referandum ve milliyetçi hareket partisi

anayasa değişikliğinin kaynağı, millî nitelik taşımadığında yabancı dayatmalarla toplum ihtiyaçlarının dışında, parti anayasası gibi görünecektir. bugün milletimizin önüne getirilen değişikliklere bakıldığında, bunların toplum ihtiyaçlarından kaynaklanmadığı çok açık olarak görülecektir. akp, ab ve abd’nin istekleri doğrultusunda, türk milletinin ihtiyaçlarından kaynaklanmayan bu anayasa değişikliğini milletimize dayatmaktadır. toplum menfaatlerinden uzak olan bu dayatma, toplumda telafi edilemeyecek uzak bir tahribat yaratacaktır.

anayasa değişikliği için uzlaşma arandı mı?

akp’nin anayasa değişiklik paketi uzlaşmadan yoksundur.

anayasa değişiklikleri, toplumların ihtiyaçlarından doğar ve zamanın şartlarına uygun değişiklikler, toplumsal mutabakatla gerçekleştirilir. toplumun yapılan değişikliklerle mutabık olması büyük önem taşımaktadır. çünkü toplumun ihtiyaçlarından doğan değişiklikler; kısa bir zaman için uygulanacak geçici kurallar değil, uzun yıllar toplumun muhatap olacağı ortak bir sözleşme niteliğine sahiptir.

bu durumda; uzlaşma arayışları, uzlaşma ahlakı, uzlaşma kültürü, uzlaşma ortamı ve bunların üzerinde edilecek ittifak, anayasaların etik ve toplumsal kaynağı olmalıdır.

oysa mevcut değişiklikler hazırlanırken muhalefet partilerinin ve diğer siyasal aktörlerin fikirlerine rağbet edilmemiştir.

tbmm’de çoğunluğa sahip akp grubunun, gerek komisyonlarda gerekse genel kurul’da tek taraflı kararı, sonucu belirlemiştir.

türk milleti; önceliklerine, taleplerine cevap vermeyen, olgunlaşırken katkısının sorulmadığı ve başkası tarafından dayatılmış kararlara katılmayarak anayasa değişikliklerine “hayır” diyecektir.

akp anayasası vatandaşın ihtiyaçlarına cevap verecek mi?

anayasa paketi milletin ihtiyaçlarından kaynaklanmamıştır.

anayasa değişikliğinin kaynağı, millî nitelik taşımadığında yabancı dayatmalarla toplum ihtiyaçlarının dışında, parti anayasası gibi görünecektir. bugün milletimizin önüne getirilen değişikliklere bakıldığında, bunların toplum ihtiyaçlarından kaynaklanmadığı çok açık olarak görülecektir. akp, ab ve abd’nin istekleri doğrultusunda, türk milletinin ihtiyaçlarından kaynaklanmayan bu anayasa değişikliğini milletimize dayatmaktadır. toplum menfaatlerinden uzak olan bu dayatma, toplumda telafi edilemeyecek uzak bir tahribat yaratacaktır.

toplumun duyarlılıklarını ve acılarını istismar eden maddelerin pakette yer alması, tesadüf değil; oy avcılığı için özellikle gündeme getirilmektedir. bu, toplumda acıların yeniden yaşanmasına ve cepheleşmeye neden olabilecek tehlikeler içermektedir.

siyasi normalleşme süreci başlatılmadan ve türkiye’yi yönetme kabiliyetini kaybetmiş bugünkü hükümete dayalı siyasi tablo değişmeden, yeni anayasa hazırlanması doğru değildir.

anayasa değişikliği, akp için hesaptan kurtuluş yolu mu?

anayasa paketi, güdümlü ve dış kaynaklı bir sipariştir.

bugün yapılan anayasa değişikliği öncesinde 2007 yılında akp’nin kamuoyunda tartıştırdığı dış kaynaklı sipariş anayasa taslağının; türkiye cumhuriyeti devleti’nin üniter, siyasi yapısı ve kimliğine uygun olmadığı, bu temelleri sarsacak, kabul edilemez hükümler içerdiği bilinmektedir. demokratik haklar arkasına gizlenen “tuzak maddeler”, toplumdan saklanmaktadır.

anayasa; sicili bozuk, sabıkaları kabarık, lekelenmiş ve şaibeli zihniyetlerin değiştireceği bir metin değildir. akp, topluma ak diye yutturmaya çalıştığı karanlık 8 yılın hesabını vermekten kurtulmak için anayasa değişikliğinde, telaş içinde her şeyi istismar edecek kadar korku yaşamaktadır.

akp tarafından yanlı bir biçimde tezgâh altında hazırlanan değişiklikler, çürükle sağlamın, kokmuş ile tazenin el çabukluğuyla ambalajlandığı bir paket içinde tbmm iradesine dayatılmıştır. bu anayasa metni, milletin ihtiyaçlarından uzak, dışarıdan tavsiye edilmiş bir akp anayasası olarak tarihe geçecek ve metnin ömrü uzun olmayacaktır.

anayasa değişikliğinin devletin temel işleyiş düzeni ile ilgisi var mıdır?

anayasa paketi türk hukuk düzenine dayatmacı anayasa anlayışını getirmektedir.

akp, devletin işleyişini kendi çıkarı için bozma çabasında ve cumhuriyet’in temellerini sarsarak millî bütünlüğümüzü yok etmenin peşindedir.

12 eylül’de oylanacak anayasa değişikliği türk devlet geleneğinde var olan hoşgörü ve anlaşma kültürünü yok eden, tamamıyla akp dayatması olarak meclise gelen ve sadece akp oyları ile referandum sürecine taşınan bir anayasa değişikliğidir. bu, demokratik olmayan, dikta özlemi taşıyan bir anlayıştır ve güçlünün her şeyi suiistimal edebileceği düşüncesine dayanır. bu anlayışla olsa gerek ki akp, iktidarı süresince kendi yandaşlarını zenginleştirme dışında ülke yararına herhangi bir yapmamıştır. bu nedenle de küresel kriz, akp yandaşlarına “teğet” geçerken ülkemiz insanını ezip geçmiştir. akp; dayatmacı, sivil dikta görüntüsü çabaları ile zulmünü örtmeye çalışmaktadır.

akp neyin peşinde?

akp’nin anayasa paketi ayrıştırma ve bölme amaçlıdır.

akp’nin demokrasi kisvesi altında sunduğu açılım, esasında bir ‘akp-pkk projesidir’. bu projenin son halkası olan anayasa değişiklik paketi ise hukuki olmayan yollarla güçlendirilecek bir iktidarın, yüksek yargıyı kontrol altına alma girişiminden başka bir şey değildir. ülkede hemen her kurumu vesayeti altına alan akp zihniyeti, demokrasiyle bağdaşmayan ve totaliter rejimleri hatırlatan uygulamalar peşindedir.

akp anayasa taslağının 9. maddesiyle, 1982 anayasasının 84. maddesinin son fıkrasında bulunan, “eylem ve söylemleri nedeniyle partisinin kapatılmasına sebep olan milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine yönelik” düzenleme ortadan kaldırılmaktadır. akp bu değişiklikle mecliste her tür bölücülüğü serbest hâle getirmekte ve bölücü faaliyetleri özendirmektedir. akp, anayasa taslağındaki bu hükümleri ile, başlattığı ülkeyi bölme veya parçalama emellerine, anayasal zemin hazırlamaktadır.

toplumsal uzlaşmayı temsil etmesi gereken anayasa, şimdiden kavganın, ayrışmanın ve kutuplaşmanın odağı hâline gelmiş üzerinde ittifak sağlanacak bir metin olmaktan çıkmıştır.

bu ortamda yapılacak bir değişiklikte anayasa üzerin¬deki tartışmalar barışa değil kavgaya, uzlaşmaya değil çatışmaya kapı aralayacaktır.

anayasa değişikliği demokratikleşmeyi sağlamış mıdır?

anayasa paketi, anayasada var olan düzenlemelerle halkın gözünü boyamaktadır.

anayasa değişikliği adı altında gerçekleştirmek istenenlerin gerçekte demokratikleşme adımları ile ilgisi yoktur. bu değişikliklerin ne demokrasi ile ne insan hakları ile ne de kişisel hak ve özgürlüklerle ilişkisi vardır.

“akp anayasa paket”inin birinci maddesinde getirilen değişiklikler, anayasa’nın sosyal devlet ilkesi gibi maddeleri ile türk ceza kanunu gibi mevcut birçok kanunda zaten düzenlenmiş olan konulardır. eşitlik ve çocuk hakları gibi mevcut anayasa’da veya kanunlarda var olan, değişiklik gerektirmeyen bazı düzenlemeler ile türk halkının gözü boyanmaya çalışılmaktadır. türk halkı bu oyuna gelmeyecek ve bu oyunu, kuranların başına geçirecek olgunluktadır. akp türk halkının saf, cahil ve iyi ile kötüyü ayırt edemeyen “toplama” bir güruh olarak düşünmektedir.

ancak, milletimizin feraseti yüksektir. bütün karşı propagandaya ve işbirlikçi güçlere rağmen uyanık olacak, dik duracak ve doğru olan kararı verecektir. aziz milletimiz o tarihî gün gelip de referandum için oy vermeye gittiğinde, tercihini mutlaka ve ilelebet kardeşçe yaşamaktan yana kullanacaktır.

akp’nin bir türkiye gündemi var mı?

anayasa paketi akp’nin gizli gündemidir.

akp için anayasa’nın değiştirilmesine yönelik girişimde temel sorun, türkiye’nin yeni bir anayasaya veya yargı reformuna ihtiyacı olması değil, akp’nin gerçek niyeti olan siyasi hesaplarıdır. başbakan erdoğan’ın gizli gündemini meşrulaştırmak için tbmm’deki yasama zemini kullanılmış; akp’nin tek taraflı aldığı kararlar demokratik olmadığı gibi, değişikliklerin, milletin ve meclisin değil “akp’nin anayasası” olması gerçeğini de ortadan kaldırmamıştır.

akp’nin amacı; demokratikleşme, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, demokrasinin geliştirilmesi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarında atılım yapılması değildir.

anayasa paketi, türkiye’nin bu alanlardaki ihtiyaçlarına göre değil, akp’nin özel ihtiyaçları ile oluşturulan gizli gündemi ışığında şekillenmiştir.

“hukuk, demokrasi, özgürlük” kavramları akp’nin gerçek amaçlarını gizlemek için ambalaj malzemesi olarak kullanılmıştır.

başbakan erdoğan’ın hayali olan otuz altıya bölünmüş türkiye’yi gerçekleştirmek için, kendisini önleyecek hukuki engellerin “birinci anayasa paketiyle” ortadan kaldırılması hedeflenmektedir.

akp eğitimde fırsat eşitliği adına ne yapmıştır?

anayasa paketi başörtüsü meselesine çözüm getirmemektedir.

akp eğitimdeki eşitlik konusunda en önemli sorun olan üniversiteli bayan öğrencilerin başörtüsü yasağı veya liselerdeki katsayı sorunlarını gündeme dahi getirmemiştir. anayasa paketinde; başörtüsü yasağı, imam hatip okulları mezunlarının yaşadığı sıkıntılar gibi eğitimde fırsat eşitsizliğine yol açan yasakların kaldırılması da yoktur. mhp’nin bu konudaki teklifleri de mecliste anayasa görüşmeleri sırasında akp’lilerce reddedilmiştir. diğer deyişle mhp milletvekilleri, üniversitelerdeki bayan öğrencilerin başörtü yasağının kaldırılması tekliflerini, bu madde kapsamında pozitif ayrımcılık adına eklenmesini defalarca dile getirmiş; ama akp çoğunluğu bu taleplere kulaklarını tıkamış ve teklifleri reddetmiştir.

türkiye’nin gündemi mi değiştirilmektedir?

akp, anayasa paketiyle gündem saptırmaya çalışmaktadır.

akp zihniyetinin amaçlarından biri, kalıcı anayasa değişikliği yapmak değil, yıllardır tek başına iktidar olmanın imkânlarını heba eden uygulamalarının iflasını gizlemek için, anayasa değişiklikleri ile kafa karıştırmak ve gündem değiştirmektir.

zira akp’nin sekiz yıla yaklaşan iktidarı için milletimize söyleyeceği yalan, bulacağı bahane, sığınacağı alan kalmamıştır.

maksadı, ağır şartlarda geçim mücadelesi veren türk milletinin acı gerçeği olan açlık, işsizlik, yoksulluk gibi temel sorunların tartışılmasını önlemek; bunlar üzerine örtü çekerek akp’nin bu alanlardaki karanlık sicilini gözlerden kaçırmaya çalışmaktır.

yokluğun, yoksulluğun, açlığın ve yolsuzluğun gerekçesi anayasa değil, işbaşındaki akp hükümetidir.

anayasa değişince; işten atılanlar geri dönmeyecek, aşsız tencereler kaynamayacak, halkımız fukaralıktan kurtulamayacak, terör bitmeyecek, bölücülük sona ermeyecektir.

milletimizi yokluğa mahkûm etmiş müflis zihniyetin rezaletlerini örtme arayışlarının ve gündemi değiştirme çabalarının maskesi olan “anayasa değişiklikleri”ne “hayır” oyu verilmelidir.

akp anayasası sendikal haklarda gelişme sağlamış mıdır?

akp’nin anayasa paketi memurlara grev hakkı vermemiştir.

akp 2002 yılında memurlara grev hakkı getirileceğinin sözünü vermesine rağmen aradan geçen 8 yıldan sonra, referandum paketinde memurlara grev hakkını vermemiştir. yıllardır yapılan toplu görüşme, toplu sözleşme olarak düzenlenmiştir.

toplu sözleşme hakkı getirilmiştir. ancak bu, toplu görüşmeden farklı sonuçlar doğurmayacaktır. çünkü toplu sözleşmede anlaşma sağlanamaz ise, uzlaştırma kurulu’na başvurulacak, kurulun vereceği karar kesin olacaktır. uzlaştırma kurulu’nun seçimi de yine hükümetin iradesi ile gerçekleşecektir.

akp, grev hakkını vermeyerek kamu çalışanı memurların elinde olması gereken yaptırım gücünü gasp etmiştir. grev hakkı olmadan, toplu sözleşme hakkı bir anlam ifade etmeyecektir.

memurun niteliği, atanması, görev ve yetkilerinin belirlenmesi yine idarenin takdirine bırakılarak, toplu sözleşme ile sadece malî ve sosyal haklarda düzenleme yapılmasıyla sınırlandırılmıştır.

idarenin takdiri, iş güvencesini tehdit etmektedir. bu uygulama, akp’nin atadığı idarecilerin keyfî davranmasına neden olacak ve memurlar olumsuz sonuçlarla karşılaşacaktır.

anayasa değişikliği pkk’nin siyasallaşma yolunu açacak mı?

akp’nin anayasa paketi bölücülere sınırsız milletvekilliği hakkı tanımaktadır.

akp, anayasa değişiklik paketiyle içeriğinden açıkça hiç bahsetmeden açılım adını verdiği ve gerçekte bir ‘ihanet projesi’ olan siyasi planlarına da uygun yasal or-tam hazırlamaya çalışmaktadır. yani bu teklif ile pkk’nın siyasallaşması için anayasal zemin hazırlanmaktadır.

anayasa mahkemesi ile ilgili değişiklikte, yüce divan kararlarına yeniden inceleme yolu açılarak bölücülük ve pkk ile işbirliği suçundan milletvekilliğinden düşürülen ahmet türk ve aysel tuğluk adlı pkk yandaşlarına milletvekillikleri iade edilecek ve bunlar tbmm’ye geri döneceklerdir.

pkk destekçisi milletvekillerini kurtarma görevini üstlenen akp, türk milletinin ve devletinin bekasını korumaktan uzak, bölücülere sınırsız bölücülük yapma fırsatı tanımaktadır.

anayasa değişikliği kuvvetler ayrılığını muhafaza ediyor mu?

akp’nin anayasa paketi , demokrasi kalkanıyla diktatörlük kurmaktadır.

anayasa paketi ile anayasa mahkemesi ve hsyk (hâkimler savcılar yüksek kurulu)’nın yapısı değiştirilmektedir. üye sayıları ve üyelerin atama yöntemlerinin değiştirildiği bu iki kurumun üstüne siyasallaşmanın ve iktidarın gölgesi düşmektedir.

akp hükümeti, tbmm’de sahip olduğu milletvekili sayısının çokluğu sayesinde, yasama görevinin sağlıklı yürütülmesini, tehdit ve korku yaratarak engellemiş; meclis başkanı’nın görevine müdahale etmiş; başbakan kendini yürütmenin başı ilan edip cumhurbaşkanı’nı yok sayarak akp hükümeti’nin memuru durumuna düşürmüştür.

yasama ve yürütmeyi kontrol altına alan akp, yargıyı da ele geçirmek istemektedir. bunun nedeni, 8 yıldır kabarmış olan suç dosyalarından dolayı yargılanma ihtimaline tedbir olarak yüce divan üyelerini kendi memuru yapma telaşıdır. kuvvetler ayrılığının ortadan kalkmasının adı, diktatörlüktür. akp, diktatörlük kurmaya çalışmaktadır.

akp anayasa paketi ile yüce divan’da hesap vermekten mi kaçıyor?

anayasa paketi yandaş yargı oluşturma yolunu açmaktadır.

akp’nin anayasa paketindeki anayasa mahkemesi ve hâkimler savcılar yüksek kurulu ile ilgili düzenlemeler, akp yöneticilerinin kurdukları talan düzeninin hesabını vermekten kaçma operasyonudur. mevcut hükümet anayasa mahkemesi’ne kendilerine uygun hâkimler atayarak, yüce divan’da kendi adamlarına hesap verir gibi yapıp kurtulmayı amaçlamaktadır. türk halkı bu hesapları referandumda “hayır” diyerek bozacaktır. yine, taslağın 18. maddesiyle, “yüce divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir.” şeklinde türk hukuk sisteminde olmayan bir uygulama getirilmektedir. bu düzenleme ile siyasi yasaklı bazı kişilere af yolu açılmaktadır.

hâkimler savcılar yüksek kurulu da, adalet bakanı’nın emrinde bir kurul haline getirilerek, yargı tamamen siyasete teslim edilmekte, yandaş yargı oluşturulmaktadır. her siyasi iktidarın yargıya doğrudan müdahalesine imkân tanıyarak, toplumun adalete güveni yok edilmektedir.

anayasa değişikliği vergi kaçıranlara yeni fırsatlar mı tanıyor?

anayasa paketi ile suçluların yurt dışına kaçışı serbest bırakılmaktadır.

anayasa’nın ‘seyahat hürriyeti’ başlıklı 23. maddesinde yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması nedeniyle ve hâkim kararıyla sınırlandırılmaktadır. mahkemelerin ağır aksak çalıştığı ülkemizde, adı bir suça karıştığı mahkemece tescil edilmemiş suçlulara yurt dışına kaçış kapılarını açan akp sayesinde, beyan edildiğinde idari bir suç olarak kabul edilen vergi kaçırma fiilini işleyenler, hem milletin sırtından para kazanacaklar hem vergi vermeyecekler hem de ellerini kollarını sallayarak yurt dışına kaçabileceklerdir.

suç işlemeye teşvik eden bu madde, toplum yararın¬dan uzaktır. şirket ortaklığı ve ticari birlikteliklerden doğan akp yönetimindekiler, kendileri için de kurtuluşu yurt dışına kaçmakta mı görmektedirler? bu değişiklik, kabul edilebilir olmadığı gibi, devletin menfaatlerine hizmet etmekten de uzaktır.

anayasa değişikliği iktidar yandaşlarına istihdam alanı mı sağlıyor?

akp’nin anayasa paketi ile oluşturduğu kamu denetçiliği kurumu kadrolaşma oyunudur.

idari işlemlerin denetimi bakımından kamu denetçisi’ne başvuru yolunun açılması, devletin demokratikleşmesi konusunda olumlu bir adım olarak takdim edilirken; yargıyı ele geçirmek için her türlü yola başvuran bir zihniyetin bağımsız bir kurum oluşturma ihtimali de yoktur.

kamu denetçiliği kurumu; akp için kadrolaşma alanı olarak kullanılacak, hizmet üretemeyecek, bu kurumda ‘yandaşlar’ istihdam edilecektir.

görev ve yetki tanımı bile açık olarak yapılamamış bir kurumun, görev ve yetkilerinin yasa ile belirlenecek olması, bu kurumun sembolik bir nitelik taşıyacağının ifadesidir. devletin işleyişini denetleyecek bir kurumun görev ve yetkileri akp tarafından belirlenecek olursa, memleketin başı dertten kurtulamayacak demektir.

12 eylül’de neden ‘hayır’ diyeceğiz?

referanduma “hayır” demek, akp’nin:

• uzlaşmaz ve itici tavırlarına,
• başına buyruk siyaset anlayışlarına,
• dayatmacı ve tehditkâr üslubuna,
• millî kimliğimizi tahribat arayışlarına,
• özürlü demokrasi algısına,
• bölücü terörle girdiği sıcak ilişkilere,
• etnik ayrımcı fikirleri temsil eden yıkıcı projelerine,
• farklı düşüncelere yönelik aşağılayıcı tutumlarına,
• uluslararası dayatmalara karşı teslimiyetine

“hayır!” demektir.

akp zihniyeti 12 eylül’le hesaplaşabilir mi?

akp kurmayları 12 eylül’de ne yapıyorlardı?

bugün 12 eylül ile hesaplaşacağını iddia eden başbakan, o günlerde işkencecileri alkışlayarak kendi çıkarları peşinden koşmaktaydı. türk milliyetçileri 12 eylül zindanlarına atılırken başbakan ve bugünkü akp kurmayları karanlık köşelerde ellerini sıvazlayarak önlerinin açılmasını ve sıranın kendilerine gelmesini bekliyorlardı. 12 eylül yönetimiyle yakın olan isimleri kendi aralarına alarak askerî yönetimden pay kapmaya çalışıyorlardı.

akp zihniyetinin, 12 eylül taifesi ile hesaplaşmak gibi bir niyeti olamaz. 12 eylül öncesinde ülkücülerin karşısında cephe oluşturan şer güçler, bugün akp’nin sadık yoldaşları olmuşlardır. akp zihniyeti kendilerine iktidar yolu açmış olan 12 eylül darbecilerine minnet borçludur. bugünkü ağırlama ve görüşme trafiği de bu ilişkinin açık bir ispatıdır.

başbakan grup toplantısında 1980’lerde idam edilen gençlerin son mektuplarına yer vererek gözyaşına bürünmüş yalanlarıyla 12 eylül mağdurlarını istismar etmiştir. üstelik de ülkücü şehit mustafa pehlivanoğlu’nun aziz hatırasına saygısızlık içerisinde mektubunu sansürleme cüretini göstermiş; mektupta yer alan milliyetçilik kavramlarını yok sayarak işine geldiği gibi okumuştur. bu tavır, türk milletini hafife almaktır.

tüm bunlar göstermektedir ki akp zihniyeti darbecilerle hesaplaşmak değil, ülkenin bütün değerlerini kendi çıkarları uğruna istismar etmek peşindedir.

12 eylül darbecileri gerçekten yargılanabilecek mi?

akp’nin anayasa paketi, 12 eylül ile hesaplaşma değil, 12 eylülcüleri aklama operasyonudur.

anayasa paketinin 24. maddesiyle, 1982 anayasası’nın geçici 15. maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır. bu değişikliğin 12 eylül işkencecilerini yargılama imkânı sağlayacağı gibi bir yalanı iktidar yandaşları sürekli dile getirmektedir. oysa hukukun genel ilkeleri (zaman aşımı, sanık lehine kanunun uygulanması mecburiyeti ilkeleri gibi), sadece anayasa değişikliği ile böyle bir imkânın sağlanamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. bu nedenle, 12 eylül işkencecilerinin hesap vermelerini sağlayabilmek adına, anayasa görüşmeleri esnasında mhp aşağıdaki teklifi sunmuştur ve teklif akp oyları ile reddedilmiştir.

“12 eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanan türkiye büyük millet meclisi’nin başkanlık divanı’nın oluşturulduğu tarihe kadar geçen süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini türk milleti adına kullanan millî güvenlik konseyi’nin, bu dönemde kurulmuş hükümetlerin ve danışma meclisi’nin her türlü karar ve tasarruflarını uygulayan idare, yetkili organ, merci ve görevliler tasarruflarından dolayı yargılanabilir.

açılacak davalarda zaman aşımı süresi bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte işlemeye başlar.”

akp mhp’nin yukarıdaki teklifini reddederek, amacının 12 eylül işkencecilerini yargılamak değil, 12 eylülcüleri aklamak olduğunu açıkça ortaya koymuştur. diğer bir deyişle akp, 12 eylülcüleri yargılama yolunu açacak anayasa değişikliklerinin önünü tamamen kesmektedir.

anayasa paketi 12 eylül işkencecilerini kurtaracak mı?

akp anayasa paketiyle 12 eylülcülere yargı yolunu kapatmıştır.

anayasa değişiklik paketi, 12 eylül darbesini yapanlara yargı yolunu kesinlikle açmamaktadır. akp’nin “12 eylül’den rövanş alınacağı” propagandası kesinlikle gerçek dışıdır. üstelik akp’nin 12 eylül ürünü bir zihniyet olduğu unutulmamalıdır.

mhp, 12 eylül anayasası’nın değiştirilmesinden yanadır. değişikliğin şaibeli hâle gelmiş mevcut 23. dönemde değil, 2011 yılında yapılacak genel seçimler sonrası 24. dönem tbmm’nin yenilenmiş iradesi ile gerçekleşmesini istemektedir.

mhp’nin “geçici 15. maddenin anayasadan çıkarılmasının, 12 eylül zulmünü yapanları yargılamaya yetmeyeceği belirtilerek, yasanın yürürlüğe girmesinden sonra zaman aşımının başlatılması” konulu 2 ekim 2007 tarihli önergesi akp tarafından reddedilmiştir.

bu tavrıyla akp’nin 12 eylül zalimleriyle hesaplaşmak gibi bir meselesi olmadığı ve paket hâlinde oylanacak anayasa değişikliğinde evet oylarının sayısını artırmak için mağdur ve mazlum insanımızı istismar ettiği gerçeği gözler önüne serilmiştir.

mhp’nin zaman aşımıyla ilgili önergesi, akp tarafından reddedilmeseydi, geçici 15. maddenin kaldırılmasıyla 12 eylül zalimlerinin yargılanması mümkün olacaktı.

akp, mhp’nin ‘zaman aşımı’ önergesini reddederek, 12 eylül’ün işkenceci katillerini hesap vermekten kurtarmıştır. ancak bugün halkımıza yalan söylemektedir.

milliyetçi hareket partisi’nin anayasa değişikliğindeki tavrı nedir?

dayatmacı zihniyetten uzak yönetim anlayışı

akp’nin kendi başına hazırladığı ve yasalaşması için her türlü baskıyı uyguladığı anayasa değişikliklerinin tbmm genel kurulu’ndaki oylamaları esnasında genel kurul salonu’nda hazır bulunan ve “red” oyu veren tek parti milliyetçi hareket partisi olmuştur. partimizin “red” oyunun arkasındaki gerçeklerin esasını, anayasa değişikliklerinin muhtevasından da önce sürecin işleyişi, ahlakı ve yöntemine ilişkin itirazlarımız teşkil etmiştir.

1982 anayasası’nda en geniş kapsamlı değişikliğe iktidarda olduğu 57’inci hükümet döneminde imza koyan milliyetçi hareket partisi, günümüz şartlarının gerektirdiği ve türkiye’nin layık olduğu çağdaş normlarda ve toplum sözleşmesi niteliğinde bir anayasa yapmak üzere gerekli değişikliklerin yapılmasının lüzumuna inanmaktadır. ancak bu değişikliğin;

• toplumun tamamının beklentilerini dikkate alan geniş bir görüşle,
• farklı görüş ve düşünceleri dinleyen, başkalarına saygı gösteren bir anlayışla,
• ahlaka uygun yöntemlerle,
• herkesin katkısının görüleceği tam bir uzlaşma arayışı ile yapılması gerektiğini ısrarla savunmuştur.

sorumlu parti yaklaşımı

sorumlu ve uzlaşmacı siyaset anlayışımızın bir gereği olarak mhp, anayasa değişikliğinin usulüne ilişkin görüşlerini kamuoyu ile paylaşmıştır. bu çerçevede;

• anayasa değişimi için tbmm’de temsil edilen siyasi partilerden teşekkül edecek bir “anayasa değişikliği uzlaşma komisyonu” oluşturulması,

• değişiklik talepleri üzerinde bu komisyonun mutabakata varacağı maddelerle ilgili “demokratik sözleşme” yapılması,

• üzerinde uzlaşılan değişikliklerle ilgili onayın 24’ncü dönem tbmm’nin iradesine bırakılması önerilmiştir.

sürece yapıcı katkılarda bulunmak, yol göstermek, mutabakat zemini oluşturmak, sağlıklı ve sağduyunun hâkim olduğu gerçek demokratik anlayışı oluşturmak için, anayasa değişikliklerine ilişkin önerdiğimiz bu yol ve yöntemler diğer partiler ve özellikle akp nezdinde rağbet görmemiştir.

sorumlu parti anlayışı

anayasa değişikliğinin yasalaşma sürecindeki acelecilik ile nezaket ve uzlaşmadan uzak tek taraflı dayatmalar; demokratik bir anayasanın hazırlanmasına yönelik geniş tabanlı, tartışmaya, görüşmeye ve uzlaşmaya açık müzakere şartlarının oluşmadığını göstermektedir. akp bu şartları hazırlamaktan ısrarla kaçınmıştır.

akp’nin anayasa’yı değiştirmedeki üslup, yöntem ve zamanlaması, mhp’nin bu konuda kamuoyu ile paylaştığı görüşlere uygun düşmediği ve tbmm zemininde uzlaşma aranmadığı için, partimiz akp’nin tek taraflı olarak dayatmak istediği anayasa değişiklik paketinin, bölücülüğün yolunu açan ve yargıyı yandaşlaştırmak isteyen içeriği yanında, bütününe prensip olarak karşı çıkmış ve referandumda oyunun “hayır” olacağını ilan etmiştir.

milliyetçi hareket partisi anayasa değişikliğine nasıl bakıyor?

mhp’nin “toplumsal uzlaşı” anlayışı

milliyetçi hareket partisi’ne göre anayasamız, millî ve üniter devletin temeli olan “hâkimiyet-i millîye”nin yerleşmesine ve yaygınlaşmasına imkân vermelidir. bu yaklaşım, milliyetçi siyasetin ve milliyetçiliğin vazgeçilmez temel değerlerini yansıtmaktadır. anayasa değişikliklerinde vazgeçilmez ölçümüz anayasa’mızın başlangıç ilkelerinde anlamını bulan temel değerlerdir.

milliyetçi hareket partisi, ülkemizin 21’inci yüzyılın ilk çeyreğinde, üzerinde geniş mutabakatın sağlandığı, güçlü bir “toplumsal uzlaşma belgesi” hüviyeti taşıyan anayasayla yol almasını arzulamaktadır. ancak, hiç kimse partimizden, toplumumuzun bireylerine çağdaş hak ve özgürlükleri sunarken, onların varlık nedeni ve biricik sosyo-kültürel kaynağı olan milletimizin birlik ve beraberliğinin zedelenmesine, devletin yapı taşlarının tahrip edilmesine müsamaha göstermesini beklememelidir.

anayasal demokratik düzenin sağladığı meşruiyet zeminini istismar ederek, bölücü ve yıkıcı emeller için vasat oluşturmak ve ülkemizi küresel senaryolar payandası hâline getirmek isteyenlere karşı durmak ve vatandaşlarımızı bu tür tehdit ve tehlikelere karşı da uyarmak siyasi varlığımızın en önemli nedenidir.

bugüne kadar mhp, ülkemizin hayrına olacak yasalaşma süreçlerine destek sağlarken, ülkemizin zarar göreceğini düşündüğü girişimlerin karşısında yer almıştır.

mhp’nin olumlu katkıları

milliyetçi hareket partisi, demokratik rejimin krizden çıkarılması ve normalleşme süreci başlatılmasına katkıda bulunmak mülahazasıyla, hükümet’in getirecekleri de dâhil makul ve meşruiyet sınırları içinde kalacak her öneriyi iyi niyet ve samimiyetle değerlendirmeye hazır olduğunu ifade etmiştir.

anayasa değişikliğine ilişkin olarak tbmm’de “anayasa hazırlık ve uzlaşma komisyonu” kurulması için meclis başkanlığı’na başvurmuştur. mhp’nin bu önerisi üzerine tbmm başkanınca siyasi partilere yapılan “uzlaşma komisyonu kurulması ve komisyona üye verilmesi” çağrısına da olumlu cevap vermiştir.

mhp’nin birçok defa iyi niyetli olarak ortaya attığı anayasa ve yasa değişikliğine ilişkin teklifleri, başta akp olmak üzere siyasi partilerce kabul görmemiştir.

başörtüsüyle eğitimlerine devam edemeyen üniversite öğrencilerinin mağduriyetine son verilmesi ama-cıyla, mhp’nin çağrısı ve öncülüğü ile anayasa’nın 10. ve 42’nci maddelerinde değişiklik öngören düzenleme mhp’nin katkılarının sonucudur. mhp her zaman olduğu gibi ülke ve millet yararına girişimlere desteğe hazırdır.

mhp’nin iyi niyetli çabaları

mhp anayasa değişikliği kapsamında bireysel planda cezai soruşturma yapılması ve yaptırım uygulanması için milletvekili dokunulmazlığının da yeni bir düzenlemeye tabi tutulmasını önermiştir.

anayasal kurumlar arasındaki yetki çatışmasını önlemek amacıyla, anayasa mahkemesi’nin görev ve yetkilerinin demokratik meşruiyet zemininde ve anayasal çerçeve içinde kalınarak gözden geçirilmesi ve anayasa’nın siyasi partilerle ilgili hükümlerinin ve parti kapatma rejiminin yeni bir anlayışla ele alınarak bu konuda yeni bir anayasal çerçeve belirlenmesi gereğine işaret etmiştir.

milliyetçi hareket partisi’nin, anayasa değişikliklerine ilişkin görüşleri sadece ifade seviyesinde kalmamış, ortağı olduğu 57’nci hükümet döneminde 12 eylül 1980 darbesinin ürünü olan anayasa’nın getirdiği, siyaset alanını daraltan yasakları ve engelleri kaldırmak adına en kapsamlı değişikliklerin yapılması için liderlik etmiş ve çok önemli katkılarda bulunmuştur. bu değişiklikler tbmm’de geniş bir mutabakatla gerçekleştirilmiştir.

akp’nin anayasa paketi’ne neden “hayır” denmeli?

türk milleti, referandumda hayır oyu kullanarak:

• bölünmeye, parçalanmaya, ayrışmaya, farklılaşmaya ve kutuplaşmaya “hayır!” diyecektir.

• teröristle kucaklaşmaya, terörle yaşamaya, teröre boyun eğmeye, teröre teslimiyete, açılım denilen yıkıma “hayır!” diyecektir.

• millî devletin, üniter yapının, millî kimliğin, millî dilin yıkılmasına, millî birliğin tahribine “hayır!” diyecektir.

• türk milletinden yeni milletler çıkartmak için girişilen alçakça tahriklere ve otuz altıya bölme arayışlarına “hayır!” diyecektir.

• içerden ve dışarıdan tam bir husumet kuşatmasına maruz kalarak millî birliğimiz ve millî bekamıza yönelmiş hain emellerin gerçekleşmesine “hayır!” diyecektir.

• toprak bütünlüğüne ve devlet yapısına yönelik tehditlere ve saldırılara karşı teslim diyecektir.

• millî kimlikte değerlerin istismarı ve alt kültürlerin okşanması ile ortaya çıkan ağır tahrikler ve yozlaşmaya “hayır” diyecektir.

• dış işlerde taviz ve teslimiyete, iç işlerde, çaresizlik, ilkesizlik, kayırmacılık ve aymazlığa “hayır!” diyecektir.

• türk milleti ile yarım kalmış hesabı olanlara, ecdadımızın şanlı tarihinden utanç duyanlara, vatanımızı sevr şartlarına götürmek isteyenlere “hayır!” diyecektir.

• şehide “kelle”, katile “sayın”, eşkıyaya “ağabey” diyenlere ve imralı’dan terörü yönetmeyi demokratik bir hak, kandil’den saldırıları meşru görenlere “hayır!” diyecektir.

• vatan için hayatını vermiş evlatlarımızın ardından anadolu’dan yükselen “şehitler ölmez, vatan bölünmez!” haykırışlarını tahrik sayanlara “hayır!” diyecektir.

• türk milletini çözmek, türk devletini bölmek için dayatma projeleri üreten güçlerin oluşturduğu şer ittifakına “hayır!” diyecektir.

• “tarihle yüzleşme” adı altında ecdadımıza yapılan hakaretlere, isyan elebaşlarını alkışlayan zihniyetlere “hayır!” diyecektir.

• yıllardır kurtulamadığı yokluğa, yoksulluğa,yolsuzluğa, bunları örtmek için oynanan oyunlara “hayır!” diyecektir.

• annelerimizin gözleri yaşlı, gençlerimizin umutsuz, yetişkinlerimizin işsiz, çocuklarımızın eğitimsiz, toplumun karamsar ve pusulasız olmasına “hayır!” diyecektir.

• yolsuzluk yapanlara, yetim hakkına el uzatanlara ve buna seyirci kalanlara “hayır!” diyecektir.

• vurguncuların, soyguncuların, haram lokma yiyenlerin hesap vermekten kaçmasına “hayır!” diyecektir.

• toplumsal huzursuzluk alanlarının genişlemesine, cephelerin derinleşmesine, ülkemizin yeni bir krize sürüklenmesine “hayır!” diyecektir.

• ihanet, talan ve yıkım şebekelerinin tahribatı sonucu, türkiye’nin daha ezik, daha yoksul, daha çaresiz bir ülke durumuna düşürülmesine “hayır!” diyecektir.

• sözde darbelerden hesap sorma, vesayet kaldırma, demokrasi getirme gibi değerler üzerinden yapılan istismarlara “hayır!” diyecektir.

• demokrasi adına paketin içine serpiştirilmiş cazip tuzaklara düşmeyecek, nihai oyunu görerek karanlık niyetlere “hayır!” diyecektir.

• defalarca değişen anayasalara rağmen bir türlü değişmeyen kara talihinin devamına mutlaka “hayır!” diyecektir.

• referanduma ‘evet’ demekle sekiz yıllık yıkım sürecinin artarak devamının geleceğini bilerek, kaderine biçilmek istenen kefene “hayır!” diyecektir.

• açlığa, adaletsizliğe, ahlaksızlığa ve asayişsizliğe “hayır!” diyecektir.

• yokluğa, yoksulluğa, yozlaşmaya, yabancılaşmaya ve yalanlara “hayır!” diyecektir.

• çürümeye, çözülmeye, çöküşe ve çaresizliğe “hayır!” diyecektir.

• krize, kargaşaya, kaosa, korkuya, kutuplaşmaya, kavgaya, karanlığa “hayır!” diyecektir.

• peşmerge ile işbirliğine “hayır!” diyecektir.

• kanlı küresel oyunlara “hayır!” diyecektir.

• bölünmüş türkiye projelerine “hayır!” diyecektir.

• yeni habur törenlerine “hayır!” diyecektir.

• anayasa değişikliğine “hayır!” diyerek, akp’ye “hayır!” diyecektir.

‘pkk’ açılımın adı; ‘hayır’ de, vur tokadı!

‘hayır’ de, hayır bul; vebalden kurtul!

‘hayır’dır inşallah…

sivil dikta’ya ‘hayır’!

özün sözün bir olsun, ‘hayır’ de, yüzün gülsün

pkk’ya habur’u, türk gençliğine kabri layık görenlere ‘hayır’!

özüne dön, sözüne dön, ‘hayır’ de, kendine dön!

vatanseverle bölücüyü ayır, işbirlikçi akp’ye ‘hayır’!

‘hayır’ de! boz oyunu; kazdırma artık kuyunu!

işçi, memur, sözleşmeli, ‘hayır’da birleşmeli

‘şehitler ölmez, vatan bölünmez!’ ‘hayır!’ dersen, bölücü hainler gülmez!

hayır duanız yeter…

her işte bir ‘hayır’ vardır

bir ‘hayır’ da sen işle!

habur’u unutturma, ‘hayır’ de, bu oyunu yutma!

‘ne mutlu türküm diyene!’ ‘hayır’ de, türk adını silene

tek parti diktasına ‘hayır’!

ihtiraslara, fitne ve fesatlara ‘hayır’!

habur törenlerine set çekmek için ‘hayır’!

12 eylüllerin istismarına ‘hayır’!

ülkücülerin üzerinden nemalanmaya ‘hayır’!

‘şehitler ölmez vatan bölünmez’ demeyi tahrik sayanlara ‘hayır’!

‘askerlik yan gelip yatma yeri değildir’ diyenlere ‘hayır’!

‘ananı da al git…’ diyenlere ‘hayır’!

‘gözünü toprak doyursun’ diyenlere ‘hayır’!

şehide ‘kelle’, katile ‘sayın’, eşkiyaya ‘abi’ diyenlere ‘hayır’!

ülkücü şehitlerimizi istismar edenlere ‘hayır’!

milli varlığımızı yabancılara peşkeş çekenlere ve yabancılaşmaya ‘hayır’!

vatan severle bölücüyü ayır, işbirlikçi akp’ye ‘hayır’!

‘hayır’, ‘hayır’, yüzbinkere ‘hayır’!

kaynak: milliyetçi hareket partisi

“referandum ve milliyetçi hareket partisi” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s