Sacco ile Vanzetti

Nazım Hikmet Ran

Önsöz:

Yuvarlanıyor iri, sıcak damlalar
bakır yanaklarımızdan.
Yuvarlanıyor iri, sıcak damlalar
kalbimizde!
Kalbimiz artık dar geliyor bize!
Kopararak,
kanlı sargıları,
yaramızdan!
Dişi bir kaplanız ki biz,
dişlerimizde taşıyoruz, altın başlı
yavrularımızın ölüsünü… Okumaya devam et Sacco ile Vanzetti

Onlar

Nazım Hikmet Ran

Kuvâyı Milliye Destanı
Başlangıç – Onlar

Onlar ki toprakta karınca,
suda balık,
havada kuş kadar
çokturlar;
korkak,
cesur,
câhil,
hakîm
ve çocukturlar
ve kahreden
yaratan ki onlardır,
destânımızda yalnız onların mâceraları vardır.

Onlar ki uyup hainin iğvâsına
sancaklarını elden yere düşürürler
ve düşmanı meydanda koyup
kaçarlar evlerine
ve onlar ki bir nice murtada hançer üşürürler
ve yeşil bir ağaç gibi gülen
ve merasimsiz ağlayan
ve ana avrat küfreden ki onlardır,
destânımızda yalnız onların mâceraları vardır.

Demir,
kömür
ve şeker
ve kırmızı bakır
ve mensucat
ve sevda ve zulüm ve hayat
ve bilcümle sanayi kollarının
ve gökyüzü
ve sahra
ve mavi okyanus
ve kederli nehir yollarının,
sürülmüş toprağın ve şehirlerin bahtı
bir şafak vakti değişmiş olur,
bir şafak vakti karanlığın kenarından
onlar ağır ellerini toprağa basıp
doğruldukları zaman.

En bilgin aynalara
en renkli şekilleri aksettiren onlardır.
Asırda onlar yendi, onlar yenildi.
Çok sözler edildi onlara dair
ve onlar için :
zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur,
denildi.

Güneşi İçenlerin Türküsü

Nâzım Hikmet Ran

bu bir türkü:-
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
bu bir örgü:-
alev bir saç örgüsü
kıvranıyor;
kanlı, kızıl bir meş’ale gibi yanıyor
esmer alınlarında
bakır ayakları çıplak kahramanların! Okumaya devam et Güneşi İçenlerin Türküsü

Türkiye İşçi Sınıfına Selam

Nâzım Hikmet Ran

Türkiye işçi sınıfına selâm!
Selâm yaratana!
Tohumların tohumuna, serpilip gelişene selâm!
Bütün yemişler dallarınızdadır.
Beklenen günler, güzel günlerimiz ellerinizdedir,
Haklı günler, büyük günler,
Gündüzlerinde sömürülmeyen,
Gecelerinde aç yatılmayan,
Ekmek, gül ve hürriyet günleri.
Okumaya devam et Türkiye İşçi Sınıfına Selam

Kerem Gibi

Nâzım Hikmet Ran

Hava kurşun gibi ağır!!
Bağır
bağır
bağır
bağırıyorum.
Koşun
kurşun
erit-
-meğe
çağırıyorum…

O diyor ki bana:
— Sen kendi sesinle kül olursun ey!
Kerem
gibi
yana
yana…

«Deeeert
çok,
hemdert
yok»
Yürek-
-lerin
kulak-
-ları
sağır…
Hava kurşun gibi ağır…

Ben diyorum ki ona:
— Kül olayım
Kerem
gibi
yana
yana.
Ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl
çıkar
karan-
-lıklar
aydın-
-lığa..

Hava toprak gibi gebe.
Hava kurşun gibi ağır.
Bağır
bağır
bağır
bağırıyorum.
Koşun
kurşun
erit-
-meğe
çağırıyorum…..

1930 Mayıs

 

Otobiyografi

Nâzım Hikmet Ran

1902’de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yaşımda Halep’te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda Moskova’da komünist üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine Moskova’da TSEKA-Parti konukluğu
ve on dördümden beri şairlik ederim

kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin
Okumaya devam et Otobiyografi

Göğsümde On Beş Yara Var!

Nâzım Hikmet Ran

göğsümde on beş yara var!..
saplandı göğsüme on beş kara saplı bıçak!..
kalbim yine çarpıyor,
kalbim yine çarpacak!!!
göğsümde on beş yara var

sarıldı on beş yarama
kara kaygan yılanlar gibi sular!
karadeniz boğmak istiyor beni,
boğmak istiyor beni
kanlı karanlık sular!!!
Okumaya devam et Göğsümde On Beş Yara Var!