Kırık Demokrasi =“Yandaş Yargı”

prof. dr. yakup kepenek

yakupkepenekyeni adalet yılı’nın açılışına yandaş yargı kaygısı ve uyarısı damgasını vurdu.

korkuyu yaratan, hükümetin hazırlamakta olduğu yargı reformu adı altında yapmak istedikleridir. hükümetin yaklaşımı, yargı çevrelerinin ağır ancak çok düzeyli eleştirilerine konu oldu. yargıtay ve türkiye barolar birliği başkanları yaptıkları konuşmalarda, yandaş yargı yaratılmasından doğacak karanlığa ve yıkıma vurgu yaptılar.

hükümet, hsyk-hâkimler ve savcılar yüksek kurulu üyelerinin seçiminde tbmm’nin de söz sahibi olmasını istiyor. yargı dünyası, böyle bir hsk oluşumuna yargıyı “daha fazla” siyasallaştıracağı ve hükümete bağımlı kılacağı gerekçesiyle karşı çıkıyor.

yargıtay başkanının şu sözleri, karşı çıkışın nedenini de çok somut olarak açıklıyor:

“türkiye, parlamenter sistemin bütün kurallarıyla işlediği ülkelerden farklıdır. ülkemizde, parlamentonun oluşumunda siyasi parti genel başkanları söz sahibidir”.

türkiye demokrasisinin kırıldığı nokta budur.

***

siyasi partilerin yeni üye yazımından başlayarak yapılanması ve baştan sona işleyişi, tümüyle “tepeden” biçimleniyor. mahallelerde üyelerin katılımıyla yapılan delege seçimlerinden, il ve ilçe kongreleri ve buralardan üst organlara gönderilecek delegelerin seçimine de tüm parti içi seçimler, parti yönetimlerince yaptırılıyor. parti içi seçimler yargı gözetiminde yapılmaz.

parti içi işleyiş, seçimleriyle, aday saptamalarıyla ve diğer çalışmalarıyla, genel başkanın bir sonraki genel kurul ya da kurultayda yeniden seçilmesine göre biçimleniyor. parti içi seçimler ise sadece “genel başkanı yeniden seçmek” amacına dayanıyor. genel başkan, özellikle kendisini seçecek olan kurulun üyelerini, yani delegeleri, tek tek belirliyor; “seçmenlerini” bizzat kendisi seçiyor. genel başkan, kendi partisinin üyesinin doğru “delege seçemeyeceği” anlayışını taşıyor. üyesini hiçe sayan parti yapıları halkı hiçe sayıyor.

bir kurulun üyeleri, o kurulun seçtiği üst yönetim birimlerine aday olabilir. bu temel bir hukuk kuralıdır. türkiye siyasi partileri bu ilkeye uymuyor; genel başkan adayı olmak için, seçmenlerin en az yüzde 20’sinin imzalı başvurusu gerekiyor. genel başkan adayları, “imza toplanarak” açıkça saptanıyor. böylelikle, seçimlerin temel ilkesi olan “gizli oy” uygulaması tamamıyla bir yana bırakılıyor.

aday için imza işi yüzde 20 ile sınırlı kalmıyor; bu sayı aşıldığında da imza atılmasına devam ediliyor. delegelerin tamamına yakını imza verdikten sonra, doğal olarak seçimin sonucu da belli oluyor. yine de tam bir “gülmece” olacak bir tutumla, genel başkan için “gizli” oylama yapılıyor.

parti içi seçimlerde genel başkanın adamlarına, hele hele kendisine oy vermeyenler, dışlanıyor; siyaseten yok ediliyor; siliniyor. ne çalışkanlık ve üretkenlik, ne devamlılık ve parti emeği, ne de uzmanlık değil, genel başkana “mutlak bağımlılık”, parti içi yükselmelerde ve milletvekilliğine aday olmada kesinkes “tek ölçü” oluyor.

***

buradan kaynaklanan birikimli yıkım, parti içi seçim süreci ve bunun işleyişi, demokrasiyi, yalnız parti içinde değil, asıl ülkede katlediyor. parti içinde demokrasi olmayınca ülkede demokrasi oluşturulamıyor.

yasama organı tbmm, yalnız parti “genel başkanlarının iradesini yansıtıyor. bu nedenle tbmm’nin hsyk’na üye seçmesinin yargıyı daha da siyasallaşacağı, yandaş ya da bağımlı kılacağı kaygısını doğuruyor.

gerçekte, burada “zincirleme çözümsüzlüğün” çok ilginç bir örneği görülüyor.
yargı, yıllardır bu demokrasi cinayetlerini “parti içi sorundur, biz karışmayız” gerekçesiyle görmezlikten geldi. parti içi işleyişlerin demokrasiden uzak olmasına ya da uzaklaşmasına mahkemelerce göz yumuldu.

türkiye, yargısıyla, medyasıyla, üniversitesiyle, bu demokrasi cinayetini, hemen her partide aşağı yukarı aynı uygulamalar geçerli olduğuna göre, “cinayetlerini”, sadece seyrediyor. parti içi demokrasi olmayınca, ülkede siyaset tümüyle bir “kör dövüşüne” dönüşüyor, demokratikleşme yönünde adım atmıyor.

hükümet, reform adı altında, bugünlerde otuz yaşına basan 12 eylül faşist rejiminin siyasallaştırdığı, “yandaşlaştırdığı”, yargıyı daha da siyasallaştırma yoluna giriyor. ülke kamuoyu hiç olmazsa buna izin vermemelidir.

One thought on “Kırık Demokrasi =“Yandaş Yargı””

  1. otoriteye bağlı gerici kişilik yapısı

    parti başkanları nasıl oluyor da partinin üyelerini, bir sürü gibi, oradan oraya sürükleyebiliyor? neden acaba parti üyeleri, başkanın otoritesine, hiç duraksamadan, bağlanır? başkanın tartışmasız otoritesini kim oluşturmuştur? başkanın kendisi mi, yoksa zaten otoriteye bağlanmaya yatkın ve hazır gerici kişilik yapısına sahip insanlar mı?

    bugünkü gerici yapısıyla insan, bir otoriteye bağlanmadan kendi ayakları üzerinde durabilir mi?

    gerici insan tipi, otoritesiz yapamadığı için, otoriteyi, ona tapınmak üzere, kendisi oluşturur. oluşturduğu otoritenin yetkilerinin kırpıntısını, artığını, ele geçirdiği her fırsatta, kendi kullanır. bu gerici tip; yargıç da olsa, milletvekili de olsa hiçbirşey değişmez. özgür ve bağımsız düşünmek, körükörüne yandaş olmamak, bir vicdan ve ilerici kişilik yapısı meseledir.

    dünyanın en iyi yasaları, kötü uygulayıcıların elinde, haksız sonuçlar verebilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s