Darüşşafaka Mezunin Cemiyeti’nin İkinci Kuruluş Toplantısında Konuşma

Salih Zeki Bey

Kardeşliğin, İslâm kardeşliğinin en masumane, en yetimane bir tecelligahını görmek, ziyaret etmek isteyenler Dârüşşafaka’yı gezmelidirler. Burası mektep değildir. Anadan babadan ayrılmış, yalnız kardeş yanında büyümeye alışmış ümmetin sıbyanının muhterem melceidir. Feyz-i Mevla onun kapısında, duvarında değildir. Kapısı, duvarı içinde gezinen saf gönüllerdedir. Nazarım her ne zaman o muhteşem şefkat binasına dönecek olsa, sebat ve vefa namına gözlerim yaşarır. Ona olan muhabbetim, aşkım ebedidir. Ne zaman o ulvi merhamet tavaf yerini ziyaret edecek olsam kapısından girer girmez cemiyetin bütün gailelerinden kurtulur, özgürce teneffüs ederim. Hissederim ki gönlümdeki bütün emellerim vücuda gelse sekiz sene müddet orada geçirdiğim bahtiyarca ömrün bir yılına muadil olamayacak! Ne çare ki talih bizi erken büyütüp o edep dershanesinde naçiz bir öğrenci olmak şerefinden ebediyyen mahrum etti. Ne arkadaşlar, ne kardeşler vardı! Oradan çıkar çıkmaz cümlemiz birer tarafa saçıldık.

Okumaya devam et Darüşşafaka Mezunin Cemiyeti’nin İkinci Kuruluş Toplantısında Konuşma

Darüşşafaka Sineması

İhsan Kabil

Darüşşafaka’ya girdiğimiz yıllar itibariyle, televizyonun yaygın olmayışı ve sinemaların halen çok revaçta olmalarının da etkisiyle Sinema Kulübü’nün yaptığı gösterimler bizler için birer şenlik niteliğindeydi. Derslerin bitişinden sonra havanın hafif kararmaya başlamasıyla, aynı zamanda tiyatro sahnesi olarak kullanılan salonun önünde upuzun kuyruklarda toplaşıyorduk. Verdiğimiz cüz’i bilet paralarını gözümüz görmüyordu bile; birkaç dakika sonra başlayacak olan sinemanın o insanı cezbeden büyüsü başımızı döndürüyordu.

Okumaya devam et Darüşşafaka Sineması

Darüşşafaka ve Darüşşafakalılar

Orhan Yalçın Gültekin
Ayşe Çetintaş
Eyüp Halit Türkyazıcı

Osmanlı can çekişir ve ölüme direnirken

Üç kıtaya yayılmış bir imparatorluk hızla Batılı devletlerin yarı-sömürgesi oluyor ve bir kısmının bütünlüğü koruyarak egemenliğini kurma, diğerlerinin bölüp parçalayıp yönetme siyasalarının gelgitinde debelenip varolmaya çalışıyordu.

Bu karmaşık ilişkiler yumağı içinde Sadrazam Mustafa Reşit Paşa, 3 Kasım 1839’da Gülhane Parkı’nda Tanzimat Fermanını okuyor, kimine göre Batı’ya bütüncül teslimiyetin, kimine göre de modenleşme temelinde bir yapılanmanın kapısını aralıyordu.

Rus Çarı Nikola’nin 9 Ocak 1853’te İngiliz elçisiyle yaptığı bir görüşmede kullandığı “hasta adam” ifadesi, hemen her alanda kurumları bozulmuş, yönsüzleşmiş Osmanlı Devletinin üzerine yapışırken hem devlet hem de sivil toplum, “hasta adam” etiketini yırtacak arayışların peşinde koşuyor; hemen her alanda kurtuluş tasarımları ortaya atıyordu.

Kırım Savaşı’nın ardından imzalanan Paris Antlaşmasına uygun olarak 18 Şubat 1856’da Islahat Fermanı ilân ediliyor ve Osmanlı topraklarında Hıristiyanlarla Müslümanlar arasındaki farklar her alanda kaldırılıyordu.

Açılan kapıdan eğitim de nasibini alıyor, önce yabancıların açtığı okullara pıtrak gibi Osmanlı Gayrımüslim okulları eşlik ediyordu.

Osmanlı aydınlarının devletle bir barışık bir kavgalı uğraşıyla yeni öğretim kurumları ortaya çıkartırken yabancı ve gayrimüslim okullarına karşı rekabet de gelişiyordu.

Osmanlı toplumu direniyor ve kurtuluş yolları arıyordu.

Okumaya devam et Darüşşafaka ve Darüşşafakalılar

Dün Darüşşafaka’nın Ellinci Yıldönümü!

Gazete tararken rastladığım Darüşşafaka’yla ilgili bir yazıyı aşağıda gönderiyorum. Yazı, Cumhuriyet gazetesinin 24 Kasım 1923 tarihli sayısında çıkmış ve Darüşşafaka’nın ellinci yıldönümü münesebetiyle yapılan töreni anlatıyor. Yeni harflere çevirirken dile müdahale etmedim, sadece, genç arkadaşlara anlaşılması zor gelebilecek birkaç kelimenin bugünkü dildeki karşılığını, köşeli parentezler içinde verdim.

Sevgiler,

Ahmet Demirel 1976
23 Nisan 2003
Okumaya devam et Dün Darüşşafaka’nın Ellinci Yıldönümü!

Darüşşafakalılar Derneği’nden “Balyoz Planı” açıklaması

Yönetim Kurulunun basın açıklaması

Kamuoyuna duyurudur

04.08.2010 tarihli Star gazetesi’nde Helin Şahin tarafından hazırlanan “İşte camiye bomba planı” başlıklı haberde istihbarat şube müdürü albay Kubilay Aktaş’tan ele geçirildiği iddia edilen bir belgeye dayanılarak Darüşşafakalılar Derneği “Balyoz Planı”na destek verecek dernekler arasında gösterilmiştir.

147 yıllık bir maziye sahip olan Darüşşafaka Lisesi’nin mezunları tarafından 1908 tarihinde kurulmuş olan Darüşşafakalılar Derneği’nin amacı tüzüğünün ikinci maddesinde belirtilmiş olup özetle, Darüşşafaka’da eğitim görmüş Darüşşafakalılar, emekleri ve/veya bağışları ile Darüşşafaka’ya destek ve gönül vermiş olanlar arasında iletişim ve dayanışmayı geliştirmek, Darüşşafaka’nın bir eğitim kurumu olarak tanınırlığını, prestij ve kurumsal imajını üst düzeye çıkartmak, Darüşşafaka’nın tarihsel mirasına sahip çıkmak ve bu mirası ve tarihsel birikimini toplumun yararına açığa çıkartmak, Darüşşafakalıların kültürel–sanatsal ve düşünsel birikimlerini geliştirmeleri ve birbirleriyle ve toplumla paylaşabilmelerini sağlamak için uygun bir zemin oluşturmaktır.

Darüşşafaka’dan yetişenlerin oluşturduğu; demokrasiye inanan ve her türlü müdahaleci zihniyete karşı kurumsal kültüre sahip derneğimizin adının adı geçen haberde anılması camiamızda büyük üzüntüye neden olmuştur.

Derneğimizin ne bugün ne de geçmişte haberde bahsedilen “plan”a destek vermesi veya destek vereceğini beyan etmesi söz konusu değildir.

Kamuoyuna duyurulur.

Saygılarımızla,

Darüşşafakalılar Derneği Yönetim Kurulu