21′inci Yüzyılın Ütopyası: Çokkültürlülük

6. BÖLÜM

ÇOKKÜLTÜRCÜLÜĞÜN İDEOLOJİK BOYUTLARI

6.1. POLİTİKADA KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİK

Somersan’ın Rex’in analizleri doğrultusunda yaptığı tabloya göre kültürel çeşitliliğin yaşatıldığı dört temel yönetim biçimi var:

(Tablo 1)1
Kamusal alan Özel alan Sonuç
1. Tek sistem (Üniterlik) Çoğul sistem (Çeşitlilik) Çokkültürlülük
2. Tek sistem (Üniterlik) Tek sistem (Üniterlik) Asimilasyon
3. Çoğul sistem (Çeşitlilik) Çoğul sistem (Çeşitlilik) Irk ayrımı-apartheid
4. Çoğul sistem (Çeşitlilik) Tek sistem (Üniterlik) ’64 öncesi-ABD

Kültürel çeşitliliğin politikaya yansıması çoğu zaman sorunlar yaratır. Çokkültürlülük anlayışındaki sorunlar da politik taleplerde kendini gösterir. Çokkültürlülük çoğu kişi için farklı kültürlerin taleplerinin kamusal alanda yer bulabilmesidir. Oysa kamusal alanın çeşitli sistemlerin birarada uygulandığı yer haline getirmek ırkçı uygulamalara yer verecek bir politikaya kadar uzanmaktadır. Bunun anlamı çeşitli azınlık ve kültür gruplarını politikadan dışlamak demek değildir. Daha önce belirtildiği gibi ulusal azınlıkları, etnik grupları ve kültür gruplarının taleplerini karşılamak üzere farklı yöntemler devreye girebilir.

Özel ve kamusal alanın örgütlenmesi idarenin kimliği konusunda belirleyici oluyor. Somersan’ın Rex’in kuramsallaştırmasına dayanarak yaptığı tabloda da görülebileceği gibi kamusal alanda üniter ve eşitlikçi olan fakat özel alanda çeşitliliğe olanak veren sistemler çokkültürlü olarak adlandırılabilir.

İkinci olarak kamusal alandaki üniter anlayış eğer özel alanda da sürdürülürse bu devletin topluma zorla uygun gördüğü kimliği dayatması anlamına geldiği için asimilasyonist olarak nitelendirilebilir.

Kamusal alan budunsal niteliklerinden soyunmak yerine, tam tersine budunsal çekirdeğin odaklandığı bir alan olduğu için, özel alanda da kendi budunsal niteliklerinin dışında örgütlenmesine izin vermekte direnmektedir.

Kamusal ve özel alanda çokkültürlülük ise sanıldığının aksine sorunlu bir alana grupları ayrımcılık ve tecride götürüyor. En yakın örnek Güney Afrika’daki apartheid dönemi bu örneğin cismanileştiği sistemi oluşturuyor. Farklı hukuk, siyaset ve ekonomi kuralları, egemenlerin işine gelmektedir. Böylece ayrımcılık hem yasal olmakta, hem de meşrulaştırılmaktadır. Çünkü hukuk ve ekonomi ile siyasetin kurallarını belirleyen güç nihayetinde egemen güç olmaktadır. Somersan bu tehlikeye dikkat çekerek şu örnekleri verir: “Siyahlara bir hukuk, beyazlara bir başkası, Kızılderilileri bazı haklar, İspanyollara farklı haklar, melezlere kısmi, safkanlara bütün ayrıcalıklar, veya Müslümanlara, Hindulara, Hıristiyanlara ayrı uygulamalar…”

Son olarak ise, ABD’de 1964 Sivil Haklar, 1965’te de Seçme ve seçilme Hakları Yasaları geçmeden önce siyahların durumunu yansıtan kamusal alanda çeşitliliğin olduğu fakat özel alanda ayrımcılığın ya da tek sistemin hakim olduğu durum yansıtılıyor.

“Levinas ve Derrida uzmanı, felsefeci Robert Bernasconi, çokkültürlülük için en önemli ilhamın Avrupa’dan değil, Avrupa hegemonyasına direnenlerden geldiğini vurguluyor. Çokkültürlülügün sürekli saldırıya uğramasını, yerleşik güçler tarafından reddedilmesini de, asimilasyona bir alternatif sunması ile açıklıyor.”2

6.2. EŞİTLİKÇİ ÇOKKÜLTÜRLÜLÜK

Rex, soldan çokkültürlülüğe yapılan eleştirileri karşılamak üzere “eşitlikçi çokkültürlülük” (egalitarian multiculturalism) kavramını ortaya attığını belirten Somersan “Bütünleşme (entegrasyon) herşeyi düzleyerek geçen tek şekle sokan bir süreç olmak yerine, karşılıklı hoşgörü atmosferi içinde, kültürel çeşitliliğin fırsat eşitliği ile birleştirilerek yeni bir ortam oluşturulması anlamını taşımalı” diyor.

Nancy Fraser’a atıf yapan Somersan adaletin sağlanması için “yeniden dağıtım” ve “tanıma”nın birlikte ele alınması gerektiğini savunarak Fraser’ın, dönüştürücü tanıma politikaları ile sosyalist ekonomi bir arada uygulandığında adaletin yerini bulacağı sonucuna vardığını kaydediyor. Sosyalist ekonomi, üretim ilişkilerinin yeniden yapılanması, dönüştürücü kimlik politikaları da, grup farklılıklarının melezleşmesini sağlayacağı için bazı yanlış tanıma biçimlerinin tedavisi olacağını kaydediyor.

Rex’in modelinde bireysel haklarla birlikte kolektif haklar talep eden azınlıkların olmadığından şikayet eden çokkültürcüler, bunun için Young’un bu modele yaptığı ayrıştırılmış vatandaşlık katkısını eklemeyi unutmaz.

“Amerikalı feminist felsefeci Iris Marion Young, ayrıştırılmış vatandaşlık kavramını ortaya atıyor. Kavramın iki yönü var;

1. Demokrasi bir yandan eşit haklarla donatılması aynı zamanda dışlanmış grupların katılımının sağlanması yani temsilci kurumlar oluşturulması ve onları etkileyen kararlarda, veto hakkı olması demek.

2. Evrensellik, yasa ve politikaların renk körü olmasını gerektiriyor. Ama aslında böylesi objektif bu kadar genel mormlar bulmak imkansız: Kim güçlüyse, onun anlayışları geçerli oluveriyor. Dolayısıyla adil ve nesnelmiş gibi görünen standartlar, dışlanmışları dışlayıp, bunun için bir de ideolojik kılıf dikebilir. İşte tam da bu nedenle, Young’a göre adalet için ayrıştırılmış vatandaşlık gerekli; örneğin kotalar, tercihli eylem politikaları, vs.”3

6.3. ÇOKKÜLTÜRLÜLÜĞÜN LİBERAL, RADİKAL VE SOL YORUMLARI

Burada çokkültürlülüğün liberal, sol ve radikal yorumlarını incelemekte fayda vardır.

“Liberal ve muhafazakar demokratik yorumların sahibi kuramcılar, sistem içi tamiratlarla tatmin olacak görünüyor. Rex, Smith, Habermas ve Wolf gibi öne çıkan liberal yorumcular, “azınlıktaki kültürlere özgürlük ve ifade alanı tanıyarak, çeşitliliğin toplum içinde rahat nefes almasını sağlayabilirlerse vicdani görevlerini yerine getirmiş, sorunları çözmüş olacaklarını düşünüyorlar. Bunun için cemaatlerin özel alanlarında (din-dil-aile yapısı vs.) inançlarının gereğini yapmasını, kamusal alanda ise tek hukuku, tek politik sistemin egemenliğinde, herkesin eşit koşullarda adalet önünde yargılanmasını, siyaset yapabilmesini, ekonomiye katkıda bulunma gerektiğini savunuyorlar.”4

Somersan bu tezde liberal olarak nitelenen Kymlicka’yı Radikal ve radikal demokratik yorumcular arasında görmektedir. (direnişçi, kritik, ütopik, putkırıcı, postmodern, asi veya isyancı, çoksesli ve çokmerkezli, çokkültürlülük anlayışları) Somersan, azınlıklar ve etnik gruplara yönelik üç tür haktan sözeden Kymlicka’nın, Rex’e oranla daha ileri bir talep sunduğunu kaydediyor.

Marxistlerin, kültürel çeşitlilik sorununa değinenlerin bir kısmının çözümü zamana ve sistemin toptan değişimine bırakmaktan yana göründüğü kaydediliyor. Bunlardan biri olan Fraser, bir yandan toplumun kaynaklarının eşit olarak dağıtılarak adaletin sağlanması, diğer yandan da, çeşitli kimliklerin kabulünden ziyade melezleşme ve yapıbozumu öneriyor.

“Farklı bir kulvarda ama, Cynthia Willet de çokkültürlülüğün toplumsal düzenlemesini değil, katılaşmaması, yeni sesleri duyabilen açık uçlu bir sistemsizlik oluşturması gerektiğini savunuyor.

…Bütün kültür tarihini toplumsal iktidar bağlamında ele alan ve çokmerkezli çokkültürlüğü savunan Robert Stam ile Ella Shohat’a göre çokkültürlülük herkese duyarlı olmak değil, iktidarı dağıtmak ve yaygınlaştırmak demek.”5

Taylor ise yeni Nietzsche’ci kuramların savunucularına değinerek, onların sorunu baştan sona bir iktidar ve karşı iktidar sorununa dönüştürerek sahtecilik tuzağından kurtulmayı umduklarını kaydediyor. “O zaman da sorun, artık saygı sorunu olmaktan çıkıp, taraf tutma, dayanışma sağlama sorununa dönüşüyor” diyen Taylor’a göre ise bu hiç de doyurucu bir çözüm değildir; çünkü taraf tuttuğumuzda, bu tür bir politikanın itici gücünü gözden kaçırmış oluruz; bu itici gücü sağlayan, tanınma ve saygı peşinde koşmaktır.

One thought on “21′inci Yüzyılın Ütopyası: Çokkültürlülük”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.