Kamber Ateş Nasılsın?

Ruşen Sümbüloğlu

Kamber, 12 Eylül gelince kendini sıkıyönetim mahkemelerinin karşısında bulmuş, kısa süren bir yargılamadan sonra, kendisinin deyimiyle ‘Karşıyaka Mezarlığı’ndan dönerek’ idamdan müebbet hapis cezasına düşmüş ve dosyası Askeri Yargıtay’a gönderilmişti…

O, Mamak Askeri Cezaevi’nde işte bu davanın Askeri Yargıtay’daki sonucunu bekleyerek tutukluluk günlerini geçiriyordu.

Müebbetlik olduğu için kaldığı B Blok’un tecrit hücrelerinden birine konulmuştu. Yanında bir arkadaşı daha vardı.

Tecrit günlerinden birinde Kamber’e bir mektup geldi. Mektupta deniyordu ki:

“(…) Önümüzdeki görüşte annen ziyaretine gelecek. Annen sen içeri düştüğün günden beri; “N’olur, beni oğluma götürün. Dünya gözüyle oğlumu son bir kez daha göreyim…” diyerek başımızın etini yiyordu. Kısmet bu görüşeymiş, getiriyoruz…”

Kamber mektubu okudu. Avurtları çökmüş, yüzüne bir hüzün bulutu kondu. Yanındaki arkadaşına:”Annem ziyaretime gelecekmiş…” dedi.

Arkadaşı:

“İyi ya, ne güzel!” dedi. Kamber derin bir nefes aldı.

“ Biliyor musun O’nu uzun yıllardır tek bir kez bile görmedim.” dedi, özlem kokan içli bir sesle. Ve hikâyesini anlattı. Okumaya devam et Kamber Ateş Nasılsın?

Solda bir Futbolcu: Selçuk Yula

“Kitap okumayan, Dostoyevski’yi bilmeyen kişi çok akıllı ve doğru futbol oynayamaz, futbolcu olamaz…” – Selçuk Yula

12 Eylül ve Selçuk Yula
“Darbeyi yapanlar toplumu ve siyaseti istedikleri gibi biçimlendirdiği gibi spora ve özellikle de futbola el attılar. O dönemin ünlü bir futbolcusu olarak sokakta yaşananların sahalarda pek hissedildiğini söyleyemem. Ancak bu futbola dokunmadıkları anlamına gelmemeli. Kenan Evren bu işe çok önem veriyordu. Kupa törenlerinde kupayı bizzat teslim etmesi bile bir propaganda şekliydi. Darbe döneminden tribünler de nasibini aldı. Önceki yıllarda sokaklarda biriken öfke bilinçli olarak stadyumlara kaydırıldı. Gençlerin buralarda depolitize olması istendiği çok açık ortadaydı. Dönemin devrimci sloganları bile değiştirildi: Gündoğdu hep uyandık stadlarda toplandık! Sonraki yıllarda tezahüratlar ordu ve Kenan Evren lehine atılmaya başlanmıştı…”

Okumaya devam et Solda bir Futbolcu: Selçuk Yula

Fatsa’da “Nokta” Operasyonu

Devrimci Yol Savunması’ndan Ayrıntı

Çorum’da yaşanan olaylar faşistlere karşı kamuoyunda çok güçlü bir tepkinin oluşmasına yol açmıştı. Bu yüzden bu havanın dağıtılması ve dikkatlerin başka yöne çekilmesi gerekiyordu. Bu nedenle Fatsa’da “Nokta” operasyonu adını verdikleri operasyonu başlattılar. Faşist ve gerici çevrelerce ileri sürülen, Fatsa’ya pasaportsuz girilemediği, halkın baskı altında olduğu gibi yalanların arkasından Fatsa’yı kuşattılar.O sıralar hayat kadınlarıyla eğlenirken ortalıkta görünmeyen iki başçavuşun kaybolduğu, kaçırıldığı haberleri çıkarıldı. İlçenin dışında güvenlik kuvvetleri günlerce bekletildi. Böylece ilçeye girilemediği görüntüsü yaratılıyor ve tüm dikkatler Fatsa üzerinde yoğunlaştırılıyordu. Ve günlerce süren bir yaygaranın arkasından 12 Temmuz günü bir mekanize piyade taburu, üç jandarma komando birliği ile il alay komutanlığı takviye kuvvetleri, Ordu Emniyet Müdürlüğü ekipleri, zırhlı araçların eşliğinde Fatsa’ya girdiler.
Okumaya devam et Fatsa’da “Nokta” Operasyonu

Darbeci Gazeteciler

Hilmi Köksal Alişanoğlu

Milliyet, zülfü yâre dokunan hiçbir blogumu yayınlamıyor. İşte onlardan biri: Darbeci gazeteciler…

Fırtına zamanı kuytuluklara sinenler, hatta “Es bre deli rüzgâr!” diye rüzgârı gaza getirmeye çalışanlar, fırtına dinip ortalık sütliman olduktan sonra ortaya çıkıp zorluklara nasıl göğüs gerdiğini kasıla kasıla anlatır ya, içimden, elime beysbol sopası alıp alayını eşek sudan gelinceye dek dövmek gelir…

Okumaya devam et Darbeci Gazeteciler

12 Eylülcülerin ve Diğerlerinin Yargılanması Karşısındaki Tavırlar Üzerine

Demir Küçükaydın

Çok uzunca bir süredir, kimi sosyalistlerin geçmişte yaşananlara (12 Mart, 12 Eylül vs.) ilişkin intikamcı bir tonla söylediklerini okudukça; bu konuda sosyalist teorinin tüm öncüllerinin ve mantık sonuçlarının, eski güzel geleneklerin unutulduğunu acıyla gördükçe; buna karşı bir şeyler yazmak gerekir, keşke biri yazsa diye aklımdan geçirmeden edemiyordum. Kimseden ses çıkmayınca gene iş başa düştü diye uygun bir zaman bulmaya çalışıyordum.

En son geçen hafta sonu, “Sosyalist Yeniden Kuruluş” isimli girişimin İstanbul’da yaptığı üç toplantıdan birine gitmiştim. Bizim sosyalistler nerede, ne yapıyorlar, neler tartışıyorlar; bakalım, buradan bir şeyler çıkar mı diye. Radar ekranından yitirmemek için.

Oradaki kimi konuşmaları dinleyince, artık geciktirmemeli sorun çok daha derinde ve metodolojik diye düşünüp hemen yazmaya karar verdim. Dün sabah kalkınca bu yazıyı yazdım. Sonra bir gün demlensin hele diye beklemeye bıraktığımda, Radikal’de, 28 Şubat’ta ordudan atılmış, işinden, evinden olmuş İskender Pala ile yapılmış “28 Şubat soruşturmasına sevinemiyorum” başlıklı, “Haksızlıklardan intikam alınmaz”, “çünkü intikama başladığınızda siz çok daha büyük haksızlıklar yapmaya başlarsınız” sözleri öne çıkarılmış söyleşiyi okuyunca, artık daha fazla geciktirmemeli diyerek, bu gün son şeklini vererek yayınlıyorum. Okumaya devam et 12 Eylülcülerin ve Diğerlerinin Yargılanması Karşısındaki Tavırlar Üzerine

“Mağdur” ve “Muhatap”

Orhan Yalçın Gültekin

Hücrede dinlenmeye çalışırken kapı gürültülü bir biçimde açıldı ve içeriye birini attılar. Attılar diyorum, zira ayakta duramıyordu. İşkencecisi hücre kapısını kapatırken ona seslendi: “Al bir de derdini azılı komünist militanlara anlat!”

Gelen, solcu bir öğretim üyesinin katil zanlısı bir ülkücü militandı. Gözleri karanlığa alışmamış, bizi henüz seçemiyordu ama sırtını duvara yaslayıp gardını almakta tereddüt etmedi. Su uzattık. Almak istemedi. Belki de can düşmanlarının elinden su içmeyi bile zül sayıyordu.
Okumaya devam et “Mağdur” ve “Muhatap”

‘müslüman değil’ diye salasını okumadılar

12 eylül öncesi tutuklanan ve hapiste ölen fatsa belediye başkanı fikri sönmez’in eşi konuştu.

türkiye’de bir dönem sol hareketin en önemli figürlerinden biri olan fatsa belediye başkanı fikri sönmez, nam-ı diğer terzi fikri‘nin cezaevinde ölümünün üzerinden tam 25 yıl geçti. devrimci yol‘un kalesi olarak adlandırılan fatsa‘da yaptığı uygulamalarla türkiye’nin gündemine oturan, 12 eylül darbesinin lideri kenan evren’in de adını vererek tepki gösterdiği terzi fikri’nin eşi, 25 yıl sonra ilk kez sabah’a konuştu.
Okumaya devam et ‘müslüman değil’ diye salasını okumadılar