türkiye’de ‘0 promil siyaset’ dönemi!

elif sudagezer

siyasetin bir anda ilgi odağı olan ‘alkol’ün siyasi gündemin bu denli yoğun olduğu bir dönemde en gözde konulardan biri haline gelmesi oldukça şaşırtıcı…

2008 yılı eylül ayında moda iskelesi’ndeki içki yasağı üzerine yaptığı bir konuşmada “vatandaşın bir kısmı içiyor mu, buyursun içsin. bir kısmı da içmiyorsa, bırak da o da içmesin. o seni niye rahatsız ediyor? mahalle baskısı, mahalle baskısı deniyor ya, asıl mahalle baskısı bu ülkede ‘ben içmiyorum kardeşim, sen buyur iç’ diyenlere. bunlara yapılıyor mahalle baskısı…” diyen başbakan recep tayyip erdoğan, geçtiğimiz günlerdeki ortaya attığı ‘alkol yerine meyve’ söylemiyle alkol tüketiminin gündemde yeniden yer bulmasına sebebiyet verdi.

başbakan’ın, dünya sağlık örgütü’nün ödül töreninde alkolün meyvelerden elde edildiği gerekçesiyle alkol yerine meyve tüketilmesini tavsiye eden sözleri ‘0 promil siyaset’ dönemini tetikler nitelikteydi.

bir kaç gün sonra ise tbmm sağlık komisyonu başkanı prof. dr. cevdet erdöl, kapalı yerlerde sigara yasağının sloganı olan ‘dumansız hava sahası’nı ilk osmanlı’nın uyguladığını, osmanlı’nın son döneminde trende taşınacak köpekler, tehlikeli eşyalar ile sigara içenler, diğer yolculardan ayrı bölmelerde taşındığını ve buna karşılıksa cumhuriyet döneminde ise her askere günlük 10 gr sigara verilerek sigaranın, asker eliyle teşvik edildiğini dile getirdi.

peki, nedir bir anda peydahlanan ‘o promil dönemi’? ne gereği ya da ne karşılığı var ‘alkolün zararlı olduğu’ gündemini yaratmanın. yoksa özü ‘alkol çok zararlı, biz sizi sizden daha çok düşünüyoruz’ söylemleri ‘gece kulüplerine –çevredekiler rahatsız oluyor gerekçesiyle getirilen ses sınırlandırılması mı meşrulaşacak bizde?

ya da geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan ve hollanda’da yaşayan tamer tabak’ın özel yöntemle ürettiği ve avrupa ülkelerinde ‘wine könig’, ortadoğu ve arap ülkelerinde ‘helal wine’ sloganıyla satışa sunulan şaraplar gibi yeni bir pazar mı “peydahlanacak”?

neye hazırlıklı olmalıyız, neyi ön görebiliyor olmalıyız? içmeyene yapıldığı iddia edilen mahalle baskısının altında içmeye tövbe etmeye mi? meyhane yerine ‘meyvehanelere’ takılmaya mı? içtiği gerekçesiyle ‘ibret olsun diye’ saldırıya uğrayanlara mı oluşan galeyanla?

bence osmanlı- türkiye veya içen-içmeyen gibi ikili karşıtlıklar yaratmaya, olanları da körüklemeye lüzum yok.

üzerine çok düşünmeye, düşündürmeye de… mümkünse “sigara içenler ve köpekler” aynı cümlede geçmesin, kafalar bulanmasın… bir dönemin tiyatro metinlerine konu olan “sağ mıyım, sol muyum? bizim patron solsa sanırım ben de ‘solum’; aman neme lazım, ortada kalmayayım” halet-i ruhiyesine benzer “içkici miyim değil miyim” gibi bir sosyal problematik oluşmasın…

bırakın isteyen alkol alsın, isteyen sade gazozla takılsın…

tbmm sağlık komisyonu başkanı prof. dr. cevdet erdöl’ün açıklamasının tamamına buradan ulaşabilirsiniz!

‘alkol gündemi’yle ilgili diğer yazılarım:

kaynak: elif’in güncesi

“türkiye’de ‘0 promil siyaset’ dönemi!” için 2 yorum

  1. “‘sigara içenler ve köpekler’ aynı cümlede geçmesin..”

    sayın oyg, yukarıdaki cümleye katılıyoruz. bu cümleyi yazanların bunu düzeltmesini istiyoruz.

    sevgili arkadaşın…

    garip

    1. sevgili arkadaşım garip,

      ne has ettin de yorumda bulundun… seni özledim. umarım sana iyi bakıyorlar, göz kulak oluyorlardır.

      sevgiyle kal…

      arkadaşın mazlum…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s