‘Kriz gelirse Erdoğan gider’ algısı yanlış

Korkut Boratav

Prof. Dr. Korkut Boratav, Türkiye’nin bağımlı olduğu yabancı sermayedeki kaçışın 2017’de de sürmesi halinde ekonomik küçülmenin sert bir krize dönüşebileceği uyarısında bulundu. Boratav, başkanlığa karşı kolektif bir muhalefet ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Korkut Boratav: ‘Kriz gelirse Erdoğan gider’ algısı yanlış
Cumhuriyet’ten Kemal Göktaş’a konuşan Prof. Dr. Korkut Boratav, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında başlayan OHAL süreciyle birlikte yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Boratav, başkanlığa geçiş ile birlikte faşizme geçişin tamamlanmış olacağını söyleyerek, başkanlığa giden her adımın bütün yöntemlerle önlenmeye çalışılması gerektiğini belirtti ve Türkiye’de kolektif bir muhalefete ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Korkut Boratav’ın açıklamaları şöyle:
Okumaya devam et ‘Kriz gelirse Erdoğan gider’ algısı yanlış

12 Eylül rejiminin sınıfsal içeriği üzerine

Korkut Boratav

12 Eylül darbesinin üstünden yirmi yedi yıl geçti. Askeri rejim, bugünlerde, Türkiye toplumunu kan dökerek ve şiddet yoluyla “disiplin altına alan” özellikleriyle anılıyor. 12 Eylül rejiminin sınıfsal içeriği ve ekonomik bilançosu ise pek hatırlanmıyor. Birkaç hatırlatma yapmakta yarar var.

***

12 Eylül rejimi, iktisat alanında 24 Ocak kararlarını devraldı. Bu kararlar, 1977 sonrasının ekonomik tıkanmasını IMF’nin ve burjuvazinin reçete ve talepleri doğrultusunda yönetmeyi hedeflemekteydi. Önceki iki yıl boyunca Ecevit hükümeti, bunalımın faturasını külliyen emekçilere yıkmamak için çabalamış; varlıklı çevrelerden de belli fedakârlıklar talep etmiş; IMF reçetelerinin bazı öğelerine direnmiş ve sermaye çevrelerinin sistematik bir kampanyası sonunda al-aşağı edilmişti. Aynı çevreler, piyasa kontrollerini kaldıran, yüksek bir devalüasyonla birlikte fiyatları (birkaç ay sonra da faizleri) serbest bırakan 24 Ocak kararlarına tam destek verdiler.
Okumaya devam et 12 Eylül rejiminin sınıfsal içeriği üzerine

“Yoksulluk” Kavramı Üzerine Notlar

prof. dr. korkut boratav

yoksulluk, son yıllarda sosyal bilimcilerin araştırma gündeminin önemli maddelerinden biri haline geldi. dikkat ediniz; insanların ekonomik kaderini, refah durumunu, varsıllık veya yoksunluklarını belirleyen büyüme, kalkınma, gelir dağılımı, ekonomik krizler, sömürü, sosyal sınıflar gibi bir dizi olguyu, kavramı içeren ve sosyal bilimlerin esasen ana konularını oluşturan bir araştırma gündeminden değil; özellikle yoksulluk terimi etrafındaki bir odaklaşmadan söz ediyorum.
Okumaya devam et “Yoksulluk” Kavramı Üzerine Notlar