Ölümü paylaştılar ama!

mustafa lütfi kıyıcı

68’li yıllara dair bir kitap önerisi

“ölümü paylaştılar ama!”… bu bir kitabın adı… eminim eğer adına deniz, mahir veya 68 ile çağrışım yapan bir isim koymuş olsaydı bizim “bombacı” zihni çetiner, en az 20 küsur baskı yapan ve çok okunan kitaplardan biri olurdu. ancak, onlardan daha gerçekçi olduğu kesin. üstelik bire bir yaşanılmış olayların aktarılmasıdır bu kitap.

alt başlığı “bir ihtilalci… bir fedai… bir devrimci…”dir. onları da eminim kitabı yayınlayan ragıp zarakolu’nun zorlamasıyla kapağa koymuşlardır. ve zihni bunların hepsidir.

harbiye’deyken ihtilalci, hep yazılan bir şiir, sürekli bestelenen bir müzik, notaları kan, gözyaşı ve acı dolu topraklara benzettiği filistin’de bir fedai ve çözüm üretmeyen siyasete karşı ülke için çözüm üretmek zorunda kaldığını söylediği 68’de bir devrimcidir, o.

hani konuşmak kolaydır, ancak yazmak zor deriz ya… zihni bu zoru, arkadaşların da zorlamasıyla başarmış… 68 dönemini öğrenmek isteyenler, hani bunları neden yazmıyorsunuz diyenler için yazılmış ve 2005’te yayınlanmış, 68’i 68 yapan her olayın yer aldığı bir kitap bu. ilk baskısını uğur büke yayınlamıştı. anlatılanlar döb odaklı olsa da dönemin yansıtılmasıdır…

giriş bölümünde şöyle diyor:

“burada adı geçenler olayları yönlendiren ve karar verenlerdir. her dönemin olaylarının birçok kahramanı vardır. ama asıl kahramanlar yaptıklarıyla övünmeyen, “ben bunları vicdanımın ve inançlarımın sonucu olarak yaptım” diyenlerdir. adsız, şansız üzerlerine düşeni yapanlardır. ne mutlu onlara…”

aslında adsız, şansız üzerine düşeni yapan, sıra neferliğini en yüksek kıdem sayanlardandır zihni.

harbiye öğrenciliğinden başlayan, deniz’in de mahir’in de o meşhur “talat’ın üç buçuk adamı” diye takaza ettiği biridir, o. devrimci öğrenci birliği saflarına gelene kadarki askeri öğrenciliği, talat aydemir “ihtilali”ne katılışı ve sonrası cezaevi hayatı, ders alınarak okunacak anılarla başlar kitap. sonrası deniz’li, mahir’li, eylemli yılların anılarıyla devam eder.

hiç sakınmadan mahir’in ayağının dibinde fünye patlatıp bir ay yatağa bağlanmasına neden olur. ve sağlığına kavuşup ayağa kalkabilecek hale gelene kadar bir ay boyunca mahir’e bakar. deniz, “beni filistin’e götür.” dediğinde, “sen benim başıma iş açarsın!” diyerek reddeder ve götürmesini istediği kişiyi de önerir. kazara da olsa kaypakkaya’nın başına sandalyeyi indirir. yılmaz güney ile devrimci ilişkileri de dostçadır… lafını sakınmaz ve hep büyük harflerle konuşur. fısıldadığı nadirdir. ben duymadım.

kitapta 68’in devrimci gençlerinin hep gitmek istediği filistin’deki demokratik cephe’yi de el saika’yı da, israil’de köprü uçurmayı da bire bir yaşadıklarıyla anlatır. kimlerle beraber olduğunu da… ölümüyle yüz binleri ayağa kaldıran kuseyri’yi (mustafa) ikna etmeye çok çalışır ama o farklı bir disiplin altındadır, ikna edemez. üniversite işgalini de, “bombacı” adını almasına eden olan olayları da, 6. filo olaylarını da, 68’li gençliğin önemli kitle çalışmalarından olan üretici köylülerin hakları için yapılan tütün, fındık vs. mitinglerini de atalan/göllücü toprak işgallerini de ve son dev genç kongresinde yazılmamış yaşanılanları da kitapta bulabilirsiniz. deniz’in liderliğine nasıl karar verildiğini de… deniz’i kurtarmak için avrupa’ya gemi kaçırmak için almanya’dan gelenlerle yeniden nasıl cezaevine düştüğünü de…

gün zileli, “1968 gençliğinin nasıl bir düşünsel şekilleniş içinde olduğunu öğrenmek isteyenler, zihni çetiner’in kitap boyunca sıraladığı yorumları okumalıdırlar. o ideoloji için böylesine yaşayan canlı bir tanık bulmak hayli zordur.” diyerek farklı bir yönüne de dikkat çeker.

nedeni sanırım onun; “kitlelerin isteklerine cevap verdiğimiz sürece yatay olarak yayılıyorduk. bu genişleme merkezi bir örgütle yönlendirilemediği için nitelik sıçraması yaparak, etkili olamıyorduk. daha etkin bir konuma gelmek için de bölünüyor, böylece çoğaldığımızı sanıyorduk. oysa bölündükçe etkisizleşiyor, kitlelerden uzaklaşıyor ve onların güvenlerini yitiriyorduk.” şeklindeki önemli tespitleridir.

zihni çetiner farklılığı olan ve bu farkı fark etmenizi umduğum bir kişiliktir. okumanızı önerdiğim kitaba koyduğu isim de, eylemlerden sonra değerlendirme yapmak için oturup konuştuğumuzda belli beceriksizliklerimize kızıp söylediği “sizinle ölüme giderim ancak kenefe gitmem, çünkü üstümü kirletirsiz” diye edeplice yazabileceğim sözünü çağrıştırır.

hani niye yazmıyorsunuz anıları diyen gençler oluyor ya, onlara söyleyeceğim işte bu. zihni çetiner ta 2005’te yazdı, buyurun okuyun demek için yazdım bütün bunları.

sevgiyle kalın

olumupaylastilaramaölümü paylaştılar ama!.. bir ihtilalci… bir fedai… bir devrimci…
yazan: m. zihni çetiner
belge yayınları / yaşam ve anılar dizisi

olumupaylastilaram2
ölümü paylaştılar ama!.. bir ihtilalci… bir fedai… bir devrimci…
yazan: m. zihni çetiner
büke yayınları / genel dizisi

“Ölümü paylaştılar ama!” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s