Mine Bademci

Mine Bademci
(1962 – 15 Ekim 1982)

İzmir’in Alaçatı Kasabası’nda doğdu. Devrimci mücadele ile Alaçatı Halk Odası faaliyetlerinde tanıştı. . Buca Eğitim Fakültesi’nde öğrenciyken, okulu bırakarak, tüm zamanını Urla’daki devrimci çalışmalara verdi. Mine’nin ailesi de tütünle uğraştığından, Urla’da tütün işiyle geçimini sağlayan halkla kolayca kaynaştı. Birkaç ay içinde, Urla’da çok sevilen bir devrimci olarak tanındı.

1980 yılının Temmuz ayında, kendisi gibi devrimci olan abisi, Salih Bademci’nin ölüm haberini aldı. Mine o sıralar henüz 18 yaşında olmasına rağmen, metanetini yitirmedi, sarsılmadı.

12 Eylül’den sonra, arkadaşlarıyla birlikte kırsal kesime geçti. 15 Ekim 1982’de Urla’da silahlı çatışmada yaşamını yitirdi.

Bir bağ evinde sarıldıklarında 15 – 20 kişiydiler. İçlerinde tek kadın Mine’ydi. Birlikte durumu değerlendirerek çemberi yarıp çıkmaya karar verdiler. Dışarıya ilk fırlayan Mine oldu ve açılan ateş sonucu öldürüldü. Vücudunda 32 kurşun vardı. Diğer arkadaşları sağ yakalandı.

Arkadaşı Sevinç Eratalay anlatıyor:

“Mineyi okul yıllarında tanıdım. Daha kendisi ile tanışmadan, övgü dolu sözler duymuştum onun hakkında… “Fırtına gibi bir kız geliyor” demişlerdi. Gerçekten de öyleydi. Sevgi dolu bir yüreği vardı… Gözlerinin içi hep gülerdi… Onu hiç umutsuz, hüzünlü görmedim. O kadar coşku dolu bir kızdı ki… Bir insanın sahip olacağı en iyi meziyetlere sahipti diyebilirim. Yürekli, atılgan ve tutarlı davranışları ile herkesin gönlünü kazanmıştı. Urla’da vurulduğunu duyduğum zaman, yüreğime dolan acıyı hiç bir zaman unutamam… Hepimiz onu çok sevmiştik…”

Arkadaşı Gürsel Caniklioğlu’nun yazdığı şiirden…

Tarih utanç içinde,
Kağıdın aklığına bıçak gibi saplanır
Kızkardeşimin
İnce sureti…
Zamanın yangınlarındadır adı…
Gülün ömrünü bitirdiği dem
Zifafsız ve acılı
Kahredici ve uzak
“Mine Bademci öldürülmüştür”
Urla’da bir bağ evinde
Yüzünde dünyanın en güzel gülüşü
İsmini bize,
Yirmi küsur kurşunla parçalanıp
Sevdasını dağlara
Bırakmıştır…

Kaynak: Devrimci Yol

Fatsa’da “Nokta” Operasyonu

Devrimci Yol Savunması’ndan Ayrıntı

Çorum’da yaşanan olaylar faşistlere karşı kamuoyunda çok güçlü bir tepkinin oluşmasına yol açmıştı. Bu yüzden bu havanın dağıtılması ve dikkatlerin başka yöne çekilmesi gerekiyordu. Bu nedenle Fatsa’da “Nokta” operasyonu adını verdikleri operasyonu başlattılar. Faşist ve gerici çevrelerce ileri sürülen, Fatsa’ya pasaportsuz girilemediği, halkın baskı altında olduğu gibi yalanların arkasından Fatsa’yı kuşattılar.O sıralar hayat kadınlarıyla eğlenirken ortalıkta görünmeyen iki başçavuşun kaybolduğu, kaçırıldığı haberleri çıkarıldı. İlçenin dışında güvenlik kuvvetleri günlerce bekletildi. Böylece ilçeye girilemediği görüntüsü yaratılıyor ve tüm dikkatler Fatsa üzerinde yoğunlaştırılıyordu. Ve günlerce süren bir yaygaranın arkasından 12 Temmuz günü bir mekanize piyade taburu, üç jandarma komando birliği ile il alay komutanlığı takviye kuvvetleri, Ordu Emniyet Müdürlüğü ekipleri, zırhlı araçların eşliğinde Fatsa’ya girdiler.
Okumaya devam et Fatsa’da “Nokta” Operasyonu

‘müslüman değil’ diye salasını okumadılar

12 eylül öncesi tutuklanan ve hapiste ölen fatsa belediye başkanı fikri sönmez’in eşi konuştu.

türkiye’de bir dönem sol hareketin en önemli figürlerinden biri olan fatsa belediye başkanı fikri sönmez, nam-ı diğer terzi fikri‘nin cezaevinde ölümünün üzerinden tam 25 yıl geçti. devrimci yol‘un kalesi olarak adlandırılan fatsa‘da yaptığı uygulamalarla türkiye’nin gündemine oturan, 12 eylül darbesinin lideri kenan evren’in de adını vererek tepki gösterdiği terzi fikri’nin eşi, 25 yıl sonra ilk kez sabah’a konuştu.
Okumaya devam et ‘müslüman değil’ diye salasını okumadılar

Fikri Sönmez

1939 – 4 mayıs 1985

1938 yılında Fatsa’nın en tutucu köylerinden olan Kabakdağ’da doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra ailesinin geçimine katkıda bulunmak için bir terzinin yanında çıraklığa başladı. Yaşamının sonraki bölümünde geçimini terzilik yaparak sağladı.

Sosyalist dünya görüşüyle 1965 yılında tanıştı. O yıllarda Türkiye İşçi Partisi üyesi idi. Sonraki yıllarda bölgede çeşitli parti kademelerinde görev yaptı. Okumaya devam et Fikri Sönmez

Ayşe Anne’ye Dava!

Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencisi Ertuğrul Karakaya, 8 Haziran 1977 tarihinde ODTÜ’de jandarma kurşunuyla öldü. O gün bu gündür Türkiye’de ve dünyanın hemen her köşesinde anılır. Hiçbir yerde hiçbir zaman olmamış olan bu yıl oldu: 8 Haziran 2006 tarihinde Salihli’deki mezarı başında düzenlenen anma toplantısına katılanlar hakkında savcılık, “suçu ve suçluyu övme” savıyla dava açıldı. Oysa ne suçluydu Ertuğrul Karakaya ne de suç işlemişti; hakkında açılmış dava bile bulunmuyordu. Tek suçu ODTÜ-DER üyesi ve ODTÜ-ÖTK temsilcisi olmaktı. Oysa üyesi olduğu ODTÜ-DER, yasal bir dernek; yönetim kurulu üyesi olduğu ODTÜ-ÖTK (öğrenci temsilciliği konseyi) yasal bir kurumdu.
Okumaya devam et Ayşe Anne’ye Dava!

Devrimci Yol Bildirge

 DEVRİMCİ YOL BİLDİRGE

ÖNSÖZ

Bugün ülkemizde sol hareket açısından, devrimci hareket açısından en belirgin durum, ideolojik- teorik ve örgütsel alanlardaki karışıklık ve dağınıklıktır. Böyle bir durum, üstelik, ülkemiz hakim sınıflarının bir bakıma yönetemez duruma düştükleri ve emekçi halk yığınlarına karşı faşist saldırıları her geçen gün arttırdıkları ve bu suretle ülkemizin süratle emekçi halk güçleri ile karşı devrim güçleri arasındaki alabildiğine yaygın ve sert bir çatışma alanı haline geldiği bir dönemde ortaya çıkıyor.

Ülkemizin içinde bulunduğu (bu) somut koşullarda devrimci hareketin sorunlarını çözebilmek için, işçi sınıfının ve emekçi halkın faşizme karşı, oligarşiye karşı savaşını başarıya ulaştırabilmek için ne yapılmalıdır? Devrimciler bu koşullarda hangi vazgeçilmez görevlerle karşı karşıyadırlar?

DEVRİMCİ YOL bildirgesi bu soruların cevaplarını bulmaya çalışan, sınıf mücadelesinin içinde bulunduğu somut koşulları, sol hareketin dününü ve bugününü bu açıdan irdeleyen bir çabadır.

DEVRİMCİ YOL Bildirgesi ülkemiz devriminin bütün temel sorunları hakkında derinlemesine incelemeler ve çözümler getirme iddiasında değildir. DEVRİMCİ YOL Bildirgesinin amacı, devrimci hareketin karşı karşıya olduğu temel siyasi görevi saptamak; bu temel siyasi görevin, partinin yaratılması görevinin yerine getirilebilmesi için nasıl mücadele verilmesi gerektiği konusunda bir bakış açısı, bir platform sunmaktır.

Bu amaçla Bildirge’de kalın çizgilerle, emperyalizm, sosyalizm, çelişmeler ve sapmalar konularında tespitlerimiz; “Ülkemiz Solunun Dünü ve Bugünü” başlığı altında, sol hareketin bugünkü görevlerimiz açısından tarihi, gelişimi ve bugünkü görünümü konusunda görüşlerimiz yer alıyor.

Yine, “İçinde Bulunduğumuz Koşullarda Temel Siyasi Görevimiz” başlığı altında, partinin yaratılması görevi temel görev olarak tespit ediliyor. Parti anlayışı, devrim ve çalışma tarzına bağımlı olarak ele alınıp, geçmiş devrimci hareket parti konusunda bugünkü görevlerimize ışık tutacak tarzda inceleniyor. Geçmiş devrimci hareketin yanlış kavranılışına ve bazı “eleştiri”lere cevap veriliyor. Kürt , meselesine, parti ve örgütlenme ilişkisi içinde bakış sunuluyor.

Son olarak, partinin yaratılması yolunda nasıl bir mücadele verilmesi gerektiği, bu yolda bilinçli bir çalışmanın nasıl anlaşılması gerektiği konularını, birliğe ve partinin yaratılması mücadelesine çağrıyı ihtiva eden “Partileşme Süreci Üzerine” başlıklı bölüm yer alıyor.

Bildirgede incelenen konular bugünkü görevlerimiz açısından, bu görevleri aydınlatmak noktasından ele alınmaktadır. Burada ele aldığımız konular hakkında bir daha inceleme, derinlemesine araştırma ve tartışmalar yapılmayacak sonucu çıkarılmamalıdır. Aksine, burada incelenen ve incelenmeyen konulara ilişkin etraflıca araştırma ve tartışmalar bundan sonra sürdürülecektir. Bu bildirge, tartışma ve araştırmaların sürdürülebilmesi için bir platform sayılmalıdır.

DEVRİMCİ YOL Bildirgesi hemen bir parti kurma çağrısı olarak kavranmamalıdır. DEVRİMCİ YOL Bildirge’sinde sözü edilen parti, böyle çağrılarla kurulabilecek olan bir parti değildir. Devrimci Hareketin birliğinin sağlanabilmesi için ve partinin inşası için ideolojik birliğin gerekli olduğunu; bu ideolojik birliğin de ülkemiz devriminin temel meselesi hakkında bir ideolojik açıklıktan; bu açıklığı sağlamak üzere bir ideolojik mücadeleden geçtiğini söylüyoruz. Bunun için Devrimci Hareketin birliğinin sağlanması bir mücadele konusu olarak saptanıyor ve devrimcileri bu yolda mücadeleye çağırıyoruz.

Yine şüphe yok ki, Devrimci Yol Bildirgesi, bir birlik çağrısıdır. Partinin yaratılması mücadelesinde örgütlü ve bilinçli bir çabayı öngörmektedir. Bu anlamda, ortak ideolojik ve siyasi görüşlere sahip insanları birliğe ve göreve çağırmaktadır. Ancak böyle bir birliğin, partinin inşası görevini yerine getirmede başarılı adımlar atabileceğini söylemektedir.

Yaşanan politik ortamda bu Bildirge’den beklediğimiz partileşme sürecine hizmet etmesidir. İdeolojik birlik temeline oturacak olan partinin inşası yolunda Bildirge’de sunulan bakış, bu temel görevin daha berrak olarak kavranmasına hizmet ettiği ölçüde görevini yerine getirmiş sayılmalıdır.

Okumaya devam et Devrimci Yol Bildirge