referandum ve türkiye sosyalist işçi partisi

tayyip banayasası’na hayır! hayır! hayır! hayır!

“12 eylül’ün ürünü olan 1982 anayasası olağanüstü koşullarda hazırlandı ve olağanüstü koşullarla halkoyuna sunularak yüzde 95’lere varan bir oranla kabul edildi. çünkü 12 eylül faşistleri kitlelerin üzerinde tam anlamıyla bir korku yaratmışlar yığınların hayır demelerine de fırsat vermemişlerdi. dolayısı ile korku yaratarak aldıkları oyların sonucundan da beşi bir yerde generaller övünç duyan açıklamalar yaparak övünmüşlerdi. türkiye sosyalist işçi partisi olarak bizler hayır oyu kampanyası açmış birçok sandığa parti amblemli bildiriler koyarak anayasa’ya hayır demiştik. bu kampanya sonrası ise pek çok sayıda partili arkadaşımız tutuklanmış ve işkence görmüşlerdi.”

bu kez de tayyip’in banayasasına hayır

bizler çok iyi biliyoruz ki, akp’nin getirdiği anayasa değişikliği ile 12 eylül faşist darbesinin ürünü olan 1982 anayasası arasında gerçekte hiçbir ayrım yoktur. bununla birlikte solculuktan liberalliğe çark eden pek çok kimse tayyip banayasasına evet diyecekleri yönünde açıklamalar yapıyorlar. gerekçelerini ise hiç yoktan bir adım atılmış görüşüne dayandırıyorlar. bu liberal solcu döküntülerinin dile getirdikleri gibi gerçekten bir adım atılmış mıdır, yoksa bu banayasa ile gözlere kül üfürülmek mi istenmektedir. bu sorunun yanıtını vermek hiç de zor değildir. akp’nin yaptığı anayasa değişikliğinde gerçekte sahip çıkılacak hiç mi hiçbir yan yoktur. göstermelik kimi değişikliklerse baştan aşağı içine tuzaklar serpiştirilmiş gerici ve 12 eylül anayasası ile içerik olarak ayrımı olmayan değişikliklerdir. bu değişikliklerle yargı öyle bir duruma getirilmek isteniyor ki, yargı yürütmenin isteğinin dışına çıkamasın. zaten varlığı ile özel olan mahkemeler akp eliyle daha da özel hale getirilecek ki, bu gelecek açısından karanlık günlere işaret ediyor. 12 eylüle karşı çıkmak söyle dursun 12 eylül savunulmasına karşın nasıl olmaktadır da tayyip ve yandaşları kendileri gibi düşünmeyenleri sürekli olarak 12 eylül’ü savunmakla suçlayabiliyorlar?

bu konuda akp’nin gerçek yüzünü anlamak istiyorsak iki noktaya bakmamız ve bir yargıya varmamız kolaylaşacaktır. 12 eylül’ün başı: “asmayalım da besleyelim mi” diyen kişi kimdir? kenan evren. kenan evren’i köşke kim çağırıp kendisiyle düşün alışverişinde bulunmaktadır: abdullah gül. peki, nasıl olmaktadır da 12 eylül’e her fırsatta karşı olduklarını söyleyen bu akp’liler böyle davranabilmektedir? demek ki ortada açıktan açığa bir göz boyama söz konusudur ki, akp bunu işbaşına geldiğinden bu yana yapmaktadır. ya peki yök’ün değiştirilen anayasa maddelerinde yer almamasına ne denilmelidir? bu konuda anlaşılacak denli açıktır. akp bugün yök’ü ele geçirmiştir ve 12 eylülün bir anayasal kurumu olan yök’e bu nedenle dokunulmamaktadır. çünkü akp, yök aracılığı ile hem üniversitelerde kadrolaşmayı, hem de üniversite öğrencilerini kendi görüşleri doğrultusunda koşullandırarak taraf yapmayı kendisi için daha yararlı bulmaktadır. bu yüzden de işbaşında değilken yök’ü kaldıracaklarını söyleyenlerin bugün seslerinin çıkmamasındaki hikmet bunların demokrasi anlayışlarının da hikmetlerle dolu olduğun göstermektedir.

anayasa kuşkusuz hazırlanırken başta işçi ve emekçiler olmak üzere onların örgütlerinin hiç mi hiç düşüncesi alınmadığı gibi, akp kendisi dışında bulunan sistem partileriyle bile uzlaşma arayışına girmemiş meclisteki üstünlüğüne dayanarak bir banayasa yapmaya kalkışmıştır. akp’nin getirdiği bir tek parti kapatmalarla ilgili anayasa maddesi meclisten geçmemiş, diğer maddeler referandum koşuluyla kabul edilmiştir. mecliste kabul edilmesine karşın chp anayasa mahkemesi’ne başvurarak değiştirilen anayasa maddelerinin iptalini istemiştir. anayasa mahkemesi ise esasa da girerek maddeleri ele almış, anayasa mahkemesinin ve hakimler ve savcılar yüksek kurulu’nun oluşumu ile ilgili özde bir şey ifade etmeyen değişiklikler yaparak (yani meclisin yerine kendisi düzenlemeler yaparak) değiştirilen anayasa maddelerinin tümünün halkoyuna gidebileceği hükmüne varmıştır. işte bu nedenle önümüzdeki 12 eylül pazar günü akp’nin banayasasının kabulü veya reddi için halkoylaması vardır.

halkoylamasında evet ya da hayır oyu için gerekli propaganda çalışmaları da başlamıştır. akp evet’i kapmak ve bir yıl sonra yapılacak seçimlerde iktidarını korumak için oylamaya bütün ağırlığını koymaktadır. akp grup toplantısında recep tayyip erdoğan’ın ağlayarak erdal eren’den, necdet adalı’dan ve mhp’li mustafa pehlivanlı’dan söz etmesi ise gerçek duygularını değil yaptığı takkiyyeyi yansıtmaktadır. bu yüzden de daha da önemlisi akp tayfasının politik çizgisi nedeniyle desteklenmesi anlamına gelecek olan banayasaya evet demek o gerici saflarda yer almak demektir. boykot ise arkasında durulamayan devrimci demokrat bir anlayışın hareket bereket teorisini yansıtır ki, bu tutum da son tahlilde akp ile aynı çizgiyi paylaşmak olur. sonuç olarak 12 eylül pazar günü önümüze gelecek olan sandıkta bütün ilericiler, devrimciler ve sosyalistler hayır oyu kullanmalıdırlar. hayır oyu kullanırsak 12 eylül anayasasını desteklemiş oluruz benzeri düşüncele taşıyanlara ise bir sözümüz vardır: örneğin biz tsip’liler 12 eylül 1982 anayasasına da hem de o günün zor koşullarında hayır dedik, demekle kalmadık bu yönde kitleleri hayır demeye çağıran çalışmalar yaptık. biz kendimize güveniyoruz hayır diyeceğiz ya siz kendinize güveniyor musunuz?

kaynak: türkiye sosyalist işçi partisi

2 thoughts on “referandum ve türkiye sosyalist işçi partisi”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s