“Umuda Yolculuk”… CHP kurultayında ipi kimler çekti?

hale özgür kıyıcı

haleozgurkiyicihafta sonu chp kurultayını değişik kanallardan izlemeye çalıştık. edip akbayram’ın “vururlar seni merdo” parçasını döndüre döndüre çalmaları ise acaba bir mesaj mıydı?

deniz baykal ve çevresinin ergenekon‘un avukatlığını gereği gibi yapamadığı var sayılarak birileri düğmeye mi basmıştı? bu ani değişmeyi, düğmeye basılış olayını böyle anlamak mı gerekiyordu? yorumların bazısı böyle…

görsel-yazılı medyadan izlediğimiz kadarı ile zaten bu olaylara sebebiyet veren malum ve özel yakınlığı bilmeyen yokmuş meğer… tarafların suskunluğunu buna bağlayanlar var. zamanı gelince de iyi saatte olsunlar servise koymuşlar.

ardında kim var henüz tahminden öte bir şey yok. kimi ergenekon diyor, kimi başka bir şey… öyle ise, ergenekon davasının vekilliğini şimdi kimlere havale ettiler acaba? seçilen başkan ve içlerinde gerçekten chp’nin “kurtuluş”unu bu kongrede görenler, yağmurdan kurtulduk derken, doluya yakalandığının farkında olabilir mi? bu farkında olamamalık yakın tarihi iyi bilmemekten de kaynaklanabilir. unutmayalım ki cehenneme giden yollar da iyi niyet taşlarıyla döşenmiştir.

giden myk ergenekon tarafından sınıfta bırakıldı da o nedenle mi tasfiye edildi? yeni oluşturulan listede değerli insanlar var. ama o listeye ilave edilen bazı isimler var ki insanın tüylerini diken diken ediyor.

bildiğimiz gibi gandi ingiliz emperyalizmine karşı bağımsız hindistan savaşımında bir efsanedir. o aç yatağa girenleri harekete geçirebilenlerin lideri idi. direnişleri de hafızamızdan silinmiş değil. bu benzetmelerle, chp’nin yeni başkanının sonu gandi’ye benzemesin.

meğer ne kadar açmışız umuda… her insanda olması gereken nitelikleri görsel basındaki sunucuların sanki bir faziletmiş gibi anlatmaları ise ayrı bir hikâye. ecevit’te de yaşamıştık bunları. sırf dürüst diye, mütevazı diye, ayakkabısının altı çamura değdi diye, iktidar yapılmıştı. demek ki dürüst siyasiye de açmışız. siyasetin bundan ders çıkarması gerekmez mi?

bizim ülkemizdeki komünist parti politbüro üyelerinden bazılarını tanıma onuruna erişmiş biri olarak, bir kısım medyanın chp yönetimindeki çapsız bir takım insanları politbüro üyesi olarak tanımlamaları ise talihsizliktir. bu tanımlama, “kendini akil” sanan ama yakın tarihle ilgili bilgisi olmadan fikir yürüten akılsızlarındır.

onlar; o politbüro tanımlaması ile gündeme getirilenler, olsa olsa hitler’in generalleri olur.

bu kalın duvarların arkasında kendilerini güvencede hisseden, bu duvarların yıkılmaması için her yolu mubah sayan siyasi ahlaktan yoksun gönül vermişler üzerinde tahakküm sağlayan zihniyetin tarifi sizce nedir?

iç dinamikleri de bu surların içine hapsetmeye kimsenin hakkı yoktur.

sosyalist bir hareket sizi hizaya getirecek ama bizim ömrümüz yetmeyecek.

32. gün programında sille-tokat, ağza alınmayacak kelimeleri kullanabilenleri parti meclisine alan zihniyetin umuda yolculukta söyleyecek pek lafları olmamalı mı, yaşayıp göreceğiz.

televizyonlarda hemen hemen her ergenekon tartışmasında öğretim üyesi olan zat-ı muhteremi de kamuoyu yakinen tanıyor. yeni başladığı köşe yazarlığını da…

sloganlarla konuşmalarını yapanları izlerken vay halimize dedik. söyleyecek lafları ve formasyonları bu kadarın ötesine gidemedi. yazık ki; ne yazık… o coşku, o heyecanla kongreyi izlemeye gelenlere ayıp ettiklerinin bile farkında değillerdi.

herkesin gözünün içine baka baka sırf parti meclisine girebilmek için yalan söyleyenlere ne demeli?

sonuna kadar deniz baykal’ın yanında olduğunu söyleyen biri vardı ki bence saygı duyulması gereken biriydi. diğerleri gibi eğilip bükülmeden her şeyi net bir biçimde açıklıyordu.

iktidar hırsı ve ben merkezli yaşam biçimini seçmiş diğerleri ise kılıçdaroğlu’nun emirlerini yapmak için hazır ve nazır görev bekliyorlar. hele biri vardı ki; ‘ben de o gemiye atlardım!” sözü edildi ki ibretlikti! canlı yayında…

bu verdiğim örnekler o kadar çoğaltılabilir ki…

chp’nin yeni seçilen başkanı ve umuda yolculuğa çıkanlar için, allah bunların şerrinden korusun demekten başka ne söylenebilir. yani edip akbayram’ın kongre boyunca döndürülen “merdo” şarkısı bir rastlantı mıydı, bilemem ama kılıçdaroğlu’nu ve iyi niyeti kesin olan bir grubu cehennemin içine attıkları kesin.

dikkat edin “faşizme geçit” veriyorsunuz.

***

mahsuni şerif’ten merdo’nun dizeleri…

gelme demedim mi merdo?
dönme demedim mi merdo?
vururlar seni merdo,
söylemedim mi?

““Umuda Yolculuk”… CHP kurultayında ipi kimler çekti?” için bir yorum

  1. prof. dr. süheyl batum, encüman-i daniş’in başkanı necmettin karaduman tarafından demokrat parti-anavatan partisi birleşmesinde genel başkanlık teklif edildiğinde “onur duyarım” diye cevaplamıştı. o zaman da aydın doğan medyası tarafından pompalanmıştı. şimdi de chp için pompalandı ve tuttu. az daha chp’ye genel başkan olacaktı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s