Fatsa’da “Nokta” Operasyonu

Devrimci Yol Savunması’ndan Ayrıntı

Çorum’da yaşanan olaylar faşistlere karşı kamuoyunda çok güçlü bir tepkinin oluşmasına yol açmıştı. Bu yüzden bu havanın dağıtılması ve dikkatlerin başka yöne çekilmesi gerekiyordu. Bu nedenle Fatsa’da “Nokta” operasyonu adını verdikleri operasyonu başlattılar. Faşist ve gerici çevrelerce ileri sürülen, Fatsa’ya pasaportsuz girilemediği, halkın baskı altında olduğu gibi yalanların arkasından Fatsa’yı kuşattılar.O sıralar hayat kadınlarıyla eğlenirken ortalıkta görünmeyen iki başçavuşun kaybolduğu, kaçırıldığı haberleri çıkarıldı. İlçenin dışında güvenlik kuvvetleri günlerce bekletildi. Böylece ilçeye girilemediği görüntüsü yaratılıyor ve tüm dikkatler Fatsa üzerinde yoğunlaştırılıyordu. Ve günlerce süren bir yaygaranın arkasından 12 Temmuz günü bir mekanize piyade taburu, üç jandarma komando birliği ile il alay komutanlığı takviye kuvvetleri, Ordu Emniyet Müdürlüğü ekipleri, zırhlı araçların eşliğinde Fatsa’ya girdiler.
Okumaya devam et Fatsa’da “Nokta” Operasyonu

Darbeci Gazeteciler

Hilmi Köksal Alişanoğlu

Milliyet, zülfü yâre dokunan hiçbir blogumu yayınlamıyor. İşte onlardan biri: Darbeci gazeteciler…

Fırtına zamanı kuytuluklara sinenler, hatta “Es bre deli rüzgâr!” diye rüzgârı gaza getirmeye çalışanlar, fırtına dinip ortalık sütliman olduktan sonra ortaya çıkıp zorluklara nasıl göğüs gerdiğini kasıla kasıla anlatır ya, içimden, elime beysbol sopası alıp alayını eşek sudan gelinceye dek dövmek gelir…

Okumaya devam et Darbeci Gazeteciler

12 Eylülcülerin ve Diğerlerinin Yargılanması Karşısındaki Tavırlar Üzerine

Demir Küçükaydın

Çok uzunca bir süredir, kimi sosyalistlerin geçmişte yaşananlara (12 Mart, 12 Eylül vs.) ilişkin intikamcı bir tonla söylediklerini okudukça; bu konuda sosyalist teorinin tüm öncüllerinin ve mantık sonuçlarının, eski güzel geleneklerin unutulduğunu acıyla gördükçe; buna karşı bir şeyler yazmak gerekir, keşke biri yazsa diye aklımdan geçirmeden edemiyordum. Kimseden ses çıkmayınca gene iş başa düştü diye uygun bir zaman bulmaya çalışıyordum.

En son geçen hafta sonu, “Sosyalist Yeniden Kuruluş” isimli girişimin İstanbul’da yaptığı üç toplantıdan birine gitmiştim. Bizim sosyalistler nerede, ne yapıyorlar, neler tartışıyorlar; bakalım, buradan bir şeyler çıkar mı diye. Radar ekranından yitirmemek için.

Oradaki kimi konuşmaları dinleyince, artık geciktirmemeli sorun çok daha derinde ve metodolojik diye düşünüp hemen yazmaya karar verdim. Dün sabah kalkınca bu yazıyı yazdım. Sonra bir gün demlensin hele diye beklemeye bıraktığımda, Radikal’de, 28 Şubat’ta ordudan atılmış, işinden, evinden olmuş İskender Pala ile yapılmış “28 Şubat soruşturmasına sevinemiyorum” başlıklı, “Haksızlıklardan intikam alınmaz”, “çünkü intikama başladığınızda siz çok daha büyük haksızlıklar yapmaya başlarsınız” sözleri öne çıkarılmış söyleşiyi okuyunca, artık daha fazla geciktirmemeli diyerek, bu gün son şeklini vererek yayınlıyorum. Okumaya devam et 12 Eylülcülerin ve Diğerlerinin Yargılanması Karşısındaki Tavırlar Üzerine

Vicdan Mahkemesi 12 Mart darbecilerini mahkum etti…

haber: volkan akyıldırım
fotoğraf: jale mildanoğlu
sesonline

vicdanmahkemesi12mart12 mart 1971 darbesi kasvetli bir günde istanbul’da vicdanlarda yargılandı. 12 eylül ve 28 şubat vicdan mahkemeleri’ni düzenleyen darbelere karşı 70 milyon adım koalisyonu’nun sanık kürsüsünde bu kez 12 mart muhtıracıları ve süleyman demirel ile darbecilerle işbirliği yapan siyasiler vardı. mahkeme’nin yargıcı ise 12 eylül darbesi hakkında iddianame hazırladığı için meslekten ihraç edilen savcı sacit kayasu idi. kayasu, mahkemeyi “tüm darbecilerin gerçek mahkemelerde yargılandığı bir türkiye’yi yakında göreceğiz” sözleriyle açtı. iddianameyi avukat mucteba kılıç okudu.
Okumaya devam et Vicdan Mahkemesi 12 Mart darbecilerini mahkum etti…

Hasan Cemal’e Açık Mektup

Sayın Hasan Cemal,

15-16 Mayıs 2008 tarihlerinde iki gün üst üste, Milliyet gazetesi’ndeki yazılarınızı ibretle okuduk.

40 yıl sonra, birçok insan Deniz Gezmiş yoldaşımızı kendi yanına çekmek için çaba harcıyor. Kimileri yumuşatmaya, kimileri sistemin bir parçası haline getirmeye çalışıyor.

Sevgili yoldaşımızın bir tek cuntacılığı eksik kalmıştı. Sayenizde o da gerçekleşti.
Okumaya devam et Hasan Cemal’e Açık Mektup

Hâlâ 17’sinde…

Orhan Yalçın Gültekin

Yaşının işkence görmeye müsait olup olmadığının doktor raporuyla belirlendiği çocuklar gördük, tanıdık.

Erdal, onlardan değildi. yaşı zaten işkence görmeye müsaitti. İşkence görmeye müsaitse neden asılmaya müsait olmasın ki? Yasalar müsait değil diyorduysa da her dönemin kendi adaleti, kendi yazılı olmayan yasaları vardır; 12 Eylül’ün de vardı.
Okumaya devam et Hâlâ 17’sinde…