Kızıldere Üzerine Ortak Basın Açıklaması

68’liler Dayanışma Derneği ve Devrimci 78’liler Federasyonu
Kızıldere Üzerine Ortak Basın Açıklaması

kizilderebugün devrim ve sosyalizm mücadelesinin yiğit öncülerinin kızıldere’de katledilişlerinin 37.yılındayız. 30 mart 1972’de mahir çayan, sabahattin kurt, nihat yılmaz, saffet alp, sinan kazım özüdoğru, ertan saruhan, hüdai arıkan, ahmet atasoy, ömer ayna, cihan alptekin, tokat niksar’ın kızıldere köyünde, 12 mart faşist cuntası tarafından katledildiler.

12 mart 1971’de, işbaşına gelen askeri cunta, emperyalizm ve yerli işbirlikçilerinin çıkarları doğrultusunda düzenlemeler yapmak ve yükselen toplumsal muhalefeti sindirmek amacıyla halklarımız ve onun öncü güçlerine karşı saldırıya geçti. gizli nato ordusu yani kontrgerilla destekli “balyoz harekâtı” ile resmi faşist terör kol gezmeye başladı. gözaltılar, işkenceler, baskınlar ile ülke bir büyük cezaevine dönüştürüldü. devrimciler bir taraftan varlıklarını korumak için çaba sarf ederken diğer taraftan da faşizme karşı direnişi örgütlemeye çalışıyorlardı.

on’ları kızıldere’ye götüren ana neden; denizlerin idamının önlenebilmesi için etkili bir eylem yapılması ve “genişletilmiş komuta konseyi” adlı cuntanın gerçek yüzünün teşhir edilmesi düşüncesiydi. on’lar; 30 mart 1972’de, kontrgerilla tarafından kuşatıldıkları niksar-kızıldere’de teslim olmaktansa direnerek ölmeyi tercih ettiler. katliamdan sağ çıkan saffet alp arkadaşımızı kontrgerilla timi anında, olay yerinde başına kurşun sıkarak infaz etti.

kızıldere katliamı ve benzeri cinayetlerin hesabı bugüne kadar sorulamadığı için benzeri olaylar, faili meçhul ya da faili belli cinayetler olarak günümüzde de süregelmektedir. demokrasi mücadelesinin açık kalmış bu hesabı kapanmadıkça, darbecilik geleneği ve onunla iç içe girmiş kirli ilişkiler, cinayet şebekeleri, faili meçhul cinayetler, emek ve demokrasi güçlerine saldırılar, katliamlar, zorunlu nüfus hareketleri ve öznesinin halk olmadığı bu köhnemiş düzen sürecektir.

bugün bir kez daha lanetlemekte olduğumuz kızıldere katliamı ile benzeri cinayetlerin hesabının sorulabilmesinin ancak ergenekon/gladio takviyeli 12 eylül darbe düzeninin tasfiye edilebildiği siyasal ve toplumsal süreçler içinde mümkün olabileceğinin bilincindeyiz.

bu hesabı görecek olan güç ise emek ve demokrasi güçleridir.

kendisi de darbe düzeninin bir unsuru olan, sınıfsal ittifakları, tarihsel geçmişi ve dinsel referansları itibariyle, demokrat olması mümkün olmayan akp ile tarihsel yandaşları ırkçı milliyetçi mhp, dinci fettullahçılar, statüko ve militarizm yanlısı chp’den oluşan bu sistemden 12 eylül’ü ve ergenekon’u tasfiye etmesini beklemek eşyanın tabiatına aykırıdır. ergenekon takviyeli 12 mart ve 12 eylül darbelerinin yargılanarak tasfiye edilebilmesi için, antidemokratik 12 eylül anayasası, içinde darbecilerin yargılanmasını engelleyen geçici 15. maddenin olmadığı katılımcı ve demokratik bir anayasa ile ikame edilmeli, darbelere meşruiyet sağlatan tsk iç hizmet kanunu’nun 35. maddesi kaldırılmalıdır.

devrimci mücadelenin en önemli kesitlerinden kızıldere direnişi’nin 37. yıldönümünde, devrim ve demokrasi güçlerinin sosyalizmi, bu ülkenin sonsuza uzanan kaderi yapacağını bir kez daha ilan ediyoruz. özelde ise halklara ve devrimcilere zulmeden, canına kasteden, katliam ve değişik biçimlerle binlerce insanımızı yok eden suçluların, darbecilerin ve suç örgütlerinin yargılanarak darbe hukukunun sona erdirildiği günlerin çok uzakta olmadığını bir kez daha ilan ediyoruz.

inandığı haklı dava uğruna gerekirse canını veren ve devrimci dayanışmayı doruklara çıkarıp bizlere miras olarak bırakan bütün yiğit devrimcileri kızıldere direnişini yaratanların şahsında selamlıyoruz.

emperyalizme, faşizme ve şovenizme karşı mücadelenin hiç solmayan kan çiçeklerinin, on’ların katledilişlerinin üzerinden bunca zaman geçmiş olmasına rağmen, dipdiri kalmış ve günümüze ulaşıp yön veren bu büyük devrimci mücadele mirasını yaratanların önünde saygıyla eğilmeye geldik.

on’lar bize, insanı insan yapacak ve özgürleştirecek bir başka dünyanın mümkün olduğunu gösterdiler. denizlerin, mahirlerin, ibrahimlerin açtığı mücadele hattından ilerleyip bu uğurda düşen binlerce kardeşimizi minnetle anmaya, devrim ve sosyalizm mücadelesinde bedel ödeyen, baş koyan bütün kardeşlerimizin bitmeyen sınıf kini, öfkesi ve inancını mahirlerin göz kamaştıran devrimci ışığıyla kucaklaştırmaya geldik.

kızıldere direnişi, sadece devrim ve sosyalizm tarihimize altın harflerle yazılan bir isyana ad olmakla kalmadı. onlar, kendilerinden sonraki devrimci kuşakların yaşamlarına bir fırtına gibi girdiler, yüreklerden meydanlara, sokaklara akan, sosyalizme koşan bir büyük tufan oldular. onlar onurumuz oldular. kızıldere dayanışma ve direnişinin günümüze taşıdığı ileti, bize, devrimciler kapatmadıkça hiçbir gücün, hiçbir hesabı kapatamayacağını, emek ve demokrasi mücadelesinden yana bütün güçlerin, olabildiğince geniş ve güçlü olarak inşa edecekleri bir dayanışma hattında kucaklaşmasını, mücadeleyi omuz omuza sürdürmesini emrediyor.

yaşasın devrimci dayanışma.
yaşasın devrim ve sosyalizm.
kızıldere katliamı ve saffet alp cinayeti’nin hesabını soracağız.
gün gelecek devran dönecek, darbeciler halka hesap verecek.

6878dd
68’liler dayanışma derneği * devrimci 78’liler federasyonu
30 mart 2009 ankara

“Kızıldere Üzerine Ortak Basın Açıklaması” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s