“Gri”ye Dair

Orhan Yalçın Gültekin

Johann Wolfgang von Goethe, Faust, Mephistopheles and the Student, 1808’de şöyle yazmış:

“Grau, theurer Freund, ist alle Theorie,
Und grün des Lebens goldner Baum.”

“Dear friend, all theory is gray,
And green the golden tree of life.”

“Sevgili dostum, bütün kuram gridir,
Ve yeşildir yaşamın altın ağacı.”

Ahmet Cemal Goethe’nin bu sözünü şöyle çevirmiş:

“Kurşunidir aslında teori, oysa yemyeşildir yaşamın altın ağacı”.

***

Friedrich Wilhelm Leopold Pfeil, Kritische Blätter, Band 22, Heft 1, S. 1, 1846’da şöyle yazmış:

“Alle Theorie ist grau, und nur der Wald und die Erfahrung sind grün.”
“All theory is gray, and only the forest and experience are green.”

“Bütün kuram gridir, ve yalnızca orman ve deneyim yeşildir.”

***

Biz bunu Lenin’in Nisan Tezleri’ndeki bir Goethe alıntısından öğrenmiştik. Orada Türkçe’ye şöyle çevrilmişti:

“Gri teoridir, dostum, ama yeşil yaşamın sonsuz ağacıdır”

ya da

“Teori gridir, dostum, yaşamın sonsuz ağacı ise yeşil…”

Bizim aklımızdaysa şöyle kalmış:

“Teori gridir, dostum, yaşamsa yeşil…”

***

Gri Renk Niye Tercih Ediliyor?

Gri renk, bir çok değerlendirmede aşağıdakilere benzer biçimde anlatılıyor:

  • Siyah ve beyaz renklerin değişik oranlarda karıştırılması ile elde edilen bir renk olan gri, gözün en rahat algıladığı renklerden biridir. Alçak gönüllülüğü ifade eden, uzlaştırıcı ve denge unsuru olan bir renktir. Ciddiyet ve hareketsizliği çağrıştırır. Çoğu devlet kurumunda ağır basan renktir.
  • Gri rengi seven insanlar genellikle olaylardan uzak durmayı tercih ederler. Kuralcı, tutucu ve hareketsiz yanları ağır basabilir. Karamsarlık ve içe kapanıklığa da neden olabilir. Aktif ve dışa açık insanlar griyi bunaltıcı bulurlar.
  • Diplomatik ve ağır ortamlarda denge unsuru ve uzlaştırıcı olarak kullanılabilir. Kullanıldığı ortamlarda bunaltıcı bir havaya neden olabileceği için fazla tercih edilmeyen bir renktir. En iyisi tamamlayıcı renk olarak kullanmaktır. (*)

***

Gri, uzlaştırıcı ve denge unsuru olan bir renktir. Ciddiyet ve hareketsizliği çağrıştırır. Çoğu devlet kurumunda ağır basan renktir.

Lenin şöyle der:

“Bir yanda, karşı çıkılması olanaksız tarihsel olguların baskısı altında, nerede sınıf çelişkileri ve sınıf savaşımları varsa, ancak orada devletin varolduğunu kabul etmek zorunda kalan burjuva ve özellikle küçük-burjuva ideologlar, devlet’i sınıfların bir uzlaşma organı olarak ortaya çıkartacak biçimde, Marx’ı “tashih” ederler. Marx‘a göre, eğer sınıflararası uzlaşma olanaklı olsaydı devlet ne ortaya çıkabilir, ne de ayakta kalabilirdi. Bol bol Marx’tan sözeden hamkafa profesörler ve gazete yazarlarına göre, devletin rolü, sınıfları uzlaştırmaktır. Marx’a göre, devlet, bir sınıf egemenliği organı, bir sınıfın bir başka sınıf üzerindeki baskı organıdır: sınıflar arasındaki çatışmayı hafifleterek, bu baskıyı yasallaştırıp pekiştiren bir “düzen”in kurulmasıdır.”

Facebook, 30 August 2013 at 19:03

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s