Ulaş Bardakçı

Ulaş Bardakçı, tam adıyla Rasih Ulaş Bardakçı (1947 Hacıbektaş, Nevşehir – 19 Şubat 1972 Arnavutköy, İstanbul), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF), Türkiye Devrimci Gençlik Federasyonu (TDGF), Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi gibi örgütlerde faaliyet gösteren devrimci militan.

Ulaş Bardakçı, ilk ve orta öğreniminden sonra ODTÜ’ye girdi. Burada devrimci düşünce ile tanıştı ve sosyalizmi benimsedi. TİP ve FKF içinde yer aldı. Sosyalist hareket içinde Türkiye’deki devrim aşamasına ilişkin saflaşmada Milli Demokratik Devrim kuramını savunan kanatta yer aldı. Vietnam Kasabı Robert Komer’in arabasını yakan ODTÜ’lü devrimcilerden biriydi.

Okumaya devam et Ulaş Bardakçı

Ziya Yılmaz

Türkiye sol hareketinin tanınmış isimlerinden Ziya Yılmaz, bir süredir geçirmekte olduğu astım ve zatürre hastalığını yenemeyip tedavi gördüğü İstanbul Süreyyapaşa Hastanesi’nde 04 Ekim 2011 gecesi yaşamını yitirdi.

Ziya Yılmaz, 5 Ekim 2011 Çarşamba günü Süreyyapaşa Hastanesi’nin bahçesinde saat 12.00’de düzenlenen anma töreninden sonra, defnedilmek üzere memleketi Fatsa’ya gönderilecek ve Fatsa’da düzenlenecek tören sonrasında Ziya Yılmaz’ın cenazesi Kızıldere’de Mahir Çayan ile öldürülen Nihat Yılmaz’ın yanına defnedilecek.

Okumaya devam et Ziya Yılmaz

Hüseyin Cevahir

Hale Özgür Kıyıcı

“Hafıza, şiddeti yaşayanlara verilmiş bir tanrı krallığıdır”
Charles Peguy Raymound Queneau

Devrimci Gençlik Federasyonu’nun (Dev-Genç) merkezi Ankara’da olduğundan, Dev-Genç imzalı her olay sonrası İstanbul Bölge Yürütmenin belli isimlerini paketleyip Ankara’ya götürürlerdi. Mustafa Lütfi’nin Ankara Merkez Cezaevini bu kadar çok ziyaret edişi bu nedenle idi. Ankara yollarını bu nedenle epey eskittik.
Okumaya devam et Hüseyin Cevahir

Hüseyin Cevahir

Hüseyin Cevahir, 1947’de Dersim’in (Tunceli) Mazgirt ilçesinde doğdu. Lise eğitimi sonrasında, İstanbul Tıp Fakültesi’ne başladı. Ardından, SBF’ye kayıt yaptırdı. Cevahir, SBF’ye girdikten sonra, devrimci düşünceler doğrultusunda çalışmalar sürdürdü.

1965-69 yılları arasında gelişen gençlik hareketinin önderlerinden biriydi. SBF-DER başkanlığı yaptı, TİP içerisinde yaşanan ayrışmalar sürecinde, yakın arkadaşı Mahir Çayan’la birlikte tavır geliştirdi. THKP-C’nin çekirdeğini oluşturan onbir kişilik kadro arasında Cevahir de bulunuyordu. TİP Kurultayı’nda artık daha fazla Mihri Belli’yle birlikte olamayacaklarına kanaat getirdiklerinde, örgütlü bir yapıyı geliştirmek üzere, geçici bir komite oluşturdular. Hüseyin Cevahir’e düşen görev “Doğu Anadolu ve Kürtler” olmuştu.
Okumaya devam et Hüseyin Cevahir

Kızıldere bize ne öğretir?

mustafa lütfi kıyıcı

maltepe askeri cezaevinden firar eylemi ile başlayan ve kızıldere’de katliamla sonuçlanan eylemin 37. yılındayız. burada yoldaşlarımızın yiğitçe direnişinden, sağ olarak ele geçirilmek istenmeyişinden, faşizmin bilinçli katliamından söz edebiliriz. bu yıllarca böyle oldu. ve “anısı önderimiz olsun!” diyerek sözlerimizi tamamladık. on’ları unutturmamak, sonraki nesillere on’ların ideallerini aktarmak, ”devrimci düşünceyi ve eylemi yaşatmak ve yaymak”, görevimizdi. bunu yeteneğimiz ölçüsünde gerçekleştirmeye çalıştık.
Okumaya devam et Kızıldere bize ne öğretir?

Rıza Zelyut Ulaş Bardakçı’yı bilir mi?

Orhan Yalçın Gültekin

“Rıza Zelyut’u nasıl bilirsiniz?” diye sormayacağım.

Bir yazı yazdı ve ben o yazıdan yola çıkarak onu nereye koyduğumu anlatacağım.

Rıza Zelyut’un yazısının başlığı “68’i, 78’i kirletmeyin”. Yazı, 68’liler Dayanışma Derneği ve Devrimci 78’liler Federasyonu’nun Ulaş Bardakçı’nın 37. ölüm yıldönümü için hazırlayıp değişik gazetelerde yayımlattıkları ortak ilanla ilgili… Aslında ilgili demek doğru değil, çünkü Rıza Zelyut ilanın içeriğiyle değil de ilanın taraf gazetesinde yayımlanmış olmasıyla ilgileniyor.

Zinhar taraf gazetesinde yayımlanmamalıydı bu ilan demeye getiriyor; nasıl yayımlatırsınız bu ilanı diyor, 68’liler Dayanışma Derneği ve Devrimci 78’liler Federasyonu’nu suçlayarak. Okumaya devam et Rıza Zelyut Ulaş Bardakçı’yı bilir mi?

Ulaş Bardakçı

Hale Özgür Kıyıcı

Hüseyin’in (Cevahir) Maltepe’de öldürülüşünden kısa bir zaman önce Mahir (Çayan) bize gelmişti. 12 Mart muhtırası verilmiş ama sıkıyönetim ilan edilmemiş ve arananların listeleri radyolarda anons edilmeye başlanmamıştı henüz. Bu fırtına öncesindeki sessizliği yaşıyor idik; Halaskar Gazi Cad. No. 214/8, Suat Derviş’le beraber yaşadığımız evimizde idik. Mahir’le son Dev-Genç kongresinden sonra ilk karşılaşmamız idi. Mustafa Lütfi’nin Türkiye Solu dergisini çıkarmak için her türlü engeli aşmaya kararlı bir dönem içinde olduğunu herkes biliyordu. Mahirlerin evi, bizim Ankara’ya gittiğimiz dönemlerde kaldığımız, annesi Naciye teyzenin yatağını bize verdiği bir can dost evlerinden biriydi. Mahir’le çok özel bir arkadaşlığımız vardı.
Okumaya devam et Ulaş Bardakçı