Taksim Manifestosu

Dücane Cündioğlu

BİR

A’raftayım, ve yalnızım.

Aradayım.

Lakin ne bir yanım cennet, ne öte yanım cehennem, bilakis iki yanım da tümüyle cehennem!

Sade iki yanım mı, dörtbir yanım, her yanım, âteş-zâr olmuş sanki, dinmek bilmez alevler içinde yanmaktayım. Çünkü yaşamları boyunca hep haklı olanların arasındayım.

Avurtlarını kendi hakikatleriyle, ama hep hakikatleriyle şişirenlerin arasında. Hiç çekinmeden gerçeği insanın yüzüne tükürenler arasında. Aslâ kuşku duymayanlar, kesinlikle tereddüt etmeyenler, ömürlerinde bir kez bile olsun yanılmayanlar, ne tuhaf değil mi, sanki hatadan berî, kusurdan âri olanlar arasında. Ama yine de meleklerin değil, sözümona insanların arasında. İnsanlarım arasında.
Okumaya devam et Taksim Manifestosu

AKP mitingine katılmak Farz-ı Ayn hükmündeymiş!

Orhan Yalçın Gültekin

Adalet ve Kalkınma Partisi Gençlik Kolları Başkanı İsmail Karaosmanoğlu twitterdan herkesi şoke eden bir mesaj gönderdi.

Karaosmanoğlu, twitter hesabında “İmkanı olan kardeşlerimiz için yarın Kazlıçeşme’de olmak Farz-ı Ayn hükmündedir. Farz-ı Kifaye değildir..” diye yazdı.

İslâmiyet ile ilgili biraz bilgiye sahip olanlar, farz, farz-ı ayn, farz-ı kifaye ne demektir bilir.

Konunun o kadar da ayrıntısına girmeyenler, daha çok da bu “dil”i bilmeyenler için aktaralım:

akp-gkb

Farz: İslâm dininin, yapılmasını açık ve kesin olarak emrettiği şeylerdir. Farzları terk etmek haramdır. İnanmayan ve yapılmasına önem vermeyen kâfir olur.

Farz-ı ayn: Mükellef olan her müslümanın bizzat kendisinin yapması gereken farzdır.Her müslümanın yapması ve sakınması emredilen dinin hükümlerini öğrenmesi farz-ı ayn’dır.

Farz-ı kifaye: Müslümanlardan lüzumu kadar kimse tarafından yapılınca, diğerlerinin sorumluluktan kurtulduğu farzlardır.

(Bknz: Dinimiz İslâm)

Yatıp kalkıp “dinimiz… dinimiz…” diye bağıranlar, insanları kendince “yorum”ladıkları İslâmiyete göre yargılayanların İslâmiyeti kendi siyasî çıkarları için nasıl kullandıkları artık yeterince açık olmalıdır.

Bir de bir şey merak ettim: İmam Hatip Liselerinde İslâmiyet böyle mi öğretiliyor?

Kim kimdir: İsmail Karaosmanoğlu

1982 yılında Kocaeli’nin Yuvacık ilçesinde doğdu. Eğitimini sırasıyla Yuvacık İlköğretim Okulu, İzmit İmam Hatip Lisesi ve Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde gerçekleştirdi.

2000 ve 2002 yılları arasında eğitim gördüğü Bilkent Üniversitesi’nde, Bilkent Demokratik Düşünce Kulübünün kuruculuğu ve başkanlığını yürüten Karaosmanoğlu, 2002-2003 yılları arasında da Bilkent İletişim ve Tasarım kulübünü kurdu.

AK Parti’nin kuruluşunda Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK üyesi olarak görev alan Karaosmanoğlu, Genel Merkez Gençlik Kolları’nda, 2002-2004 yılları arasında Gençlik Kolları Genel Sekreterliği, 2004-2005 yılları arasında Sosyal İşler Başkanlığı, 2005-2008 yılları arasında Teşkilat Başkanlığı ve 2008-2011 yılları arasında Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı görevlerini yürüttü.

İsmail Karaosmanoğlu, Nisan 2011’den bu yana Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanlığını yürütüyor.

Ticaretle uğraşan, evli ve 3 çocuk babası olan Karaosmanoğlu, iyi derecede İngilizce ve orta derecede Arapça biliyor.

‘Her yer Taksim her yer direniş!’

Mustafa Mutlu

Başbakan Erdoğan günlerdir “Çapulcular”, Marjinaller”, “Teröristler” diye aşağıladıktan sonra dünkü Ankara mitinginde, “Yarın İstanbul’da mitingimiz var. Taksim ya boşaltılacak ya da biz boşaltacağız” dedi… Üç saat geçmeden dediğini yaptı!

Polis basınçlı su sıkarak, gaz bombası atarak ve TOMA’ların arkasına sığınarak, günlerdir giremediği Gezi Parkı’na girmeyi başardı.

Bizim ödediğimiz vergilerle alınan silahlarını; demokratik haklarını kullanan bizim insanlarımıza yöneltti.

Kadın-erkek, çocuk-yaşlı, engelli-sağlıklı ayırımı yapmadan, önüne geleni ezip geçti!

Çadırların içine sığınan insanları, sinek avlar gibi avladı; binlerce insan hastanelik oldu!

Canlı olarak yayınlanan bu görüntüler tüm dünyada dehşetle izlendi!

Parktaki direnişçiler yine de son ana kadar mücadele etti.

Okumaya devam et ‘Her yer Taksim her yer direniş!’

Taksim Dayanışması Basına ve Kamuoyuna 16 Haziran 2013

BASINA VE KAMUOYUNA

16 Haziran 2013, Gece 01:20

Mahkeme sonuçlanıncaya kadar Gezi Parkının park olarak kalacağı sözünü veren yöneticiler, Gezi Parkını, İstanbul’u ve ülkemizi savaş alanına çevirdi!

15 Haziran akşam saatlerinde emniyet güçlerinin Gezi Parkı’na yapmış olduğu baskını kınıyor, kadın, çocuk ve yaşlıların parkta olduğu sırada, plastik mermiler, yoğun gaz ve ses bombaları ile yaptıkları saldırının bir insanlık suçu olduğunu bildiriyoruz.

Saldırı an itibariyle başta Taksim Meydanı ve çevresi olmak üzere tüm yurtta devam etmektedir.

Savaş koşullarında dahi görülmeyecek bir şiddetle yapılan saldırı esnasında Gezi Parkı ve Divan Otel’indeki revirler dahi saldırıya uğramıştır. Şu an ülkemizin dört bir yanında ve İstanbul’un her köşesinde halkımız hükümetin bu saldırısını protesto etmekte ve Taksim’e doğru yürümektedir.

Okumaya devam et Taksim Dayanışması Basına ve Kamuoyuna 16 Haziran 2013

TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası’ndan Basına ve Kamuoyuna Açık Mektup

Basına ve Kamuoyuna

İstanbul-Taksim-Gezi Parkı‘nda, yapı alanı 7 bin 500 metre kareye ulaşan Topçu Kışlası görünümlü AVM yapılmak istenmesine karşı, doğanın ve çevrenin korunması talebiyle yaşam alanlarına sahip çıkmak için başlayan barışçıl gösteriler, tahrike yönelik bir kısım beyanlar ile emniyet güçlerinin aşırı şiddet uygulaması sonucunda kontrolsüz bir noktaya doğru evrilmiştir.

Odamız, 3 Haziran 2013 tarihinde “Bu Şiddet Hemen Durdurulsun !” başlığı ile bir basın açıklaması yaparak konuya ilişkin tavrını kamuoyu ile paylaşmıştır.

Şimdi de, “Gezi Parkı” için referanduma ya da plebisite gidileceği söylenmektedir.

Plebisite ilişkin tespit ve görüşlerimizi de basın ve kamuoyu ile paylaşmayı görev biliyoruz.

Gezi Parkı‘nda, halk oylamasıyla bile, Topçu Kışlası-AVM yapılamaz…
Okumaya devam et TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası’ndan Basına ve Kamuoyuna Açık Mektup

AKP’ye Oy Verenlere

Orhan Yalçın Gültekin

Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy veren vatandaşa sesleniyorum:

Yarın hiç bir şey olmamış gibi gidecek misin o mitinge?

Yurttaşlarına böylesine terör uygulayanlara alkış tutacak mısın?

İyi düşün!

Türkiye dönülmez akşamın ufkundadır,

Vakit çok geç olmadan sen de dur de!

“Bir zamanlar mazlum olmak, zalimleşmemizi ya da zalimin yanında yer almamızı gerektirmiyor!”

Müslüman aydınlar ve gençler, Gezi Parkı için bildiri yayınladılar. Bildiride Gezi Parkı eylemlerine destek verildi, Müslümanlar, takındıkları tavır dolayısıyla eleştirildi, AKP hükümetinin yaptığı yanlışların farkında olunduğu ve bunlardan uzak durulduğu ifade edildi.

Emek ve Adalet Platformu’nun çağrısıyla, 13 Haziran 2013 Perşembe akşamı saat 7′de Vefa’da Mazlum-Der İstanbul Şubesi’nde kamuya açık olarak gerçekleştirilen istişareden çıkan sonuç metni ve imzacılar aşağıdaki gibidir. İmzacılar listesi, alınacak teyitler doğrultusunda güncellenecektir.

Taksim Gezi Parkı’nı dönüştürme, AVM’yle, otelle doldurma yönündeki niyetin şehri rant alanı olarak düşünmekten kaynaklandığını biliyoruz. Dönüştürülen her kentsel alanda paranın gücüne dayanan belki biraz muhafazakar, biraz modern ama yeni ve seçkin yaşam kültürlerine yer açılmaya çalışıldığını da görüyoruz. Ayazma’da, Sulukule’de ya da Tarlabaşı ve Taksim’deki kentsel dönüşümün, şehrin yoksullarının ve diğer sakinlerinin yaşamında iyileştirici hiçbir etkisi olmadığı gibi onları sadece öfkelendirdiğine şahit oluyoruz.
Okumaya devam et “Bir zamanlar mazlum olmak, zalimleşmemizi ya da zalimin yanında yer almamızı gerektirmiyor!”

Çarşı Gezi’ye neden destek verdi?

BBC Türkçe’den Çağıl Kasapoğlu Gezi Parkı eylemlerinde taraftar gruplarının dayanışma ruhunu yeşerten Beşiktaş taraftar grubu Çarşı ile görüştü.

TOMA’lara ele geçirdikleri iş makinalarıyla yani ‘POMA’larla (Polis olaylarına müdahale aracı) meydan okudular, kendi mahallelerinde ve Taksim Meydanı’nda birlik beraberlik mesajları verdiler.

Çarşı grubunun kurucuları, sözcüleri ve üyeleriyle Gezi Parkı’nı konuşmak için İstanbul’da ‘semt kültürünün’ canlılığını yitirmediği Beşiktaş’ta buluşuyorum.

Meşhur Pando’da ‘kaymaklı kahvaltı’ yapmak için epey geç, balık pazarında rakı içmek içinse epey erken bir saatte Beşiktaş’tayım.

Her bir dükkanın önüne dizilmiş tabureler etrafında kümelenen Beşiktaşlıların neşeli sohbetlerini dinleye dinleye gidiyorum ‘Çarşı’yla buluşacağım büfeye…

Benim gibi İzmirliler ancak Kemeraltı’nda görür böyle semt muhabbetini. Şahane bir ortam.

Çarşı grubunun kurucularından Cem Yakışkan, sözcülerinden Özgür Ergün ve Çarşı’nın ‘neferleri’ olarak kendilerini tanıtan Tolga Göksu ve Özden Beşkaralı’yla Çarşı grubunun neden Gezi Parkı’na destek verdiğini konuşuyoruz.
Okumaya devam et Çarşı Gezi’ye neden destek verdi?

Taksim Dayanışması: Bu Daha Başlangıç, Mücadeleye Devam!

Taksim Dayanışması tarafından yapılan açıklama:

‘Taksim gezi parkında ağaç katliamını durdurmak için başlayan direnişimiz, Gezi Parkı sınırlarını aşarak İstanbul halkının ve ardından Türkiye’nin dört bir yanından yurttaşların onbir yıllık AKP İktidarına karşı birikmiş olan öfkesi ile buluştu. Yüz binlerce insan sokaklarda direnişlerinin 18’inci gününü tamamladılar.

Bu memleket topraklarının tanık olduğu en büyük hak arama mücadelelerinden biri olarak tarih sahnesinde yer alan bu direniş daha ilk günden başlayarak yoğun polis şiddetinin hedefi oldu. Yaşam hakkı dahil tüm insan haklarının ayaklar altına alındığı bir süreç içindeyiz. Ancak bu zulüm; kalabalıkları dağıtacağı yerde büyüttü, birbirlerini mücadele içinde tanıyan insanların dayanışmasını güçlendirdi, bütün canlıları boğan gaz bombalarının altında her türlü şiddete karşı sokakları doldurdu, direnişi birleştirdi ve bir halk hareketine dönüştürdü.

Okumaya devam et Taksim Dayanışması: Bu Daha Başlangıç, Mücadeleye Devam!

‘Ağdaş Toplum’u Gençler Öğretiyor

Prof. Dr. Betül Çotuksöken

İstanbul, 1950. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. Felsefe doktorasını 1984’te tamamladı. Aynı üniversitede 2000 yılına kadar çalıştı. 2000 yılından beri MaltepeÜniversitesi’nde görev yapmaktadır. 2004 yılında Maltepe Üniversitesi’nde Felsefe Bölümü’nü kurdu. Burada, Fen-EdebiyatFakültesi Dekan Yardımcılığı, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanlığı, Rektör Yardımcılığı, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü, LLP- Erasmus Kurum Koordinatörlüğü, BEK Başkanlığı görevlerinde bulundu. Halen Felsefe Bölümü Başkanı, Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi ve Maltepe İlçesi İnsan Hakları Kurulu Üyesi; Türkiye Felsefe Kurumu ve Uluslararası Felsefe Kuruluşları Federasyonu Başkan Yardımcısı; Darüşşafaka Yüksek Danışma Kurulu Üyesidir. Çok sayıda kitabı ve makalesi vardır.

İnsanların içinde yer aldıkları her durumda farkına varsınlar ya da varmasınlar, az ya da çok belli bir dayanışma örneği sergiledikleri açıktır. İnsanı ‘zoon politikon’ (toplumsal/siyasal canlı varlık) olarak nitelendirerek, bu insanlık durumunu belki de en yalın biçimde Aristoteles dile getirmiştir. İnsanın tarihsel ve kültürel bir varlık olduğu da daha sonraları keşfedilmiştir. İnsan; toplumsal, tarihsel, kültürel bir varlık olduğunu düşünmesiyle, konuşmasıyla, özellikle de yazmasıyla pekiştirmiş; başka bir deyişle, düşünmesi, konuşması ve yazmasıyla toplumsal, tarihsel, kültürel oluşu birlikte gitmiştir. İnsan yazma edimiyle (faaliyetiyle) kendisini neredeyse “zamansız” kılmıştır. Okumaya devam et ‘Ağdaş Toplum’u Gençler Öğretiyor