da bu emek verilmiş sıfatı hak ediyor mu? tartışılır. 68, başkaldırı kültürüyle ilişkilidir.

genelleme yaparak, 68’lileri darbecileri desteklemekle suçlamak… bence bu mümkün değil. dün de değildi; bugün de değildir. sıkıyönetim savcıları bile hazırladıkları iddianamelerde, özellikte dev-genç davalarında, sanıkları aynı kategoriye koymamışlardı. doğrusu da bu idi.

68’de özellikle yön ve devrim gazetesinin etkisi ile ve 27 mayıs darbesini gerçekleştirenlerin iradesine bağlı olmayan siyasal, sosyal kazanımlarının da oluşturduğu iklimde, cuntacılık da elbette ki etken bir siyasal hareketti. 27 mayıstan daha öte kazanımlar sağlayacak bir “ihtilal” beklentisi yaratıldığını, böyle bir iklimi hep birlikte yaşadık.

örneğin; şahin alpay ve halil berktay, aydınlık sosyalist dergi’de –bugünkü aydınlık dergisi ile alakası yoktur- ve türk solu dergisinde –bunun da bu günkü aynı isimli dergi ile alakası yoktur- devrime giden yolu dört aşamaya ayırmış ve öncelikleri küçük burjuva radikallerine yani cuntacı hareketlere veren yazılar yayınlamıştı. bu ve benzer yazılar nedeniyle, fkf’nin dev genç’e dönüştüğü kongrede, bu yayın organlarının bizim yayın organlarımız olup olmadığı konusunda önerge vermiş ve doğu perinçek ekibiyle ayrılığa yol açan tartışmayı başlatmıştım.

mahir sonradan aydınlıkta yayınlanacak olan en etkili konuşmalarından birini yaptı. bu yazılar toplu eserlerini taşıyan kitaplarda vardır. ve darbecilerle köprüleri attık. doğu da (perinçek) doğan avcıoğlu’nun devrim gazetesiyle aynı kata taşınıp, ”proleter devrimci aydınlık”, yani beyaz aydınlık’ı çıkardı. maoculuğu sonradır.

şahin alpay şimdi deniz yaşasaydı kesin ergenekoncu olurdu diyebiliyor. ilginç.

derlemeci oldu diye eleştirdiğim için alınganlık gösteren turhan feyizoğlu’nun deniz ile ilgili kitabından bir iki tanıklık aktarmak istiyorum.

ertuğrul kürkçü’nün başkan seçildiği kongrenin ilk gününün akşamında deniz’in farklı bir liste çıkarttığı söylentileri üzerine, gece saat 2 civarında ışıtan gündüz ile birlikte deniz’in yanına, odtü yurdunda kaldığı mekâna gitmiştim. birlikte devrimci hukuklular örgütü’nü, devrimci öğrenci birliği’ni kurduğumuz, nice eylemleri birlikte organize ettiğimiz, bursa cezaevinden çıktıktan sonra filistin’e gitmek istediği için kılavuz ve filistin fedai kartını verdiğimiz deniz’i son gördüğümün farkında değildim. deniz söylentinin doğru olmadığını, bilinen mücadeleye atılmak istediğini söyledikten sonra, dev genç’ten bizim beklentimizin ne olduğunu sormuş; “yoksa cuntaya mı teslim edeceksiniz!“ diyerek her zamanki şakacı tavrıyla dalgasını geçmişti. orada hala hayatta olan önemli tanıklar vardı.

gene döb’lü arkadaşlarımızdan eyüp yıldırım’ın kitapta aktarılan tanıklığında; deniz’in sağ cunta da gelse sol cunta da gelse kendilerinin dağda olacağını söylediğini aktarır. bu ve çoğaltılabilecek tanıklıklar deniz’in o zaman da bugün yaşamış olsa da ergenekoncu olmayacağının ipuçlarıdır. sehpadaki son sözlerinin hiç mi anlamı yok!

küçük burjuva radikallerini arkalarına alan kişi ve grupların estirdiği rüzgârın hiçbirimizi etkilemediğini söylemek gerçekçi olmaz. dahlimizin mümkün olmadığı, dışımızda gelişen, daha önce de darbe yapmış bir gücün gerçekleştirmesi ihtimal dâhilindeki bir hareketten etkilenmemek de mümkün değildir. kamuoyunu oluşturan bugünkü deyimle, kanaat önderlerinin estirdikleri hava da şarkıdaki gibi “bir sabah ansızın gelebilirim” dizesine uygundu. devrimciler için sorun nasıl tavır alınacağı ile ilgilidir. darbeyi desteklemekle ilgili değil. eğer gerçekleşirse, en az zararla nasıl ayakta kalınabileceği ile ilgilidir.

bugün, dün değildir. kimse de 20’li yaşlarda değil. bu insanlar 12 mart’ı, ziverbey köşkü’nü, mamak cezaevi’ni, selimiye’yi, avcı köşklerini, eczacılık okulu’nu ve çeşitli işkencehaneleri yaşadılar. öyle ki cezaevine gelişi kurtuluş gibi karşıladılar. militarizmin ne olduğunu bedenlerinde yaşadılar. önderlerini darbecilerin katlettiği bir hareket nasıl darbecileri destekleyebilir?

darbeleri ve darbecileri desteklediklerini düşünmek bile ürkütücü.

deniz ve cihan alptekin’in bursa cezaevinden gönderdikleri mektuplar hep “yaşasın halk savaşının zaferi!” sloganıyla biter. mahir’in ise yazıları ortada, kızıldere’deki sloganları kulaklarda…

günümüzde çeşitli kentlerde örgütlenmiş 68 dernekleri tornadan çıkmış, aynı görüşleri paylaşan kişilerden oluşmuş yapılanmalar değildir. varsa eğer -ki vardır- bazıları içinde yer aldıkları bugünkü siyasi oluşumların görüşleri nedeniyle bu izlenimi vermiş olabilirler. ve onlar bugünkü kimlikleriyle 68’in ana damarından kopmuşlardır. darbe isteyenle devrimi özleyen aynı kefeye konulamaz.

sevgiyle kalın, hak bilir olmanız dileği ile.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s