Server Tanilli

“… Çağına ve topluma karşı görevini yerine getirmiş bir hocanın huzuru içindeyim şu anda. Yazdıklarım yazılması gereken şeylerdi. Bugün yazmaya kalksam, -en azından- gene aynı şeyleri yazardım. Hiçbiri hakkında en ufak bir pişmanlık duymuyorum. Kalemimden çıkmış her cümlenin, -cümle ne demek- her kelimenin ve hecenin altında, entelektüel şeref ve haysiyetim yatmaktadır. İnsanım, hayatta dönebileceğim şeyler olabilir. Ama entelektüel şeref ve haysiyetimden – ölüm pahasına da olsa- dönemem. Attila İlhan’ın o yeni ve unutulmaz şiirlerinden birinin son mısraları geliyor aklımıza: O sözler ki kalbimizin üstünde/ Dolu bir tabanca gibi / Ölüp ölesiye taşırız/ O sözler ki bir kez çıkmıştır ağzımızdan/ Uğrunda asılırız.”

Server Tanilli, “Uygarlık Tarihi” Savunması’ndan

Okumaya devam et Server Tanilli

Uygarlık Tarihi Ders Notları – Önsözler

Server Tanilli

Önsöz 1

Üniversite ve yüksek okullarda ders verenler, öğrencilerin liselerden nasıl bir “kültür açığı” ile geldiklerini iyi bilirler. Bu açık, özellikle son yıllarda çok daha yoğunlaşmıştır. Hele tarih, felsefe, sosyoloji, sanat gibi kültürün temel bahislerinde, seviye, dehşete düşürmektedir insanı. Öğrenciler, bu konularda ya hiçbir şey bilmemekte veya yanlış –en azından eksik- bilmektedirler. Hele, içinde yaşadığımız dünyanın kaynakları ve sorunları hakkında bütünlüğüne bir görüş sahibi tek bir lise mezununa dahi, bu satırların yazarı yıllardan beri rastlayamamıştır.
Okumaya devam et Uygarlık Tarihi Ders Notları – Önsözler

Bir “Uygarlık Tarihi” Öyküsü

Orhan Yalçın Gültekin

12 Mart 1971 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri, Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri komutanı Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri komutanı Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri komutanı Muhsin Batur’un imzasıyla Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a verilen bir muhtırayla hükümeti istifaya zorlamış ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinin emir-komuta zinciri içerisindeki ilk askerî darbesini yapmıştı.

Bu dönemde kimileri savaşı kırlarda ve kentlerde sürdürürken yaşamlarını yitirdiler, kimileri de darağaçlarına asıldılar. Bunların adlarını hemen hepimiz biliyoruz. Öyle bir etki bıraktılar ki, adları tarihe silinemez biçimde kazındı. Çoğumuz çocuklarımıza onların adlarını verdik.
Okumaya devam et Bir “Uygarlık Tarihi” Öyküsü