Ula fılle, hoş geldin!

Şeyhmus Diken

Yaklaşık yedi yıl kadar önceydi. Knar grubunun “Lir” albümünü döne, döne dinlemiştim. Dinlemekle kalmamış, üzerine bir yazı da döşenmiştim. Albümü dinlediğimde önce beni Diyarbekir türkülerinin Ermenice yorumu vurmuştu. Bu kadar sağlam yorumu, ancak içerden biri, bu şehri kadimi iliğine kadar yaşayan biri yapabilirdi. Tanımadan yazmıştım onu, Yervant Bostancı’yı! Diyarbekir halayını “Es kişer hampartsum e” olarak ünlemişti hemşehri Yervo! “Bağn inç e bağcan inç e, hele hele ninnaye. / Axçik ku sevdan inç e, hele yar hele yar ninnaye” demişti. Demişti de! Ben de ona sankime dünegin Diyarbekir’den ayrılmişsan lo, héç merak etmiyesen, bağ da yerinde bağça da. Yalavuz Axçikın sevdasi birez buruk, xeberın ola, diye yazadurmuştum.
Okumaya devam et Ula fılle, hoş geldin!

Özdal Orhon

25 Aralık 1941’de İstanbul’da doğdu. Sesinin güzelliği ve musıkiye duyduğu ilgi daha ilkokul çaglarında dikkati çekti. Annesi Nigar Kale, udî Arsak Efendi’den ud dersleri almış musıkisever bir kadındı. Musıki merakının uyanmasında, annesinin de etkisi olduğu tahmin edilebilir. Genç kızlık soyadıyla Özdal Kale on bir yaşındayken, Radife Erten’in çalıştırdığı musıki topluluğuna girerek ilk ciddi musıki derslerini aldı. Ortaokulun son sınıfındayken, musıki hevesiyle öğrenimini yarıda bırakıp İstanbul Belediye Konservatuvarı’na girdi, ama yaşı henüz küçük olduğu için, yaşını üç yıl büyütmek zorunda kaldı; böylece, kağıt üzerinde on altı, gerçekte ise on üç yaşında konservatuvar eğitimine başladı. Bu başarıda, kendisini sınava hazırlayan, bugün İTÜ Türk Musıkisi Devlet Konservatuvarı solfej ve nazariyat öğretmeni Göksel Baykut’un büyük payı vardır.
Okumaya devam et Özdal Orhon

Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum

Orhan Yalçın Gültekin

Bugün Özdemir Asaf’ın “Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum” adlı şiir seçkisini aldım. Hem okudum, kendim söyledim hem de şairin kendi sesinden dinledim.

Özdemir Asaf’ın “r”leri söyleyemediğini bilir miydiniz?

Özdemir Asaf’ın en güzel şiirleri, aforizma olarak kabul edilebilecek kısa şiirleridir diye düşünürdüm hep… Öyle olduğuna bir kez daha kanaat getirdim. Seçkinin adı zaten bir şiirinin tamamı… Bir de bir şiiri var ki toplam beş kelime, onsekiz harften oluşuyor. Şiirin adı “Sadaa”: Bugüne en uzak gün, dün. Okumaya devam et Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum

La Marseillaise

La Marseillaise, the French national anthem, was composed in one night during the French Revolution (April 24, 1792) by Claude-Joseph Rouget de Lisle, a captain of the engineers and amateur musician stationed in Strasbourg in 1792. It was played at a patriotic banquet at Marseilles, and printed copies were given to the revolutionary forces then marching on Paris. They entered Paris singing this song, and to it they marched to the Tuileries on August 10th.

Ironically, Rouget de Lisle was himself a royalist and refused to take the oath of allegiance to the new constitution. He was imprisoned and barely escaped the guillotine.. Originally entitled Chant de guerre de l’armeé du Rhin (War Song of the Army of the Rhine), the anthem became called La Marseillaise because of its popularity with volunteer army units from Marseilles.

The Convention accepted it as the French national anthem in a decree passed July 14, 1795. La Marseillaise was banned by Napoleon during the Empire, and by Louis XVIII on the Second Restoration (1815), because of its revolutionary associations. Authorized after the July Revolution of 1830, it was again banned by Napoleon III and not reinstated until 1879.

Okumaya devam et La Marseillaise

Üç Tarz-ı Siyaset

TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI
VII. DİZİ — Sa. 73

YUSUF AKÇURA

ÜÇ TARZ-I SİYASET

TÜRK TARİH KURUMU BASIMEVİ – ANKARA
1976

1. Ord. Prof. Enver Ziya Karal: Önsöz (Eserlerin bir listesi bu yazının sonuna eklenmiştir.)
2. Yusuf Akçura: Üç Tarz-ı Siyaset
3. Ali Kemal: Cevabımız
4. Ahmet Ferik (Tek): Bir Mektup
5. Yusuf Akçura: Üç Tarz-ı Siyaset (Three Policies) | (Translated by David S. Thomas, PhD., Rhode Island College) (Simurg tarafından eklenmiştir.)

Takriri sükûn kanunu

Takriri sükûn kanunu
(Resmî Ceride ile, neşir ve ilânı: 4. III.1341 – Sayı: 87)
No. 578

BİRİNCİ MADDE — Irticaa ve isyana ve memleketin nizamı içtimaisini ve huzur ve sükununu ve emniyet ve asayişini ihlâle bâis bilumum teşkilât ve tahrika ve teşvikat ve teşebbüsat ve neşriyatı Hiikûmet, Reisicümhurun tasdikiyle, re’sen ve idareten men’e mezundur.

İşbu efal erbabını Hükümet İstiklâl mahkemesine tevdi edebilir.

İKÎNCÎ MADDE — İşbu kanun tarihi neşrinden itibaren iki sene müddeti mer’iyülicradır.

ÜÇÜNCÜ MADDE — İşbu kanunun tatbikına İcra Vekilleri Heyeti memurdur.

8 şaban 1343 ve 4 mart 1341

Cumhuriyet Riyasetine tebliği: 4.. III . 1341, tamk ve 1/638 No. lu, tezkere İle
Berayi neşir ve ilân kanunun Başvekâlete tebliğ edildiğini müş’ir Cumhuriyet Riyasetinden mevrut tezkerenin tarih ve numarası: 4. III. 1341 ve bilânumara
Müzakeratı ihtiva eden zabıt ceridelerinin cilt ve sayfası: Cilt 15 Sayfa 136,137:160,166
İşbu kanunun alâkadar olduğu diğer kanunların numaraları:

Kaynak: TBMM

Hilafetin ilgasına ve Hanedanı Osmaninin Türkiye Cumhuriyeti memaliki haricine çıkarılmasına dair kanun

Hilafetin ilgasına ve Hanedanı Osmaninin Türkiye Cumhuriyeti memaliki haricine çıkarılmasına dair kanun

No. 431

BİRİNCİ MADDE — Halife haledilmiştir. Hilâfet, Hükümet ve Cumhuriyet mâna ve mefhumunda esasen mündemiç olduğundan hilâfet makamı mülgadır.

İKİNCİ MADDE — Mahlû halife ve Osmanlı saltanatı münderisesi hanedanı¬nın erkek, kadın bilcümle âzası ve damatlar, Türkiye Cumhuriyeti memaliki dahi¬linde ikamet etmek hakkından ebediyen memnudurlar. Bu hanedana mensup ka¬dınlardan mütevellit kimseler de bu madde hükmüne tabidirler.

ÜÇÜNCÜ MADDE — İkinci maddede mezkûr kimseler işbu kanunun ilânı ta¬rihinden itibaren âzami on gün zarfında Türkiye Cumhuriyeti arazisini terke mec¬burdurlar.

DÖRDÜNCÜ MADDE — İkinci maddede mezkûr kimselerin Türk vatandaşlık sıfatı ve hukuku merfudur.

BEŞİNCİ MADDE — Bundan böyle ikinci maddede mezkûr kimseler Türkiye Cumhuriyeti dahilinde emvali gayrimenkuleye tasarruf edemezler. İlişiklerinin kat’ı için bir sene müddetle bilvekâle melıakimi Devlete müracaat edebilirler.

Bu müddetin mürurundan sonra hiç bir mahkemeye hakkı müracaatları yoktur.

ALTINCI MADDE — İkinci maddede mezkûr kimselere masarifi seferiyelerine mukabil bir defaya mahsus ve derecei servetlerine göre mütefavit olmak üzere Hükümetçe tensip edilecek mebaliğ ita olunacaktır.

YEDİNCİ MADDE — İkinci maddede mezkûr kimseler Türkiye Cumhuriyeti arazisi dahilindeki bilcümle emvali gayrimenkulelerini bir sene zarfında Hüküme¬tin malûmat ve muvafakatiyle tasfiyeye mecburdurlar. Mezkûr emvali gayrimenkuleyi tasfiye etmedikleri halde bunlar Hükümet marifetiyle tasfiye olunarak bedelleri kendilerine verilecektir.

SEKİZİNCİ MADDE — Osmanlı İmparatorluğunda padişahlık etmiş kimsele¬rin Türkiye Cumhuriyeti arazisi dahilindeki tapuya merbut emvali gayrimenkuleleri millete intikal etmiştir.

DOKUZUNCU MADDE — Mülga padişahlık sarayları, kasırları ve emakiııi – sairesi dahilindeki mefruşat, takımlar, tablolar, âsarı nefise ve sair bilûmum em¬vali menkule millete intikal etmiştir.

ONUNCU MADDE — Emlâki hakaniye namı altında olup evvelce millete dev¬redilen emlâk ile beraber mülga padişahlığa ait bilcümle emlâk ve sabık Hazinei hümayun, muhteviyatlariyle birlikte saray ve kasırlar ve mebani ve arazi millete intikal etmiştir.

ON BİRİNCİ MADDE — Millete intikal eden emvali menkule ve gayrimenkulenin tesbit ve muhafazası için bir nizamname tanzim edilecektir.

ON İKİNCİ MADDE — İşbu kanun tarihi neşrinden itibaren meriyülicradır.

ON ÜÇÜNCÜ MADDE — İşbu kanunun icrayi ahkâmına İcra Vekilleri Heye¬ti memurdur.
26 recep 1342 ve 3 mart 1340

Meclis Heyeti Umunıiyesince kabulü: İkinci içtimain ikinci celsesinde
Cumhuriyet riyasetine tebliği: 3 . 111. 1340 tarih ve 2/307 No. lu tezkere ile
Berayi neşir ve ilân kanunun Başvekâlete tebliğ , edildiğini miiş’ir Cumhuriyet Riyasetinden mevrut tezkerenin tarih ve numarası: 3 .111.1340 ve 6/247
Müzakeratı ihtiva eden zabıt ceridelerinin cilt ve numaraları: Cilt 7 Sayıfa 19,29:78

Kaynak: TBMM