Hannah Arendt niye feminist olmadı?

Nilgün Toker

Felsefe kanonu –kelimenin hem cinsiyet hem de cinsiyetçi anlamında- erkektir; bu kanona giren çok az kadın vardır ama bu kadınların çoğu için de “kadın” felsefi bir problem olmamıştır. Felsefe kanonuna girmeyi “hak etmiş” (!) nadir kadınlardan biri, yüzyılımızın en önemli politik düşünürlerinden biri, eylem ve politik katılımın varoluşsal anlamını kurmanın filozofu Hannah Arendt de “kadın olma”yı düşünme ufkunun dışında bırakmıştır. Ancak bu kez “erkek” filozoflarda olduğu gibi görmezden gelme biçiminde ya da felsefenin ulvi problemlerine kapanmanın yol açtığı bir dışta bırakma, konu etmeme değil, tanımlı bir dışta bırakma söz konusudur. O halde hemen başlığın hakkını verelim: Arendt bizzat politik kavrayışı gereği feminist değildir ve hatta “kadınlık” sorununun politik bir sorun olmadığını ilan eden bir politik kurama sahiptir. Başka deyişle feminist olmamak onun için kişisel bir tercih değil, politik olanı kavrama biçiminden dolayı politik ve felsefi bir tercihtir. Okumaya devam et Hannah Arendt niye feminist olmadı?