Haziran’da Eylül?

prof. dr. yakup kepenek

yakupkepenektoplum, darbe yargılamaları ve belgeleriyle çalkalanıyor. bilgi çağında nelerin gerçek nelerin uydurma olduğu açıklık kazanamıyor. kör parmağım kör gözüne ortamında kamuoyu, bir kör dövüşü değil, körlerin dövüşünü yaşıyor. aylar, bu kısır döngülerle geçiyor.

böyle bir ortamda chp genel başkanı baykal, anayasa’nın geçici 15. maddesinin kaldırılmasını ve 12 eylül darbesini yapanların yargılanmalarının önünün açılmasını istiyor.

baykal’ı bu açılımı nedeniyle kutluyorum.

ancak burada açıklık kazanması zorunlu birkaç nokta var.

birincisi, bir anımsatma. tbmm’nin geçen yasama döneminde anayasa’nın geçici 15. maddesinin kaldırılması için bir yasa önerisi hazırladım ve chp grup başkanlığına verdim. o zamanki chp grup yönetimi, benim bu önerimi kendi deyimleriyle “inceleme”ye aldı. sanırım bu bitmeyen inceleme sürecinin sonucu, istenirse grup kayıtlarında kolayca bulunur.

partilerin sürekliliğini sağlayan geçmiş birikimleridir. chp de kendi geçmişinin bu tür girişimlerinden, zamanlama, gerekçe ve içerik noktalarında yararlanabilmelidir.

ikincisi, akp’nin durumu. iktidar, bir taraftan uydurma olduğu öne sürülen bir belge ile iki haftadır kamuoyunun dikkatlerini başka tarafa çekmenin rahatlığını yaşıyor.

deniz feneri, yolsuzluklar; kadrolaşma, işsizlik, unutturuluyor. diğer iç ve dış önemli sorunların çözümüne yanaşılmıyor.

asıl yıkım süreci ekonomide yaşanıyor. iktidar, ekonomik çöküşü “çocuk oyuncağı”ymış gibi algılıyor. aylardır bu ülkenin ekonomi yorumcularının tamamına yakını 2009’da ekonominin küçüleceğini ve küçülme oranının yüzde 5-6 olacağını vurguluyor. ekonomiyi izleyen tüm uluslararası kurum ve kuruluşlar, ımf’den oecd’ye dek, 2009’da ülke ekonomisinde aynı oranda küçülme öngörüyor. oysa hükümet, yılın yarısının geride kalmasına karşın, ekonomik küçülmenin yıllık eksi yüzde 3,6 olacağını öngörmeye devam ediyor. bir başka anlatımla, hemen hiç kimse türkiye ekonomisini, hükümet gibi görmüyor; neredeyse yarı yarıya farklı görüyor.

iç ve dış sorunlara çözüm bulunması bir yana, bunlar kalıcılaşıyor.

ekonomik ve siyasal ortam, iktidarın, tam bir çıkmaz sokağa girdiğinin ve çırpındığının çok açık kanıtıdır.

ve ana muhalefetin yapması gereken, akp iktidarının yıkıcı çırpınışlarını kamuoyunda çok güçlü bir biçimde sergilemektir. bu gereklidir, ancak hiçbir biçimde yeterli değildir. bu köşede de ısrarla vurgulandığı gibi, chp’nin yapması gereken çözüm önerileri ve seçenekleri üreterek, bunları halkın sahiplenmesini sağlayarak gelecek seçimde iktidar olmaktır.

***

gelelim, haziran’da tam da tbmm tatile girerken getirilen 12 eylülü yapanların yargılanmasına.

aradan 29 yıla yakın bir zaman geçtikten sonra yapılacak bir yargılamanın anlamlı olması için yapılması gereken kimi vazgeçilmez ön çalışmalar olmalıydı.

12 eylül çok ağır bir karanlıktır; aydınlatılması için, yalnızca yapanlarının yargılanmasının önünün açılması hiçbir biçimde yeterli olamaz.

birincisi, yargılama, 12 eylülün tüm kurum ve yasalarının yerine demokratik olanların konulmasının altyapısını oluşturmalıdır. bu bağlamda, adalet mekanizmasına getirilen 12 eylül düzeni; başta yök olmak üzere, eğitimde girilen ilkelleşme ve gerileme süreçleri; siyasi partilerin iç işleyişlerinin, örneğin milletvekili adayı saptanmasının demokratikleşmesi; sendikal ve sosyal hakların sağlanması ve diğer siyasal ve ekonomik ve sosyal haklara getirilen kısıtlama ve sınırlamaların ortadan kaldırılması, yargılamadan çok daha önemli ön koşullardır.

bu ve bunlara koşut noktalarda çözüm ve öneriler getirilmeden istenilen 12 eylül için yargılama süreci, içi boş ve geçici bir istem olarak kalır. ve daha da olumsuzu iktidar partisinin ana sorunları gündem dışı tutmasını çok kolaylaştırır.

sonuçta, ülkeye de chp’ye de, bir kez daha, yazık olur!

“Haziran’da Eylül?” için bir yorum

  1. cehape, kısaca biz postal partisi diyoruz, istemez, isteyemez… gördük isteklerini. yalandan kim ölmüş? bugün ister, iki gün sonra endişelerini dile getirir, 3ncü gün karşı çıkar, ben öyle demek istemedim de der, deroğlu der. kısaca onun adı asker, canı neler ister…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s