Behzat Ç. rakı içse ne olur?

Elif Sudagezer

‘Bir Ankara Polisi: Behzat Ç’ isimli dizinin ‘serseri polis’ karakteri olan Behzat Ç.’nin sık sık içtiği rakı ‘Acaba gençlere kötü örnek mi oluyor?’ furyasından nasbini alan son örnek oldu.

Tartışma, medyanın insanlar üzerindeki etkisinin nasıl tanımlandığını göstermesi açısından önemli.

Behzat Ç.’nin rakısının ‘gençlere’ kötü örnek olacağı inanışı, 1930’larda ortaya atılan ‘Şırınga Teorisi’ olarak Türkçeleştiren ‘Hypodermic Model’in savunduğu gibi izleyici tek tip, pasif yani medya okuryazarlığına sahip olmayan ve medyadaki herhangi bir mesajı olduğu gibi algılayan bir kitlenin varlığına inanan ekolden geliyor.

1930’larda ortaya atılan Şırınga Teorisi, 1960 yılında İngiliz sosyologları tarafından medyanın gençleri sapkınlaştırdığına görüşüyle yeniden canlanan ve daha sonradan ‘Etki Teorisi’ olarak karşımıza çıkıyor. Ki bu yıllar ayrıca İngiltere’nin hem ‘sapkınlaşma’* (esasından özgürleşme) konusunda marjinal bir çizgiye vardığı 1960-70’li yıllar aslında İngiltere’nin de ahlaki panik konusunda hat safhaya vardığı yani oldukça muhafazakarlaşma arasında kaldığı ilginç bir döneme denk geliyor.

1970 ve hatta 80’lere kadar popüler olan ve medyanın insanlar üzerinde direkt etkisi olduğuna inanan İngiltere merkezli bu görüş, yerinin izleyicinin tek tip ve pasif sayılmadığı ‘Reception Analysis’ anlayışına bırakıyor.

Bu yeni görüş, insanların her birinin herhangi aynı mesajı çok farklı şekillerde yorumlayabileceğini hatta mesajı alma biçimlerinin bile farklılaştığını söylüyor. Yani arkadaşlarıyla sohbet ederken Behzat Ç.’yi izleyen biri ile pürdikkat aynı diziyi izleyen biri; Behzat Ç’nin bir dizi karakteri olduğunu fark ederek izleyen birisi ile gerçeklik ve kurgu algısı daha flu olan birinin o diziden nasıl etkilendiği arasında fark var. Yani ‘gençler’ veya ‘çocuklar’ üzerinde ortak bir etkiden söz etmek oldukça zor.

Elbette, prime time, marjinal şiddet, kan ve seks gibi öğeler için kesinlikle uygun bir zaman dilimi değil. Fakat bu gibi temel noktalar dışında neyin zararlı neyin zararsız olduğunu belirlemek sahiden bu kadar kolay mı?

Son zamanlarda diziler ile ilgili birçok tartışma yapılıyor ve tartışmalarda sıkça ‘gençler’ , ‘çocuklar’ ve ‘seyirciler’ gibi kitleselliği çağrıştıran kavramlar ile tartışılıyor. Ve bu grupların her birinin izlediklerinden direkt etkileneceği algısıyla yaklaşılıyor.

Ben sanmıyorum ki, her Behzat Ç. izleyen rakıya sarılıyor. Bir grup belki rakıya sarılıyor, diğer grup bu polis karakterini absürt buluyor, bir grup rakı kısmına dikkat bile etmeden öylece izliyor.

Ben diyorum ki, bu sürü psikolojisinin son bulması iyi olmaz mı?

Kaynak: Elif’s Zone, 25 Şubat 2011
Elif Sudagezer
Twitter.com/elifsudagezer
Friendfeed.com/elifsudagezer

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s